Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 371
(1-445)
861- Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 69, 287
Me'hazler: Sahih-i Buharî 1/48; Cem'-ül Fevaid 1/43, 44; İhya-u Ulûm-id Din 1/36 ve 99; Ed-Dürer-ül
Müntesire - Suyutî sh: 12; Müsned-ül Firdevs 1/398 ve 5/16 ve 359; Züher-ül Firdevs - İbn-i Hacer 4/177
ve 333
Zabıt şekli: Sahih-i Buharî'nin hadîsi:
Diğer me'hazlerde:
Meâli: "İnsanların anlayacağı ve tanışı olduğu şeylerle onlarla konuşun. Yoksa ister misiniz ki, Allah
ve Resulünün sözlerin tekzib etsinler."
İkinci hadîsin meâli: Resul-i Ekrem (A.S.M.) ferman etmiş ki: "Biz insanların akıllılarının alacağı
şekilde konuşmakla emir olunduk."
862- «Şakk-ı Kamer hâdisesinde i'timada şâyan olmayan bir te'vil-i zaiften başka, zâhirden tahvil
edilmediği...»
Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 72
Me'haz ve izah: Şakk-ı Kamer hâdisesini ilân eden Kur'an-ı Kerim'in âyetini tefsir eden bazı
müfessirlerin; Kur'an onu beraber zikretmekle, yani: "Kıyamet yaklaştı" cümlesiyle beraber olduğu için, Şakk-ı Kamer hâdisesi de sonra vuku' bulacak" demelerine karşılık; Fahreddin-i Razî gibi büyük İslâm muhakkikleri demişler ki:
"Şakk-ı Kamer'le kıyamet hâdisesinden beraber zikredilmelerinin mâna ve hikmeti şudur ki: Haşir, âhiret
ve azâb-ı İlâhî hakkında gelen tehdid-i İlâhî'yi uzak görenlere, Kur'an-ı Hakîm der ki: "Kıyamet yakındır.
Aklî imkânı da mevcuttur. İşte gördünüz, Kamer nasıl ikiye bölündü... Öyle ise, bunu yapan onu da
yapar."
İşte zaif olan te'vil budur. Bazı zâhirperest kimselerin; bunca ehadîs-i sahiha ile Şakk-ı Kaber hâdisesi
sâbit iken, "Belki sonra vuku' bulacak" demeleri gayet garib ve mantıksızlık addedilmiştir. Sadece bir-iki
me'haz verip geçiyorum: Tefsir-ül Kebir - Fahreddin-i Razî 29/29-30; Tefsir-i Ruh-ul Beyan - Burusevî
9/263
863- Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 81 ve daha Nur'un bir kaç yerinde bu cümle kullanılmıştır.
Me'hazler: Bu ibare, hem Kur'anda hem hadîste geçmektedir. Kur'anda Nur Suresinin 35. âyetindedir.
Âyetler bölümü 107. sıraya bakılabilir. Hadîste geçen şekliyle me'hazli: Et-Tergib Vet-Terhib - Menzerî
1/163
Hadîste zabıt şekli:
Hâfız Menzerî diyor: "Ben bu hadîsin bir aslını, yani senedini bulmaya muvaffak olamadım. Olabilir
ki, Selef-i Salihîn'den bazılarının kelâmı da olabilir."
Hadîs olmasa da, telâkki-i ümmete girmiş gayet hakikatli, unutulmayan bir sözdür. İyi ve güzel bir şey
tekrarlandığında, Müslümanlar ona: "Nur'un alâ Nur!" derler. Yani: "Nur üstüne Nur'dur."
864- Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 97
Me'hazler: Sahih-i Müslim Fiten/20; İbn-i Mace Fiten ve 9/22; Muvatta' Kur'an/35; Müsned-i Ahmed
5/240, 243, 247 ve 248
Zabıt şekli:
Meâli: "Allah'tan üç şey istedim. İkisini verdi, birini vermedi. Ümmetimi tûfan ile gark etmemesini
diledim, bunu verdi. Ve onlardan olmayan bir düşmana daimî şekilde mağlûb ve ezdirmemesini diledim,
onu da kabul etti. Fakat aralarındaki fitne ve fesaddan muhafazalarını diledim, kabul etmeyip reddetti."
865- (Bu hadîs mütevatirdir. Bak: Nazm-ül Mütenasir Fil-Hadîs-il Mütevatir sh: 139)
Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 111
Me'hazler: Sahih-i Buharî 1/38 ve 9/49; Sahih-i İbn-i Hibban 5/212 ve 7/618; Müstedrek-ül Hâkim
4/393; Şerh-üs Sünne - Begavî 12/225, 226 ve 227; Cem'-ül Fevaid 2/301; Müsned-ül Firdevs 3/365 ve
366; El-Feth-ül Kebir 3/192; Tirmizî kitab:21, bab: 1,7 ve 8; Müsned-i Ahmed 2/269; İbn-i Mace kitab:
35, bab: 3; Daremî kitab:10, bab: 6; Mu'cem-üt Taberanî El-Kebir 22/279, 280 ve 301
Zabıt şekli: Buharî'nin hadîsi:
Meâli: "Beni rü'yada gören, aynen görmüş gibidir." Ve "Beni rü'yada gören, hak olarak beni görmüştür
veya görecektir."
866- «İmamın tereşşuhatına da hâize olan başka evsafa mâlik olduğundan; "O zât kâfirdir" denilmez.
İllâ ki; o sıfat, küfürden neş'et ettiğini yakînen biline...» Ve Münazarat'ta ... âyeti bahsindeki küfür
mes'elesinin izahı...
Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 128; Münazarat sh: 75
Me'hazler: Sahih-i Müslim 3/1470; Müstedrek-ül Hâkim 2/313, İmam-ı Zehebî sahihliğini ikrar etmiş.
Zabıt şekli:
Meâli ve İzahı: Sahih-i Müslim'in hadîsi: Meşhur sahabî Ubbabe bin Samit demiş: "Biz Resulullah'a
yaptığımız biatta imanın hiçbir durumunda münazaa etmemeye söz verdik. Ancak, eğer apacık bir küfür görünürse, o açıklıkta da delilli ve ispatlı hâller bulunsa o başka mes'eledir."
Müstedrek-ül Hâkim'in hadîsi: Tavus-u Yemenî Hazret-i İbn-i Abbas'dan naklen demiş ki: ...
âyetinin mânası için: "Bu küfür; dinden ve imandan çıkan bir küfür değil, başka bir küfürdür."
Me'hazler: Sahih-i Buharî 1/48; Cem'-ül Fevaid 1/43, 44; İhya-u Ulûm-id Din 1/36 ve 99; Ed-Dürer-ül
Müntesire - Suyutî sh: 12; Müsned-ül Firdevs 1/398 ve 5/16 ve 359; Züher-ül Firdevs - İbn-i Hacer 4/177
ve 333
Zabıt şekli: Sahih-i Buharî'nin hadîsi:
Diğer me'hazlerde:
Meâli: "İnsanların anlayacağı ve tanışı olduğu şeylerle onlarla konuşun. Yoksa ister misiniz ki, Allah
ve Resulünün sözlerin tekzib etsinler."
İkinci hadîsin meâli: Resul-i Ekrem (A.S.M.) ferman etmiş ki: "Biz insanların akıllılarının alacağı
şekilde konuşmakla emir olunduk."
862- «Şakk-ı Kamer hâdisesinde i'timada şâyan olmayan bir te'vil-i zaiften başka, zâhirden tahvil
edilmediği...»
Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 72
Me'haz ve izah: Şakk-ı Kamer hâdisesini ilân eden Kur'an-ı Kerim'in âyetini tefsir eden bazı
müfessirlerin; Kur'an onu beraber zikretmekle, yani: "Kıyamet yaklaştı" cümlesiyle beraber olduğu için, Şakk-ı Kamer hâdisesi de sonra vuku' bulacak" demelerine karşılık; Fahreddin-i Razî gibi büyük İslâm muhakkikleri demişler ki:
"Şakk-ı Kamer'le kıyamet hâdisesinden beraber zikredilmelerinin mâna ve hikmeti şudur ki: Haşir, âhiret
ve azâb-ı İlâhî hakkında gelen tehdid-i İlâhî'yi uzak görenlere, Kur'an-ı Hakîm der ki: "Kıyamet yakındır.
Aklî imkânı da mevcuttur. İşte gördünüz, Kamer nasıl ikiye bölündü... Öyle ise, bunu yapan onu da
yapar."
İşte zaif olan te'vil budur. Bazı zâhirperest kimselerin; bunca ehadîs-i sahiha ile Şakk-ı Kaber hâdisesi
sâbit iken, "Belki sonra vuku' bulacak" demeleri gayet garib ve mantıksızlık addedilmiştir. Sadece bir-iki
me'haz verip geçiyorum: Tefsir-ül Kebir - Fahreddin-i Razî 29/29-30; Tefsir-i Ruh-ul Beyan - Burusevî
9/263
863- Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 81 ve daha Nur'un bir kaç yerinde bu cümle kullanılmıştır.
Me'hazler: Bu ibare, hem Kur'anda hem hadîste geçmektedir. Kur'anda Nur Suresinin 35. âyetindedir.
Âyetler bölümü 107. sıraya bakılabilir. Hadîste geçen şekliyle me'hazli: Et-Tergib Vet-Terhib - Menzerî
1/163
Hadîste zabıt şekli:
Hâfız Menzerî diyor: "Ben bu hadîsin bir aslını, yani senedini bulmaya muvaffak olamadım. Olabilir
ki, Selef-i Salihîn'den bazılarının kelâmı da olabilir."
Hadîs olmasa da, telâkki-i ümmete girmiş gayet hakikatli, unutulmayan bir sözdür. İyi ve güzel bir şey
tekrarlandığında, Müslümanlar ona: "Nur'un alâ Nur!" derler. Yani: "Nur üstüne Nur'dur."
864- Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 97
Me'hazler: Sahih-i Müslim Fiten/20; İbn-i Mace Fiten ve 9/22; Muvatta' Kur'an/35; Müsned-i Ahmed
5/240, 243, 247 ve 248
Zabıt şekli:
Meâli: "Allah'tan üç şey istedim. İkisini verdi, birini vermedi. Ümmetimi tûfan ile gark etmemesini
diledim, bunu verdi. Ve onlardan olmayan bir düşmana daimî şekilde mağlûb ve ezdirmemesini diledim,
onu da kabul etti. Fakat aralarındaki fitne ve fesaddan muhafazalarını diledim, kabul etmeyip reddetti."
865- (Bu hadîs mütevatirdir. Bak: Nazm-ül Mütenasir Fil-Hadîs-il Mütevatir sh: 139)
Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 111
Me'hazler: Sahih-i Buharî 1/38 ve 9/49; Sahih-i İbn-i Hibban 5/212 ve 7/618; Müstedrek-ül Hâkim
4/393; Şerh-üs Sünne - Begavî 12/225, 226 ve 227; Cem'-ül Fevaid 2/301; Müsned-ül Firdevs 3/365 ve
366; El-Feth-ül Kebir 3/192; Tirmizî kitab:21, bab: 1,7 ve 8; Müsned-i Ahmed 2/269; İbn-i Mace kitab:
35, bab: 3; Daremî kitab:10, bab: 6; Mu'cem-üt Taberanî El-Kebir 22/279, 280 ve 301
Zabıt şekli: Buharî'nin hadîsi:
Meâli: "Beni rü'yada gören, aynen görmüş gibidir." Ve "Beni rü'yada gören, hak olarak beni görmüştür
veya görecektir."
866- «İmamın tereşşuhatına da hâize olan başka evsafa mâlik olduğundan; "O zât kâfirdir" denilmez.
İllâ ki; o sıfat, küfürden neş'et ettiğini yakînen biline...» Ve Münazarat'ta ... âyeti bahsindeki küfür
mes'elesinin izahı...
Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 128; Münazarat sh: 75
Me'hazler: Sahih-i Müslim 3/1470; Müstedrek-ül Hâkim 2/313, İmam-ı Zehebî sahihliğini ikrar etmiş.
Zabıt şekli:
Meâli ve İzahı: Sahih-i Müslim'in hadîsi: Meşhur sahabî Ubbabe bin Samit demiş: "Biz Resulullah'a
yaptığımız biatta imanın hiçbir durumunda münazaa etmemeye söz verdik. Ancak, eğer apacık bir küfür görünürse, o açıklıkta da delilli ve ispatlı hâller bulunsa o başka mes'eledir."
Müstedrek-ül Hâkim'in hadîsi: Tavus-u Yemenî Hazret-i İbn-i Abbas'dan naklen demiş ki: ...
âyetinin mânası için: "Bu küfür; dinden ve imandan çıkan bir küfür değil, başka bir küfürdür."
Ses Yok
English
العربية
Pyccĸий
français
Deutsch
Español
italiano
中文
日本語
Қазақ
Кыргыз
o'zbek
azərbaycan
Türkmence
فارسى