Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 367
(1-445)
840- Risalede yeri: El-Mesneviy-ül Arabî tab'-ı Şam sh: 113
Me'hazler: (Not: Bunda iki mes'ele vardır. Birincisi: Vaktin evvelinde kılınan namazın efdaliyeti..
İkincisi: Hayalen Kâ'be'yi göz önüne almanın mendub olması...)
Birinci husus için me'hazler: Sahih-i Buharî 1/140; Sahih-i Müslim 1/90; Müstedrek-ül Hâkim 1/188
189; Feyz-ül Kadir hadîs no: 9684; Et-Tergib Vet-Terhib 1/256; El-Efrad - Darekutnî 1/849
Zabıt şekli:
Meâli: "Vaktin evvelindeki kılınan namaz, Allah'ın rızalığıdır."
İkinci husus için me'haz: El-Gunye - Abdülkadir-i Geylanî 1/98
Zabıt şekli: Aynen Hazret-i Üstad'ın dediği gibi; "Namazdan evvel kıbleye karşı dururken, hayalen
Kâ'be'yi gözü önüne getirmek mendubdur" diye kaydetmiştir.
841- «Haşirde köprü bir değil, belki onda çok azîm ve pek büyük inkılablar mündemiç olduğundan,
elbette onun köprüsü dahi en acib ve çok garib, eğribüğrü olacaktır.»
Risalede yeri: El-Mesneviy-ül Arabî tab-ı Irak sh: 367; Tercüme Mesnevî (Abdülkadir) sh: 469
Me'hazler: Cem'-ül Fevaid 2/750-751 (Sahih-i Müslim ve Ashab-ı Sünen'den nakil); Şuab-ül İmam
Beyhakî 2/265
Zabıt şekli:
Meâli: Resulullah (A.S.M.) kıyamet günündeki köprüden bahsederken, Sahabeleri sormuşlar: "Yâ
Resulallah, o nasıl bir köprüdür?" Ferman buyurmuş: "Ayakların kaydığı tehlikeli bir uçurumdur. O
köprüde halkalar, çengeller ve bunlarda dikencikler vardır ki; Necid civarında o dikenin benzeri bulunur
ki, ona "Sa'dan" denilir."
842- (Bu hadîs, mânası itibariyle ve ona benzer hadîslerle mutabakat içinde olmasıyla; mütevatirdir
denilebilir.)
Risalede yeri: El-Mesneviy-ül Arabî tab'-ü Şam sh: 166; Tercüme Mesnevî (Abdülkadir) sh: 244
Me'hazler: Nazm-ül Mütenasir Fil-Hadîs-il Mütevatir sh: 111; kitabın müellifi, bu hadîsi mütevatir
hadîsler içine almış ve bu hususta te'kid edici deliller getirmiştir; Tefsir-i Ruh-ul Beyan - Burusevî 10/100;
Es-Sîret-ül Halebiye 1/240; Nefahat-ül Üns - Mevlâna Camî sh: 3; El-Yevakıt Vel-Cevahir - Şa'ranî 2/18;
El-Esrar-ül Merfûa - Aliyy-ül Karî sh: 404; Hüccetullah Ale-l Âlemîn - Nebhanî sh: 266; El-Hutab-ül
Minberiye sh: 113 (sahih eserlerden nakil); Keşf-ül Hafâ - Aclunî 1/265 hadîs no: 827; Tefsir-i Ruh-ul
Beyan - Burusevî 2/255 ve 370
Zabıt şekli: Keşf-ül Hafâ bu hadîsi, Abdürrezzak-ı San'anî'nin, Câbir bin Abdullah'ın senediyle şu
lafızla rivayet ettiğini kaydetmiş:
Meâli: Câbir bin Abdullah (R.A.) demiş ki: Ben Resulullah'a dedim ki: "Anam babam sana feda olsun.
Bana Cenab-ı Hakk'ın herşeyden evvel neyi yarattığını haber ver!." Ferman etti: "Ey Câbir! Cenab-ı Allah
her şeyden evvel senin Peygamberinin nurunu kendi nurundan halketti..."
843- Risalede yeri: El-Mesneviy-ül Arabî tab'-ı Şam sh: 196; Tercüme Mesnevî (Abdülkadir) sh: 296
Me'hazler: (Not: Hazret-i Üstad bu söz için, hadîstir dememiş. Fakat, "Rivayet ediliyor ki" demiş.
İmam-ı Şa'ranî Levakıh-ul Envar eseri sh: 297'de, aynı mânaya yakın, fakat değişik lafızlarla kaydetmiş.
Lâkin o da hadîstir dememiş. Belki Üstad'ı Aliyy-ül Havas'tan duyduğunu kaydetmiş. Bununla beraber
hadîslerde bu mânaya yakın ifadeler mevcuttur.)
Meselâ: Sahih-i İbn-i Hibban, Müsned-i Bezzar ve Mu'cem-üt Taberanî güzel bir çok hadîs ve
rivayetler vardır.
844- Risalede yeri: El-Mesneviy-ül Arabî tab'ı sh: 273; Tercüme Mesnevî (Abdülkadir) sh: 440
Me'hazler: Hazret-i Üstad bu sözün başında Yani: "Vahyin kaynaklarından işitiyoruz ki: ..."
ifadesiyle, bunun bir tek hadîs metni olmayıp, muhtelif hadîslerden alınmış sahih bir hüküm ve netice
olduğuna işaret etmiştir. İşte bu mânayı ifade eden bazı hadîs ve me'hazlerini kaydediyoruz:
Ez-Zühd - İbn-ül Mübarek 1/328; Müsned-ül Firdevs 3/408; Feyz-ül Kadir 5/390 hadîs no: 7701
(Taberanî-i Kebir ve Beyhakî'nin Şuab-ül İman eserinden naklederek, ona İmam-ı Suyutî'nin "Hasen
Hadîstir" dediğini, Heysemî'nin ise, "Onun ricali mu'temed kişilerdir" dediğini de kaydetmiş); Et-Tergib
Vet-Terhib 2/401, 402; Mecma-uz Zevaid 10/73; Kenz-ül Ummal 1/422 ve 424 (aynı mânada bir kaç
hadîs); Şuab-ül İman- Beyhakî 2/409
Zabıt şekli:
İkinci bir hadîs:
Meâlleri: Resulullah ferman buyurmuştur ki: "Bana vahiy olundu ki: İçinde Allah'ın ismini
zikretmediğin bir saatin, senin lehinde değil, aleyhindedir."
İkinci hadîsin meâli: "Cennet ehli, dünyada iken, Allah'ın zikri yapılmadan geçen saatlerine yandıkları
gibi, hiç bir şeye yanmıyacaklardır."
Ses Yok