Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 328
(1-445)
650- «Her zamanın bir hükmü var.»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 13 ve daha Nur'un sair yerlerinde varsa...
Me'hazler: Bu söz, aynı bu metniyle hadîslerde lafzen bulunamadı. Ancak bazı sahih hadîslerin
mânalarından iktibas edilmiş bir kaide ve bir hüküm olduğu anlaşılıyor. Meselâ: veyahut gibi
hadîsler.
Ed-Dürer-ül Müntesire - Suyutî sh: 21 ve 135; hem Hanefî fıkhında, "Zamanın tegayyürü ile ahkâm-ı
şeriat dahi tegayyür eder" hüküm ve kaidesine de bir işaret olabilir.
Meâlleri: 1- "Her makamın münasib bir sözü.. ve her zamanın da erleri vardır."
2- "Biz, insanların akılları anlayabilecek kadar konuşmakla emrolunduk.
İhtar: Zamanın tegayyürü ile değişebilen bazı teferruat-ı ahkâm-ı şeriat ise, bizzat muhkem olan farz
ve vâcib hükümleri değil, ancak bazı teferruatın müsbete tatbiki ve yönlendirilmesi için yapılan bir izinden
ibaret bazı hususlar içindir.
651- « ... Nakşîlerin rüesasından bir kısmı bu iki cümle ile kendilerine bir hatme-i mahsus yapıp,
muhtasar bir hatme-i Nakşiye hükmünde tutuyorlar.»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 14 ve Risale-i Nur'un aynı mânaya dair sair yerleri varsa...
Me'hazler: El-Kelimat-ül Kudsiye sh: 118-119
Zabıt şekli: Nakş-i Bendî Tarikatının biri büyük, biri küçük iki çeşit hatmesi olduğunu.. büyük hatmeyi
bütün Nakşîler, küçük hatmeyi ki, beşyüz defa "Ya Bâki Entel Bâki, Ya Bâki Entel Bâki"yi çekmek ise,
hâs olarak Mevlâna Hâlid'den gelmiş ve Hâlidiyye kolundan bazılarının okudukları hususî bir hatmedir
diye kayıtlıdır.
652- Risalede yeri: Lem'alar sh: 16-17
Me'hazler: Bu iki mânidar söz ve şiirin metinleri hadîslerde bulunamadı. Yani bu tarz metinleriyle
hadîs olmadıkları gibi, kimlerin sözü olduğu da araştırılıp öğrenilmedi. Ancak birinci söz, bir lügaz
tarzında bazı nahiv kitaplarında yazılı olduğu ve eski şark medreselerinde talebelerin zihinlerinin
çalışmasına medar ve ile harekesiz aynı şekilde yazıldığı için, talebeler arasında istimal edildiğini
şarklı eski hocalar anlatmaktadırlar.
653- «Allah için işleyiniz, Allah için görüşünüz, Allah için çalışınız. "Lillâh, Livechillâh, Lieclillâh"
rızası dairesinde hareket ediniz.»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 17 ve Nur'un daha sair yerleri...
Me'hazler: Cem'-ül Fevaid 1/18 Ebu Davud, Ziya-ül Makdisî, Beyhakî, Tirmizî ve Müsned-i
Ahmed'den nakil; Ebu Davud Sünnet 15; Tirmizî Kıyamet 60; Müsned-i Ahmed 3/438 ve 440; Mu'cem-üt
Taberanî El-Kebir 20/412; El-Kâmil Fid-Duafa' 2/111, 6/2315
Zabıt şekli:
Veya Meâli: "Kim ki Allah için sever, Allah için buğzeder, Allah için verir ve Allah için alırsa işte o, imanını tekmil etmiş olur."
654- «Evet, rivayet-i sahiha ile mahşerin dehşetinden herkes, hattâ Enbiya dahi "nefsî, nefsî" dedikleri
zaman, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm: "ümmetî, ümmetî" diye re'fet ve şefkatini göstereceği
gibi...»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 19; Saykal-ül İslâm sh: 183 ve Âsâr-ı Bediiye gibi yerler...
Me'hazler: Sahih-i Buharî 8/201 ve 202, 9/58 ve 180; Şerh-üs Sünne - Begavî 15/165; Cem'-ül Fevaid
2/756, 757, 758; Şuab-ül İman - Beyhakî 2/127; Sahih-i Müslim 1/182-183; Kitab-ül İman - İbn-i Mende
3/820-822; El-Musannef - İbn-i EbiŞeybe 7/48, 49 ve 50
Zabıt şekli: (Buharî'nin hadîsleri)
Meâli: Esma Binti Ebu Bekir'den rivayet: Resul-i Ekrem (A.S.M.) ferman etmiş ki: Ben havzımın
başında bana gelecek ümmetimi bekliyeceğim. O esnada arkamdan bazı insanlar yakalanıp götürülürken,ben bağırıp diyeceğim: "Bunlar benim ümmetimdir..."
Buharî'nin ikinci hadîsi: Ben kıyamet gününde Cenab-ı Allah'ın bana vereceği büyük ihsanlarına karşı
hamd içinde secdeye kapanacağım. Secdede iken, bana nidâ edilecek ki: "Ya Muhammed, başını kaldır!
Ne dilersen dile, yerine getirilecektir. İstediğin şey dahi verilecek.. ve istediğin kadar şefaat edip
kurtarabileceksin. Ben, o zaman derim ki: "Ya Rabbî! Ümmetim, Ümmetim!.."
Risalede yeri: Lem'alar sh: 13 ve daha Nur'un sair yerlerinde varsa...
Me'hazler: Bu söz, aynı bu metniyle hadîslerde lafzen bulunamadı. Ancak bazı sahih hadîslerin
mânalarından iktibas edilmiş bir kaide ve bir hüküm olduğu anlaşılıyor. Meselâ: veyahut gibi
hadîsler.
Ed-Dürer-ül Müntesire - Suyutî sh: 21 ve 135; hem Hanefî fıkhında, "Zamanın tegayyürü ile ahkâm-ı
şeriat dahi tegayyür eder" hüküm ve kaidesine de bir işaret olabilir.
Meâlleri: 1- "Her makamın münasib bir sözü.. ve her zamanın da erleri vardır."
2- "Biz, insanların akılları anlayabilecek kadar konuşmakla emrolunduk.
İhtar: Zamanın tegayyürü ile değişebilen bazı teferruat-ı ahkâm-ı şeriat ise, bizzat muhkem olan farz
ve vâcib hükümleri değil, ancak bazı teferruatın müsbete tatbiki ve yönlendirilmesi için yapılan bir izinden
ibaret bazı hususlar içindir.
651- « ... Nakşîlerin rüesasından bir kısmı bu iki cümle ile kendilerine bir hatme-i mahsus yapıp,
muhtasar bir hatme-i Nakşiye hükmünde tutuyorlar.»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 14 ve Risale-i Nur'un aynı mânaya dair sair yerleri varsa...
Me'hazler: El-Kelimat-ül Kudsiye sh: 118-119
Zabıt şekli: Nakş-i Bendî Tarikatının biri büyük, biri küçük iki çeşit hatmesi olduğunu.. büyük hatmeyi
bütün Nakşîler, küçük hatmeyi ki, beşyüz defa "Ya Bâki Entel Bâki, Ya Bâki Entel Bâki"yi çekmek ise,
hâs olarak Mevlâna Hâlid'den gelmiş ve Hâlidiyye kolundan bazılarının okudukları hususî bir hatmedir
diye kayıtlıdır.
652- Risalede yeri: Lem'alar sh: 16-17
Me'hazler: Bu iki mânidar söz ve şiirin metinleri hadîslerde bulunamadı. Yani bu tarz metinleriyle
hadîs olmadıkları gibi, kimlerin sözü olduğu da araştırılıp öğrenilmedi. Ancak birinci söz, bir lügaz
tarzında bazı nahiv kitaplarında yazılı olduğu ve eski şark medreselerinde talebelerin zihinlerinin
çalışmasına medar ve ile harekesiz aynı şekilde yazıldığı için, talebeler arasında istimal edildiğini
şarklı eski hocalar anlatmaktadırlar.
653- «Allah için işleyiniz, Allah için görüşünüz, Allah için çalışınız. "Lillâh, Livechillâh, Lieclillâh"
rızası dairesinde hareket ediniz.»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 17 ve Nur'un daha sair yerleri...
Me'hazler: Cem'-ül Fevaid 1/18 Ebu Davud, Ziya-ül Makdisî, Beyhakî, Tirmizî ve Müsned-i
Ahmed'den nakil; Ebu Davud Sünnet 15; Tirmizî Kıyamet 60; Müsned-i Ahmed 3/438 ve 440; Mu'cem-üt
Taberanî El-Kebir 20/412; El-Kâmil Fid-Duafa' 2/111, 6/2315
Zabıt şekli:
Veya Meâli: "Kim ki Allah için sever, Allah için buğzeder, Allah için verir ve Allah için alırsa işte o, imanını tekmil etmiş olur."
654- «Evet, rivayet-i sahiha ile mahşerin dehşetinden herkes, hattâ Enbiya dahi "nefsî, nefsî" dedikleri
zaman, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm: "ümmetî, ümmetî" diye re'fet ve şefkatini göstereceği
gibi...»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 19; Saykal-ül İslâm sh: 183 ve Âsâr-ı Bediiye gibi yerler...
Me'hazler: Sahih-i Buharî 8/201 ve 202, 9/58 ve 180; Şerh-üs Sünne - Begavî 15/165; Cem'-ül Fevaid
2/756, 757, 758; Şuab-ül İman - Beyhakî 2/127; Sahih-i Müslim 1/182-183; Kitab-ül İman - İbn-i Mende
3/820-822; El-Musannef - İbn-i EbiŞeybe 7/48, 49 ve 50
Zabıt şekli: (Buharî'nin hadîsleri)
Meâli: Esma Binti Ebu Bekir'den rivayet: Resul-i Ekrem (A.S.M.) ferman etmiş ki: Ben havzımın
başında bana gelecek ümmetimi bekliyeceğim. O esnada arkamdan bazı insanlar yakalanıp götürülürken,ben bağırıp diyeceğim: "Bunlar benim ümmetimdir..."
Buharî'nin ikinci hadîsi: Ben kıyamet gününde Cenab-ı Allah'ın bana vereceği büyük ihsanlarına karşı
hamd içinde secdeye kapanacağım. Secdede iken, bana nidâ edilecek ki: "Ya Muhammed, başını kaldır!
Ne dilersen dile, yerine getirilecektir. İstediğin şey dahi verilecek.. ve istediğin kadar şefaat edip
kurtarabileceksin. Ben, o zaman derim ki: "Ya Rabbî! Ümmetim, Ümmetim!.."
Ses Yok
English
العربية
Pyccĸий
français
Deutsch
Español
italiano
中文
日本語
Қазақ
Кыргыз
o'zbek
azərbaycan
Türkmence
فارسى