Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 369
(1-445)
851- Risalede yeri: El-Mesneviy-ül Arabî Irak tab'ı sh: 68; Tercüme Mesnevî (Abdülkadir) sh: 35
Me'hazler: El-Ezkâr - İmam-ı Nevevî sh: 37; Şafiî İlmihali - Halil Gönenç sh: 74
Zabıt şekli: Bu söz daha çok sabah ezanı kelimeleri okunduğu zaman dinleyici müslümanlarca
söylenmesi müstehab olan bir hadîsin emridir. İmam-ı Nevevî'nin zabtında: cümlesi bulunmamakta,
yalnız kelimeleri vardır. Lâkin Halil Gönenç Hoca'nın kitabında lafzıyla da geçmektedir.
Hazret-i Üstad Bediüzzaman ise, Tevhid-i İlâhî'nin hakikatını kâinatta en gür, en haşmetli ve en güzel
sada ile ilân eden Müezzin-i A'zam olan Muhammed-i Arabî'yi (A.S.M.) tasdik ve tebrik makamında
sözünü söylemiş, söyler ve söylemesi de onun hakkıdır. Çünki Sahabe asrından günümüze kadar,
Bediüzzaman gibi tevhid ve iman ve akide üzerinde hasr-ı vakt eden ve onu dekaikıyla ispat ve ilân eden
ve bihakkın bu işte muvaffak olmuş olan ikinci bir muhakkik allâme gösterilemez.
852- Risalede yeri: Tercüme Mesnevî (Abdülkadir) sh: 71
Me'hazler: En-Nasihat-ü Fil-Ed'iyyet-is Sahihati- Hâfız Makdisî sh: 86-87 İmam-ı Ahmed ve
Tirmizî'den nakil; Muhtasar Şuab-ül İman - Beyhakî sh: 46
Zabıt şekli: lafzıyal olduğu gibi, ifadeleriyle de vardır.
Meâli: "Ya Rab! Ben kendi nefsimin şerrinden ve şeytanın şerrinden ve şirkinden sana sığınıyorum."
İkinci hadîsin meâli: "Onun sıfat-ı celâlinin hürmetine, hızlan ve hırs ve emelden ona sığınıyoruz."
Not: Hazret-i Üstad'ın bu dua ve istiâzesi, mevzuun makamıyla mütenasib olarak söylenmiş ve bu söz
ve dua bir çok sahih hadîslerden iktibasen alınmış olduğu anlaşılmaktadır.
853- Risalede yeri: Tercüme Mesnevî (Abdülkadir) sh: 267; Barla Lâhikası sh: 39
Me'hazler: (Not: Bu dua, aynı metniyle hadîslerde bulunamadı. Hazret-i Üstad da ona hadîstir
dememiş. Amma şark ülemasından bazı zâtlar, namazda selâmdan önce bu duayı okuduklarını hem
duymuş, hem de görmüşüz. Hazret-i Üstad'ın da aynen namazıın selâmından evvel bunu okuduğuna sahih
rivayetler vardır. Bu duaya benzer bir başka dua, secdede bilhassa sehiv secdesinde okunabildiğini, Nesaî
Sehv/bab:63 ve Müsned-i Ahmed 4/264'de şöyledir:
Meâlleri:
1- "Ey Allah'ım! Bizi dünyadan çıkarma, tâ ki iman ve şehadeti refik ettikten sonra."
2- "Ey Allah'ım ! Ben senden, sana karşı haşyette bulunma hâlini hem gaybda hem şehadette
istiyorum..."
854- «Bazan bir şeye fazla muhabbet, o şeyin inkârına sebeb olur.»
Risalede yeri: El-Mesneviy-ül Arabî tab'-ı Şam sh: 209
Me'hazler: Şuab-ül İman - Beyhakî 2/352; El-Müntehab - Abd bin Humeyd sh: 214; Müsned-i Ahmed
5/194 ve 6/450; Ebu Davud 5/346; El-Feth-ür Rabbanî - Abdülkadir-i Geylanî sh: 154; Ed-Dürer-ül
Müntesire - Suyutî sh: 17; Tarih-ül Kebir -Buharî 1/207
Zabıt şekli: Ebu Davud'dan nakledilen bir hadîs:
Yahut da: ifadeleriyle...
Meâli: "Sen bir şeyi sevdiğinde, bazan seni kör ve sağır eder."
İkinci hadîsin meâli: "Senin bazan bir şeyi sevmende, öyle hâl olur ki, seni görmez ve işitmez hâle
getirir."
855- (İbn-i Sem'un)
Risalede yeri: El-Mesneviy-ül Arabî tab'-ı Irak sh: 309; Tercüme Mesnevî (Abdülkadir) sh: 382
Me'hazler: Nefahat-ül Üns - Mevlâna Câmî sh: 277; Kamus-ul A'lâm - Ş. Sami 1/635
Zabıt şekli: Yani, İbn-i Sem'un lâkabıyla meşhur Ebu-l Hasen Muhammed bin Ahmed-i Bağdadî'nin
Hicrî 300'de Bağdad'da doğduğu ve 387 tarihinde de vefat ettiğini yazarlar. İbn-i Sem'un'un meşşhur
sözünün tamamı şöyledir:
Meâli: "Her söz ki, Allah'ın zikrinden hâlî ola, o söz boş sözdür. Her sükût ki, tefekkürden hâlî ola, o
bir sehvdir. Ve her nazar ki ibretten hâlî ola, o nazar boşunadır."
Bu söz, her ne kadar İbn-i Sem'un'dan sudûr etmiş ise de, onun aslı ve mânası hadîs-i şeriftendir.
Meselâ: Mu'cem-üt Taberanî El-Kebir 2/1785'de:
hadîsi vardır.
Meâli: Herşey eğer zikrullahtan olmazsa, o zaman boş şeydir. Yahut da yanlış şeydir.
Me'hazler: El-Ezkâr - İmam-ı Nevevî sh: 37; Şafiî İlmihali - Halil Gönenç sh: 74
Zabıt şekli: Bu söz daha çok sabah ezanı kelimeleri okunduğu zaman dinleyici müslümanlarca
söylenmesi müstehab olan bir hadîsin emridir. İmam-ı Nevevî'nin zabtında: cümlesi bulunmamakta,
yalnız kelimeleri vardır. Lâkin Halil Gönenç Hoca'nın kitabında lafzıyla da geçmektedir.
Hazret-i Üstad Bediüzzaman ise, Tevhid-i İlâhî'nin hakikatını kâinatta en gür, en haşmetli ve en güzel
sada ile ilân eden Müezzin-i A'zam olan Muhammed-i Arabî'yi (A.S.M.) tasdik ve tebrik makamında
sözünü söylemiş, söyler ve söylemesi de onun hakkıdır. Çünki Sahabe asrından günümüze kadar,
Bediüzzaman gibi tevhid ve iman ve akide üzerinde hasr-ı vakt eden ve onu dekaikıyla ispat ve ilân eden
ve bihakkın bu işte muvaffak olmuş olan ikinci bir muhakkik allâme gösterilemez.
852- Risalede yeri: Tercüme Mesnevî (Abdülkadir) sh: 71
Me'hazler: En-Nasihat-ü Fil-Ed'iyyet-is Sahihati- Hâfız Makdisî sh: 86-87 İmam-ı Ahmed ve
Tirmizî'den nakil; Muhtasar Şuab-ül İman - Beyhakî sh: 46
Zabıt şekli: lafzıyal olduğu gibi, ifadeleriyle de vardır.
Meâli: "Ya Rab! Ben kendi nefsimin şerrinden ve şeytanın şerrinden ve şirkinden sana sığınıyorum."
İkinci hadîsin meâli: "Onun sıfat-ı celâlinin hürmetine, hızlan ve hırs ve emelden ona sığınıyoruz."
Not: Hazret-i Üstad'ın bu dua ve istiâzesi, mevzuun makamıyla mütenasib olarak söylenmiş ve bu söz
ve dua bir çok sahih hadîslerden iktibasen alınmış olduğu anlaşılmaktadır.
853- Risalede yeri: Tercüme Mesnevî (Abdülkadir) sh: 267; Barla Lâhikası sh: 39
Me'hazler: (Not: Bu dua, aynı metniyle hadîslerde bulunamadı. Hazret-i Üstad da ona hadîstir
dememiş. Amma şark ülemasından bazı zâtlar, namazda selâmdan önce bu duayı okuduklarını hem
duymuş, hem de görmüşüz. Hazret-i Üstad'ın da aynen namazıın selâmından evvel bunu okuduğuna sahih
rivayetler vardır. Bu duaya benzer bir başka dua, secdede bilhassa sehiv secdesinde okunabildiğini, Nesaî
Sehv/bab:63 ve Müsned-i Ahmed 4/264'de şöyledir:
Meâlleri:
1- "Ey Allah'ım! Bizi dünyadan çıkarma, tâ ki iman ve şehadeti refik ettikten sonra."
2- "Ey Allah'ım ! Ben senden, sana karşı haşyette bulunma hâlini hem gaybda hem şehadette
istiyorum..."
854- «Bazan bir şeye fazla muhabbet, o şeyin inkârına sebeb olur.»
Risalede yeri: El-Mesneviy-ül Arabî tab'-ı Şam sh: 209
Me'hazler: Şuab-ül İman - Beyhakî 2/352; El-Müntehab - Abd bin Humeyd sh: 214; Müsned-i Ahmed
5/194 ve 6/450; Ebu Davud 5/346; El-Feth-ür Rabbanî - Abdülkadir-i Geylanî sh: 154; Ed-Dürer-ül
Müntesire - Suyutî sh: 17; Tarih-ül Kebir -Buharî 1/207
Zabıt şekli: Ebu Davud'dan nakledilen bir hadîs:
Yahut da: ifadeleriyle...
Meâli: "Sen bir şeyi sevdiğinde, bazan seni kör ve sağır eder."
İkinci hadîsin meâli: "Senin bazan bir şeyi sevmende, öyle hâl olur ki, seni görmez ve işitmez hâle
getirir."
855- (İbn-i Sem'un)
Risalede yeri: El-Mesneviy-ül Arabî tab'-ı Irak sh: 309; Tercüme Mesnevî (Abdülkadir) sh: 382
Me'hazler: Nefahat-ül Üns - Mevlâna Câmî sh: 277; Kamus-ul A'lâm - Ş. Sami 1/635
Zabıt şekli: Yani, İbn-i Sem'un lâkabıyla meşhur Ebu-l Hasen Muhammed bin Ahmed-i Bağdadî'nin
Hicrî 300'de Bağdad'da doğduğu ve 387 tarihinde de vefat ettiğini yazarlar. İbn-i Sem'un'un meşşhur
sözünün tamamı şöyledir:
Meâli: "Her söz ki, Allah'ın zikrinden hâlî ola, o söz boş sözdür. Her sükût ki, tefekkürden hâlî ola, o
bir sehvdir. Ve her nazar ki ibretten hâlî ola, o nazar boşunadır."
Bu söz, her ne kadar İbn-i Sem'un'dan sudûr etmiş ise de, onun aslı ve mânası hadîs-i şeriftendir.
Meselâ: Mu'cem-üt Taberanî El-Kebir 2/1785'de:
hadîsi vardır.
Meâli: Herşey eğer zikrullahtan olmazsa, o zaman boş şeydir. Yahut da yanlış şeydir.
Ses Yok
English
العربية
Pyccĸий
français
Deutsch
Español
italiano
中文
日本語
Қазақ
Кыргыз
o'zbek
azərbaycan
Türkmence
فارسى