Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 365
(1-445)
ARABÎ İŞARAT-ÜL İ'CAZ VE TERCÜMESİ'NİN ZÂİD HADÎSLERİ
830- Risalede yeri: Arabî İşarat-ül İ'caz sh: 18; Tercüme İşarat-ül İ'caz (Abdülmecid) sh: 17; Tercüme
Mesnevî (Abdülkadir) sh: 553
Me'hazler: (Not: Arabî İşarat-ül İ'caz'da, Muhyiddin-i Arabî'den nakledilen bu hadîsin mânası:
"Mahlûkatı yarattım, tâ ki bir âyine olsun. Onda ben cemalimi müşahede edeyim." şeklinde yazıldır.)
Ed-Dürer-ül Müntesire - Suyutî sh: 125; El-Esrar-ül Merfûa - Aliyy-ül Karî sh: 273; Kefş-ül Hafâ
Aclunî 2/133; El-Fetva El-Halilî 1/72; Tefsir-i Ruh-ul Beyan - Burusevî 4/422
Bazı Evliya divanlarından: Mesnevî-i Mevlâna Celâleddin 5/104; Divan-ı Mevlâna Câmi sh: 37;
Divan-ı Niyazi-i Mısrî sh: 2; Divan-ı Şeyh Ahmed-i Cezerî 1/190
Bu hadîs-i kudsîye bazı kimseler ilişmişlerse de, yani: "Bir senedi yoktur" şeklinde ilişmişlerdir.
Buna karşılık, Molla Aliyy-ül Karî gibi büyük muhaddisler:
"Senedi olmasa da, mânası sahihtir... Ve âyetinden müstefaddır. Zira İbn-i Abbas (R.A.)
kelimesini ile tefsir etmiştir. Yani: "Bana ibadet etsinler" kelimesinin hedef ve mânası: "Beni
tanısınlar" şeklindedir." demişler.
Hem, sahih olan hadîs-i şerifini inkâr edemiyen, bunu da inkâr edemez. Çünki mânaca aynı şeyi
ifade ediyorlar. Bu ikinci hadîsin meâli: "Cenab-ı Hakk'ın mahlûkatı halketmezden evvel ve hiç bir şey
yokken Cenab-ı Allah var idi ki, mahlûkattan hiç bir nesne yoktu. Cenab-ı Allah Nur'dan bir hicab
arkasında, altında hava ve üstünde hava olan bir durumda idi."
İşte bu hadîs, Cenab-ı Hakk'ın ilk kenz-i hafî olan vaziyeti; mevzumuz olan hadîs ise, kenz-i hafî
durumundan halk ve icad ve sun' yoluyla izhar-ı kemal ve cemal eylemeye doğru gelen tecellisini ifade
etmektedir.
Âhirki hadîsin me'hazleri şöyledir: Mişkât-ül Masabih hadîs no: 5725; Cem'-ül Fevaid 2/606; Tirmizî
Tefsir-i Sûre 11 ve 2/138; İbn-i Mace Mukaddeme 13 hadîs no: 182; Müsned-i Ahmed 4/11, 12, İmam-ı
Tirmizî bu hadîs için yani: "Senedi güzeldir" demiş.
831- Risalede yeri Arabî İşarat-ül İ'caz sh: 21; Tercümesi sh: 21
(Bu hadîs-i şerif mütevatir hadîslerdendir.)
Me'hazler: Ez-Zühd - İbn-ül Mübarek 2/63; Menhat-ül Ma'bud - Tayalisî 1/24; El-Feth-ür Rabbanî
Abdülkadir-i Geylanî sh: 89; Cem'-ül Fevaid 1/11 Sahih-i Müslim Ashab-ı Sünen'den nakil; El-Feth-ül
Kebir 1/505 bir çok sahih kaynaklardan nakil; Kenz-ül Ummal 3/21 Müslim, Ebu Davud ve Tirmizî'den
nakil, keza aynı hadîs başka bir rivayet kanalıyla Müsned-i Ahmed, Şeyheyn ve İbn-i Mace'den nakil;
Türkçe Tercüme Buharî hadîs no: 47; Mu'cem-üt Taberanî El-Kebir 20/374
Zabıt şekli:
Meâli: "İhsan odur ki; sen Allah'a, O'nu görür gibi ibadet etmendir. Çünki sen O'nu görmezsen dahi,
O seni görmektedir."
832- Bakara ve Âl-i İmran Sûrelerine hadîs'te "Zehraveyn" denildiği...
Risalede yeri: Arabî İşarat-ül İ'caz sh: 30
Me'hazler: Müstedrek-ül Hâkim 1/553 ve 554 ve 2/287; Şerh-üs Sünne- Begavî 4/453; Cem'-ül Fevaid
2/160; El-Feth-ül Kebir 1/218 Sahih-i Müslim ve İbn-i Hanbel'den nakil; Et-Tizkâr Fi-Efdal-il Ezkâr
Kurtubî sh: 167; Kenz-ül Ummal 1/570; Mu'cem-üt Taberanî El-Kebir 11/11844; El-Kâmil Fid-Duafa'
6/1874
Zabıt şekli:
Meâli: Abdullah bin Büreyde demiş: "Ben bir gün Peygamber'in (A.S.M.) yanında oturmuşken, işittim
ki diyordu: "Bakara ve Âl-i İmran Sûrelerini öğreniniz. Çünki bu ikisi, Zehraveyn'dirler. Yani çok
sevabdar, feyizdar ve parlaktırlar. Hem bu ikisi onları okuyan sahiblerine kıyamet gününde iki bulut
şeklinde gölge yapacaklardır."
833- Risalede yeri: Arabî İşarat-ül İ'caz sh: 45; Tercüme İşarat-ül İ'caz sh: 45; Âsâr-ı Bediiye sh: 92
Me'hazler: Ed-Dürer-ül Müntesire - Suyutî sh: 92 Taberanî'den nakil; Râmuz-ül Ehadîs sh: 211
Taberanî ve Beyhakî'den nakil; Levakıh-ul Envar - Şa'ranî sh: 127; El-Feth-ül Kebir 2/145; Et-Tergib Vet
Terhib - Menzerî 1/516; Şuab-ül İman- Beyhakî 6/484; El-Kâmil Fid-Duafa' - İbn-i Ady 4/1417; Mecma
uz Zevaid 3/62; El-Makasıd-ül Hasene - Sahavî sh: 233
Zabıt şekli: Et-Tergib Vet-Terhib'deki hadîs:
Taberanî-i Kebir ve Evsat'tan nakil...
Meâli: Ebu-d Derda' (R.A.) Resul-i Ekrem'den (A.S.M.) rivayet etmiş ki, demiş: "Zekât, İslâm'ın köprüsüdür."
830- Risalede yeri: Arabî İşarat-ül İ'caz sh: 18; Tercüme İşarat-ül İ'caz (Abdülmecid) sh: 17; Tercüme
Mesnevî (Abdülkadir) sh: 553
Me'hazler: (Not: Arabî İşarat-ül İ'caz'da, Muhyiddin-i Arabî'den nakledilen bu hadîsin mânası:
"Mahlûkatı yarattım, tâ ki bir âyine olsun. Onda ben cemalimi müşahede edeyim." şeklinde yazıldır.)
Ed-Dürer-ül Müntesire - Suyutî sh: 125; El-Esrar-ül Merfûa - Aliyy-ül Karî sh: 273; Kefş-ül Hafâ
Aclunî 2/133; El-Fetva El-Halilî 1/72; Tefsir-i Ruh-ul Beyan - Burusevî 4/422
Bazı Evliya divanlarından: Mesnevî-i Mevlâna Celâleddin 5/104; Divan-ı Mevlâna Câmi sh: 37;
Divan-ı Niyazi-i Mısrî sh: 2; Divan-ı Şeyh Ahmed-i Cezerî 1/190
Bu hadîs-i kudsîye bazı kimseler ilişmişlerse de, yani: "Bir senedi yoktur" şeklinde ilişmişlerdir.
Buna karşılık, Molla Aliyy-ül Karî gibi büyük muhaddisler:
"Senedi olmasa da, mânası sahihtir... Ve âyetinden müstefaddır. Zira İbn-i Abbas (R.A.)
kelimesini ile tefsir etmiştir. Yani: "Bana ibadet etsinler" kelimesinin hedef ve mânası: "Beni
tanısınlar" şeklindedir." demişler.
Hem, sahih olan hadîs-i şerifini inkâr edemiyen, bunu da inkâr edemez. Çünki mânaca aynı şeyi
ifade ediyorlar. Bu ikinci hadîsin meâli: "Cenab-ı Hakk'ın mahlûkatı halketmezden evvel ve hiç bir şey
yokken Cenab-ı Allah var idi ki, mahlûkattan hiç bir nesne yoktu. Cenab-ı Allah Nur'dan bir hicab
arkasında, altında hava ve üstünde hava olan bir durumda idi."
İşte bu hadîs, Cenab-ı Hakk'ın ilk kenz-i hafî olan vaziyeti; mevzumuz olan hadîs ise, kenz-i hafî
durumundan halk ve icad ve sun' yoluyla izhar-ı kemal ve cemal eylemeye doğru gelen tecellisini ifade
etmektedir.
Âhirki hadîsin me'hazleri şöyledir: Mişkât-ül Masabih hadîs no: 5725; Cem'-ül Fevaid 2/606; Tirmizî
Tefsir-i Sûre 11 ve 2/138; İbn-i Mace Mukaddeme 13 hadîs no: 182; Müsned-i Ahmed 4/11, 12, İmam-ı
Tirmizî bu hadîs için yani: "Senedi güzeldir" demiş.
831- Risalede yeri Arabî İşarat-ül İ'caz sh: 21; Tercümesi sh: 21
(Bu hadîs-i şerif mütevatir hadîslerdendir.)
Me'hazler: Ez-Zühd - İbn-ül Mübarek 2/63; Menhat-ül Ma'bud - Tayalisî 1/24; El-Feth-ür Rabbanî
Abdülkadir-i Geylanî sh: 89; Cem'-ül Fevaid 1/11 Sahih-i Müslim Ashab-ı Sünen'den nakil; El-Feth-ül
Kebir 1/505 bir çok sahih kaynaklardan nakil; Kenz-ül Ummal 3/21 Müslim, Ebu Davud ve Tirmizî'den
nakil, keza aynı hadîs başka bir rivayet kanalıyla Müsned-i Ahmed, Şeyheyn ve İbn-i Mace'den nakil;
Türkçe Tercüme Buharî hadîs no: 47; Mu'cem-üt Taberanî El-Kebir 20/374
Zabıt şekli:
Meâli: "İhsan odur ki; sen Allah'a, O'nu görür gibi ibadet etmendir. Çünki sen O'nu görmezsen dahi,
O seni görmektedir."
832- Bakara ve Âl-i İmran Sûrelerine hadîs'te "Zehraveyn" denildiği...
Risalede yeri: Arabî İşarat-ül İ'caz sh: 30
Me'hazler: Müstedrek-ül Hâkim 1/553 ve 554 ve 2/287; Şerh-üs Sünne- Begavî 4/453; Cem'-ül Fevaid
2/160; El-Feth-ül Kebir 1/218 Sahih-i Müslim ve İbn-i Hanbel'den nakil; Et-Tizkâr Fi-Efdal-il Ezkâr
Kurtubî sh: 167; Kenz-ül Ummal 1/570; Mu'cem-üt Taberanî El-Kebir 11/11844; El-Kâmil Fid-Duafa'
6/1874
Zabıt şekli:
Meâli: Abdullah bin Büreyde demiş: "Ben bir gün Peygamber'in (A.S.M.) yanında oturmuşken, işittim
ki diyordu: "Bakara ve Âl-i İmran Sûrelerini öğreniniz. Çünki bu ikisi, Zehraveyn'dirler. Yani çok
sevabdar, feyizdar ve parlaktırlar. Hem bu ikisi onları okuyan sahiblerine kıyamet gününde iki bulut
şeklinde gölge yapacaklardır."
833- Risalede yeri: Arabî İşarat-ül İ'caz sh: 45; Tercüme İşarat-ül İ'caz sh: 45; Âsâr-ı Bediiye sh: 92
Me'hazler: Ed-Dürer-ül Müntesire - Suyutî sh: 92 Taberanî'den nakil; Râmuz-ül Ehadîs sh: 211
Taberanî ve Beyhakî'den nakil; Levakıh-ul Envar - Şa'ranî sh: 127; El-Feth-ül Kebir 2/145; Et-Tergib Vet
Terhib - Menzerî 1/516; Şuab-ül İman- Beyhakî 6/484; El-Kâmil Fid-Duafa' - İbn-i Ady 4/1417; Mecma
uz Zevaid 3/62; El-Makasıd-ül Hasene - Sahavî sh: 233
Zabıt şekli: Et-Tergib Vet-Terhib'deki hadîs:
Taberanî-i Kebir ve Evsat'tan nakil...
Meâli: Ebu-d Derda' (R.A.) Resul-i Ekrem'den (A.S.M.) rivayet etmiş ki, demiş: "Zekât, İslâm'ın köprüsüdür."
Ses Yok
English
العربية
Pyccĸий
français
Deutsch
Español
italiano
中文
日本語
Қазақ
Кыргыз
o'zbek
azərbaycan
Türkmence
فارسى