Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 329
(1-445)
655- «Yeni dünyaya geldiği zaman, ehl-i keşfin tasdikiyle, validesi onun münâcâtından
"Ümmetî!..Ümmetî!.." işitmiş.»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 19 ve 224
Me'hazler: Feth-ül Barî Şerh-i Buharî'den naklen; El-Hasais-ül Kübra 1/134; Hüccetullah Ale-l
Âlemîn sh: 228 ve 252; El-Mevabih-ül Ledünniye - Zürkânî 5/182
Zabıt şekli: Verilen şu me'hazlerde, annesinden doğar doğmaz ilk kelâmı:
yahut da: El-Mevahib-ül Ledünniye'nin rivayeti: Annesi Resul-i Ekrem'in doğduğu anda
söylediklerini şu şiir ile dile getirmiştir: Yani: Annesi dedi ki: "O doğar doğmaz, Rabbisine hâdi' ve
mübtehil olarak, yani yalvarış ve yakarış içerisinde secde etti. Sonra başını göğe kaldırdı, beha' âlemine
baktı, durdu..."
Amma Hazret-i Üstad'ın kaydettiği "Ehl-i Keşfin tasdikiyle..." olan hüküm ise; başta Süleyman Çelebi
Hazretleri olarak Mevlid yazanların hepsi de: "Ol tıfl iken der idi: Vâ Ümmetî! Vâ Ümmeti! Sen kocaldın
terkedersin Sünneti" diyerek annesinden nakletmişlerdir. Süleyman Çelebi Mevlidi'nin bir yerinde aynen
böyle yazmaktadır:
"Deprenir dudakları söylerdi kelâm, anlayamazdım ne derdi ol hümam.
Kulağım ağzına vurdum dinledim, söylediği sözü ol dem anladım.
Der ki: Ey Mevlâm, yüzüm tuttum sana, yâ İlahî Ümmetim vergil bana."
(Süleyman Çelebi Mevlidi sh: 12)
656- «Resul-i Ekrem (A.S.M.) Hazret-i Hasan'ı (R.A.) kemâl-i şefkatinden kucağına alarak başını
öpmesiyle...»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 20
Me'hazler: Zehair-ül Ukba sh: 24, 25 ve 126; Menakıb-ı Âl-i Beyt-ir Resul sh: 28 bir çok sahih
kaynaklardan; Tirmizî, Menakıb:5, bab:31 ve 5/661; Müsned-i Ahmed 5/47
Zabıt şekli: Verilen me'hazler Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın, hem Hazret-i Hasan'a (R.A.),
hem de Hazret-i Hüseyn'e (R.A.) karşı olan ziyade şefkat ve sevgisini birlikte kaydetmişlerdir. Fakat
Zehair-ül Ukba'da Ebu Hüreyre'den nakledilen bir rivayette, Hazret-i Hasan'ın mübarek ağzından
öptüğünü yazmış.
657- «Hem Hazret-i Hüseyn'e karşı gösterdikleri fevkalâde ehemmiyet...»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 20
Me'hazler: İbn-i Mace Mukaddeme hadîs no: 144; Mecma-uz Zevaid 1/51; Zehair-ül Ukba sh: 24;
Menakıb-ı Âl-i Beyt-ir Resûl sh: 219
Zabıt şekli: Hazret-i Üstad'ın belirttiği gibi, Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ın bir çok vakıa ve
rivayetlerle Hazret-i Hüseyn'e karşı fevkalâde bir tarzda şefkat ve sevgisi görülmüş. Mücerred bir-iki misal vermekle durum tavazzuh etmeyeceği için,me'hazlere havale edildi.
658- «Zât-ı Ahmediye'nin (A.S.M.) gayb-âşina kalbiyle, dünyada Asr-ı Saadetten ebed tarafında olan
meydan-ı haşri temaşa eden...»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 20 ve daha bu mânada Nur'un sair yerlerinde ifadeler varsa...
Me'hazler: Sahih-i Buharî 1/118, 142 ve 190, 2/240; Cem'-ül Fevaid 2/747; Kenz-ül Ummal 12/372
Zabıt şekli: Ve daha bunlara benzer sahih hadîsler Buharî'den ve diğer sahih kitablarda çoktur. Kur'an'dan sonra en sahih kitap olan Buharî'nin şu hadîslerinde ve sair sahih olan hadîs-i şeriflerde; Cenneti, Cehennemi bu dünyada iken gören, âhiretteki havzunu müşahede ederek tavsif eden bir Zât-ı Muazzam (A.S.M.), elbette haşir meydanını ve diğer mes'eleleri bit-tarik-il evlâ görecektir ve görmüştür. Âmennâ...
Meâli: "Bu gün ben namaz kılarken Cehennem bana gösterildi."
İkinci hadîsin meâli: "Cehennem bana gösterildi. Bugün gördüğüm gibi bir şeyi hiç görmemiştim...ilh."
Üçüncü hadîsin meâli: "Demin şu bahçenin bir yerinde, içinde bana Cennet ve Cehennem göründü.
Onlar gibi hayır ve şerrin neticelerini gösteren hiç bir şey ömrümde görmemiştim."
659- « âyetinin bir kavle göre mânası: Resul-i Ekrem (A.S.M.) vazife-i risaletin icrasına mukabil
ücret istemez. Yalnız Âl-i Beytine meveddeti ister.»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 21 ve Emirdağ-I sh: 204
Me'hazler: Bütün tefsirler aşağı yukarı Üstad'ın dediklerini söylüyorlar. Bu hususta me'haz göstermeye gerek yoktur. Sadece bir kitabın ismini ve sahife numarasını verip geçiyoruz: Cem'-ül Fevaid 2-260
Zabıt şekli: Aynendir.
"Ümmetî!..Ümmetî!.." işitmiş.»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 19 ve 224
Me'hazler: Feth-ül Barî Şerh-i Buharî'den naklen; El-Hasais-ül Kübra 1/134; Hüccetullah Ale-l
Âlemîn sh: 228 ve 252; El-Mevabih-ül Ledünniye - Zürkânî 5/182
Zabıt şekli: Verilen şu me'hazlerde, annesinden doğar doğmaz ilk kelâmı:
yahut da: El-Mevahib-ül Ledünniye'nin rivayeti: Annesi Resul-i Ekrem'in doğduğu anda
söylediklerini şu şiir ile dile getirmiştir: Yani: Annesi dedi ki: "O doğar doğmaz, Rabbisine hâdi' ve
mübtehil olarak, yani yalvarış ve yakarış içerisinde secde etti. Sonra başını göğe kaldırdı, beha' âlemine
baktı, durdu..."
Amma Hazret-i Üstad'ın kaydettiği "Ehl-i Keşfin tasdikiyle..." olan hüküm ise; başta Süleyman Çelebi
Hazretleri olarak Mevlid yazanların hepsi de: "Ol tıfl iken der idi: Vâ Ümmetî! Vâ Ümmeti! Sen kocaldın
terkedersin Sünneti" diyerek annesinden nakletmişlerdir. Süleyman Çelebi Mevlidi'nin bir yerinde aynen
böyle yazmaktadır:
"Deprenir dudakları söylerdi kelâm, anlayamazdım ne derdi ol hümam.
Kulağım ağzına vurdum dinledim, söylediği sözü ol dem anladım.
Der ki: Ey Mevlâm, yüzüm tuttum sana, yâ İlahî Ümmetim vergil bana."
(Süleyman Çelebi Mevlidi sh: 12)
656- «Resul-i Ekrem (A.S.M.) Hazret-i Hasan'ı (R.A.) kemâl-i şefkatinden kucağına alarak başını
öpmesiyle...»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 20
Me'hazler: Zehair-ül Ukba sh: 24, 25 ve 126; Menakıb-ı Âl-i Beyt-ir Resul sh: 28 bir çok sahih
kaynaklardan; Tirmizî, Menakıb:5, bab:31 ve 5/661; Müsned-i Ahmed 5/47
Zabıt şekli: Verilen me'hazler Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın, hem Hazret-i Hasan'a (R.A.),
hem de Hazret-i Hüseyn'e (R.A.) karşı olan ziyade şefkat ve sevgisini birlikte kaydetmişlerdir. Fakat
Zehair-ül Ukba'da Ebu Hüreyre'den nakledilen bir rivayette, Hazret-i Hasan'ın mübarek ağzından
öptüğünü yazmış.
657- «Hem Hazret-i Hüseyn'e karşı gösterdikleri fevkalâde ehemmiyet...»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 20
Me'hazler: İbn-i Mace Mukaddeme hadîs no: 144; Mecma-uz Zevaid 1/51; Zehair-ül Ukba sh: 24;
Menakıb-ı Âl-i Beyt-ir Resûl sh: 219
Zabıt şekli: Hazret-i Üstad'ın belirttiği gibi, Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ın bir çok vakıa ve
rivayetlerle Hazret-i Hüseyn'e karşı fevkalâde bir tarzda şefkat ve sevgisi görülmüş. Mücerred bir-iki misal vermekle durum tavazzuh etmeyeceği için,me'hazlere havale edildi.
658- «Zât-ı Ahmediye'nin (A.S.M.) gayb-âşina kalbiyle, dünyada Asr-ı Saadetten ebed tarafında olan
meydan-ı haşri temaşa eden...»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 20 ve daha bu mânada Nur'un sair yerlerinde ifadeler varsa...
Me'hazler: Sahih-i Buharî 1/118, 142 ve 190, 2/240; Cem'-ül Fevaid 2/747; Kenz-ül Ummal 12/372
Zabıt şekli: Ve daha bunlara benzer sahih hadîsler Buharî'den ve diğer sahih kitablarda çoktur. Kur'an'dan sonra en sahih kitap olan Buharî'nin şu hadîslerinde ve sair sahih olan hadîs-i şeriflerde; Cenneti, Cehennemi bu dünyada iken gören, âhiretteki havzunu müşahede ederek tavsif eden bir Zât-ı Muazzam (A.S.M.), elbette haşir meydanını ve diğer mes'eleleri bit-tarik-il evlâ görecektir ve görmüştür. Âmennâ...
Meâli: "Bu gün ben namaz kılarken Cehennem bana gösterildi."
İkinci hadîsin meâli: "Cehennem bana gösterildi. Bugün gördüğüm gibi bir şeyi hiç görmemiştim...ilh."
Üçüncü hadîsin meâli: "Demin şu bahçenin bir yerinde, içinde bana Cennet ve Cehennem göründü.
Onlar gibi hayır ve şerrin neticelerini gösteren hiç bir şey ömrümde görmemiştim."
659- « âyetinin bir kavle göre mânası: Resul-i Ekrem (A.S.M.) vazife-i risaletin icrasına mukabil
ücret istemez. Yalnız Âl-i Beytine meveddeti ister.»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 21 ve Emirdağ-I sh: 204
Me'hazler: Bütün tefsirler aşağı yukarı Üstad'ın dediklerini söylüyorlar. Bu hususta me'haz göstermeye gerek yoktur. Sadece bir kitabın ismini ve sahife numarasını verip geçiyoruz: Cem'-ül Fevaid 2-260
Zabıt şekli: Aynendir.
Ses Yok
English
العربية
Pyccĸий
français
Deutsch
Español
italiano
中文
日本語
Қазақ
Кыргыз
o'zbek
azərbaycan
Türkmence
فارسى