Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 406
(1-445)
1056/29- Hazret-i Osman bin Affan'ın (R.A.) gayet meşhur olan "Münâcât-ül Kur'an" hizbini
okuması...
Hazret-i Osman'ın bu münâcâtı şerh ve hâsiyetleriyle birlikte, Mecmuat-ül Ahzab - Şeyh Ahmed
Ziyaeddin-i Gümüşhanevî 3/86'da hülâsaten.. ve 3/227 sayflarında tamamı bulunmaktadır. Bu muazzam
hizbe Hazret-i İmam-ı Ali (R.A.) râvi ve nâkil olmuş, onun fevkalâdeliğini ilân etmiştir. Merak edenler
adı verilen me'hazın sayfa numaralarına bakabilirler.
1057/30- Hazret-i Veysel Karanî'nin meşhur bir münâcâtı olan dua ve niyazını okumasıdır... Bu
münâcâtın başı, "İlâhî Ente Rabbî..." ile başlamaktadır.
Hazret-i Veys'in bu münâcât ve niyazı, Mecmuat-ül Ahzab 2/323. sayfasındadır.
Hazret-i Üstad'ın bu münâcâtı; kendi acz, fakr, şefkat ve tefekkür mesleğine çok uygun bulmuş, hem
vird olarak her zaman okumuş.. hem de zaman zaman ve yer yer Nur Risalelerinde onun mânalarını
ehemmiyetle dercetmiştir.
1058/31- Hazret-i İmam-ı Ali'nin (R.A.) ihbarı ve İmam-ı Gazalî'nin de şerh ve rivayetiyle İsm-i
A'zam olan altı esma-i mübarekeleri içine alan ve "Sekine" ismini verdiği vird içinde ondokuz âyetlerle
beraber ondokuzar defa okuduğu gibi; "Tahmidiye" adını verdiği virdin içinde de dokuz âyetle beraber,
yine ondokuzar defa okuması...
Hazret-i Üstad (R.A.) ilk başlarda "Sekine" adıyla meşhur altı esma-i mübarekeyi, İmam-ı Gazalî'nin
tesbit ettiği yüzyetmişbir âyâtla, ondokuzar defa okuduğunu.. fakat bilâhare bunu kısaltarak, ondokuz âyât
ı meşhure ile okumaya devam ettiğini, Onsekizinci Lem'a'da "Ercüze" kasidesinin ana unsuru olan
"Sekine"yi ve bu kasidenin sair gaybî ve esrarlı tılsımlarını da şerh etmiştir. Geniş tafsilat isteyenler adını
verdiğimiz Onsekizinci Lem'a'ya müracaat edebilirler.
"Tahmidiye" adını verdiği ve her zaman okuduğu vird ise; hamd ve şükrü a'zamî derecede ifade eden
dokuz âyât-ı uzma ile beraber ondokuz defa tekrarlanmaktadır.
"Ercüze" kasidesi; başı, Mecmuat-ül Ahzab 2/582. sahifesinden başlar. "Ercüze"deki ana ukdesi olan
Sekine'nin bazı esrarını.. ve onun kıraat usûlü ve tarzında da; İmam-ı Gazalî (R.A.) "Cünnet-ül Esma"
isimli küçük bir risale içinde şerh etmiştir. Bu risale şerhiyle beraber, Mecmuat-ül Ahzab 2/368'in
kenarındadır.
1059/32- "Hülâsat-ül Hülâsa virdi; Yirmidokuzuncu Lem'a-i Arabiye'nin bir hülâsası olan "El-Hizb-ül
Ekber-ün Nurî"nin hülâsasıdır. Bu her üçü de Hazret-i Üstad'ın tefekkür mesleğinin umdelerini beyan
eden, Arapça olarak hâs te'lifidir.. ve yine Bediüzzaman'ın tefekkür sisteminin ana hatları ve bir çeşit
şerhleridirler.
1060/33- Celcelûtiye Kasidesi ki; Hazret-i İmam-ı Ali'nin en mühim ve esrarlı kasidelerinden birisi ve
hattâ en birincisidir. Bu kasideyi de, Hazret-i Üstad, daimî ve hergün vird şeklinde olarak değil, arasıra
okumuş ve ondan çok büyük ve mühim sırları keşfetmiştir.
Bu kasidenin şöhreti dünyaca ma'lum olduğu ve bir çok tılsım ve havas kitaplarında mevcud olduğu
gibi, hâs olarak Mecmuat-ül Ahzab kitabı 2/499'dadır. Onun bir çok şerh ve hâsiyetleri de bu kitapta
mevcuttur.
Ayrıca Hazret-i Üstad Bediüzzaman, Celcelûtiye Kasidesi'nin sırları hakkında iki tane risale te'lif
etmiştir. Bunlar Yirmisekizinci Lem'a ile, Sekizinci Şua'dır. İsteyen bu iki risaleye bakabilir.
Bir de, Gavs-ı Geylanî'nin Münâcât-ı Esmaiye kasidesini de bazan okuduğu olmuştur. Bunun me'hazi:
Mecmuat-ül Ahzab 2/575'dir.
Kitabımızın ikinci baskısının yapılacağı son günlerde bulunmuş olan şu onbeş tane hadîs, eser ve
kelâm-ı kibarların kitaptaki sıra numaraları itibariyle yerlerine vaz' edemediğimiz için, bu baskıya mahsus
olarak buraya dercleri münasib görüldü. Bunlardan herbirisinin kitaptaki yerleri meselâ (48/1) işaretiyle
kaydedildi.
1061 (48/1) - «Bütün bağındaki yetiştirdiğin çiçekli olsun, meyveli olsun her nebatın, her ağacın
tesbihatından güzel bir niyyet ile bir hisse alıyorsun.»
Risalede yeri: Sözler sh: 272 (Yirmibirinci Söz'ün Birinci Makamı'nın sonu) ve daha sair risalelerde
bu mâna varsa...
Me'hazler: Evvelâ me'haz için bu hususta Kur'an-ı Kerim'in gibi âyetleri kâfi ve şâfidir. Hadîs
kaynaklarında ise: Tefsir-i Ruh-ul Beyan - Burusevî 5/163; Tuhfet-ül Ahvezî bi-şerhi Cami-it Tirmizî,
8/558, 559
Zabıt şekli: ...
Meâli: O saatte (yani öğle namazı vaktinde) herşey Allah'ı tesbih eder.
Not: Hadîs şârihleri demişlerdir ki; herşey, nebat ve ağaç her zaman Allah'ı tesbih ederler. Lâkin
hadîsin işareti; güneşin gündüz kemaline gelmesi ve zevale doğru kayması zamanında herşey daha çok
tesbih eder, demektir.
okuması...
Hazret-i Osman'ın bu münâcâtı şerh ve hâsiyetleriyle birlikte, Mecmuat-ül Ahzab - Şeyh Ahmed
Ziyaeddin-i Gümüşhanevî 3/86'da hülâsaten.. ve 3/227 sayflarında tamamı bulunmaktadır. Bu muazzam
hizbe Hazret-i İmam-ı Ali (R.A.) râvi ve nâkil olmuş, onun fevkalâdeliğini ilân etmiştir. Merak edenler
adı verilen me'hazın sayfa numaralarına bakabilirler.
1057/30- Hazret-i Veysel Karanî'nin meşhur bir münâcâtı olan dua ve niyazını okumasıdır... Bu
münâcâtın başı, "İlâhî Ente Rabbî..." ile başlamaktadır.
Hazret-i Veys'in bu münâcât ve niyazı, Mecmuat-ül Ahzab 2/323. sayfasındadır.
Hazret-i Üstad'ın bu münâcâtı; kendi acz, fakr, şefkat ve tefekkür mesleğine çok uygun bulmuş, hem
vird olarak her zaman okumuş.. hem de zaman zaman ve yer yer Nur Risalelerinde onun mânalarını
ehemmiyetle dercetmiştir.
1058/31- Hazret-i İmam-ı Ali'nin (R.A.) ihbarı ve İmam-ı Gazalî'nin de şerh ve rivayetiyle İsm-i
A'zam olan altı esma-i mübarekeleri içine alan ve "Sekine" ismini verdiği vird içinde ondokuz âyetlerle
beraber ondokuzar defa okuduğu gibi; "Tahmidiye" adını verdiği virdin içinde de dokuz âyetle beraber,
yine ondokuzar defa okuması...
Hazret-i Üstad (R.A.) ilk başlarda "Sekine" adıyla meşhur altı esma-i mübarekeyi, İmam-ı Gazalî'nin
tesbit ettiği yüzyetmişbir âyâtla, ondokuzar defa okuduğunu.. fakat bilâhare bunu kısaltarak, ondokuz âyât
ı meşhure ile okumaya devam ettiğini, Onsekizinci Lem'a'da "Ercüze" kasidesinin ana unsuru olan
"Sekine"yi ve bu kasidenin sair gaybî ve esrarlı tılsımlarını da şerh etmiştir. Geniş tafsilat isteyenler adını
verdiğimiz Onsekizinci Lem'a'ya müracaat edebilirler.
"Tahmidiye" adını verdiği ve her zaman okuduğu vird ise; hamd ve şükrü a'zamî derecede ifade eden
dokuz âyât-ı uzma ile beraber ondokuz defa tekrarlanmaktadır.
"Ercüze" kasidesi; başı, Mecmuat-ül Ahzab 2/582. sahifesinden başlar. "Ercüze"deki ana ukdesi olan
Sekine'nin bazı esrarını.. ve onun kıraat usûlü ve tarzında da; İmam-ı Gazalî (R.A.) "Cünnet-ül Esma"
isimli küçük bir risale içinde şerh etmiştir. Bu risale şerhiyle beraber, Mecmuat-ül Ahzab 2/368'in
kenarındadır.
1059/32- "Hülâsat-ül Hülâsa virdi; Yirmidokuzuncu Lem'a-i Arabiye'nin bir hülâsası olan "El-Hizb-ül
Ekber-ün Nurî"nin hülâsasıdır. Bu her üçü de Hazret-i Üstad'ın tefekkür mesleğinin umdelerini beyan
eden, Arapça olarak hâs te'lifidir.. ve yine Bediüzzaman'ın tefekkür sisteminin ana hatları ve bir çeşit
şerhleridirler.
1060/33- Celcelûtiye Kasidesi ki; Hazret-i İmam-ı Ali'nin en mühim ve esrarlı kasidelerinden birisi ve
hattâ en birincisidir. Bu kasideyi de, Hazret-i Üstad, daimî ve hergün vird şeklinde olarak değil, arasıra
okumuş ve ondan çok büyük ve mühim sırları keşfetmiştir.
Bu kasidenin şöhreti dünyaca ma'lum olduğu ve bir çok tılsım ve havas kitaplarında mevcud olduğu
gibi, hâs olarak Mecmuat-ül Ahzab kitabı 2/499'dadır. Onun bir çok şerh ve hâsiyetleri de bu kitapta
mevcuttur.
Ayrıca Hazret-i Üstad Bediüzzaman, Celcelûtiye Kasidesi'nin sırları hakkında iki tane risale te'lif
etmiştir. Bunlar Yirmisekizinci Lem'a ile, Sekizinci Şua'dır. İsteyen bu iki risaleye bakabilir.
Bir de, Gavs-ı Geylanî'nin Münâcât-ı Esmaiye kasidesini de bazan okuduğu olmuştur. Bunun me'hazi:
Mecmuat-ül Ahzab 2/575'dir.
Kitabımızın ikinci baskısının yapılacağı son günlerde bulunmuş olan şu onbeş tane hadîs, eser ve
kelâm-ı kibarların kitaptaki sıra numaraları itibariyle yerlerine vaz' edemediğimiz için, bu baskıya mahsus
olarak buraya dercleri münasib görüldü. Bunlardan herbirisinin kitaptaki yerleri meselâ (48/1) işaretiyle
kaydedildi.
1061 (48/1) - «Bütün bağındaki yetiştirdiğin çiçekli olsun, meyveli olsun her nebatın, her ağacın
tesbihatından güzel bir niyyet ile bir hisse alıyorsun.»
Risalede yeri: Sözler sh: 272 (Yirmibirinci Söz'ün Birinci Makamı'nın sonu) ve daha sair risalelerde
bu mâna varsa...
Me'hazler: Evvelâ me'haz için bu hususta Kur'an-ı Kerim'in gibi âyetleri kâfi ve şâfidir. Hadîs
kaynaklarında ise: Tefsir-i Ruh-ul Beyan - Burusevî 5/163; Tuhfet-ül Ahvezî bi-şerhi Cami-it Tirmizî,
8/558, 559
Zabıt şekli: ...
Meâli: O saatte (yani öğle namazı vaktinde) herşey Allah'ı tesbih eder.
Not: Hadîs şârihleri demişlerdir ki; herşey, nebat ve ağaç her zaman Allah'ı tesbih ederler. Lâkin
hadîsin işareti; güneşin gündüz kemaline gelmesi ve zevale doğru kayması zamanında herşey daha çok
tesbih eder, demektir.
Ses Yok
English
العربية
Pyccĸий
français
Deutsch
Español
italiano
中文
日本語
Қазақ
Кыргыз
o'zbek
azərbaycan
Türkmence
فارسى