Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 373
(1-445)
874- «Her akşam güneş Arş'a gider, secde eder, izin alıyor, sonra geliyor.»
Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 201; Muhakemat sh: 60
Me'hazler: Sahih-i Buharî 3/131 ve 9/153, 155; Türkçe Tercüme Buharî hadîs no: 1321; Sahih-i
Müslim 1/137-139; Sahih-i İbn-i Hibban 8/9; Şerh-üs Sünne - Begavî 15/94; El-Feth-ül Kebir 1/30 ve
3/375 İbn-i Hanbel ve Kütüb-ü Sitte'den nakil; Müşkil-ül Âsâr - Tahavî 1/109; Cem'-ül Fevaid 2/256
Zabıt şekli: Ebu Zerr ve Ebu Hüreyre'den rivayet: Resul-i Ekrem (A.S.M.) sormuş: "Güneşin her
akşam böyle batıp nereye gittiğini biliyor musun?"
Ebu Zerr (R.A.): "Allah ve Resulullah daha iyi bilir." diye söyleyince, Resul-i Ekrem (A.S.M.):
"Güneşin her akşam Arş'ın altına gidip Allah'a secde ettiğini ve vazife için izin istediğini..." diye izah
etmiş.
875- Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 202; Muhkemat sh: 61; Arabî Saykal-ül İslâm sh: 37
Me'hazler: Bu söz Arapların Peygamber'den (A.S.M.) önceki eski darb-ı mesellerinden olup, bunun
gibi eskiden beri dillerde dolaşan bazı hikâyeler, kinaîler ve darb-ı meselleri Resul-i Ekrem (A.S.M.) bazı
münasebetlerle ve bazı hususların anlaşılması için kullandığını hadîs kitaplarında yazılıdır. Buradaki
darb-ı meselli hadîsin hikâyesi de şöyledir: Bir grup insan ava çıkmışlar. Birisi bir tavşan, diğeri bir
ceylân, başkası bir tilki avlamış. Bunlardan bir adam da bir yabanî eşek avlamış. Herkes avını getirmiş bir
yere bırakmışlar. Yabanî eşeği avlıyan adam demiş ki: "Hepinizin avı, benimkinin içine sığar." mânasında
demiş. İşte bu söz, böylece darb-ı mesel olup kalmıştır. Resulullah da onu bir defa kullanmış.
Me'hazler: Müsned-ül Firdevs 5/367; Züher-ül Firdevs 4/327; Cem'-ül Cevami' 1/944; Hayat-ül
Hayavan-ül Kübra - Dümeyrî 2/148
Zabıt şekli:
Meâli: "Ey Ebu Süfyan! Sen bütün avlar yabanî eşeğin karnındadır denilen darb-ı meseli gibi oldun."
876- «Bu lâtif bir cevabdır. Yani mizah da olsa, haktır. Zira mizah etse de, yalnız hak söyler.»
Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 202; Muhakemat sh: 61
Me'hazler (Sadece Resul-i Ekrem'in mizahlarının hak olduğuna dair hadîs me'hazleri):
Müsned-ül Firdevs 1/56; Feyz-ül Kadir 3/13; El-Feth-ül Kebir 1/458 Taberanî'den nakil; Kenz-ül
Ummal 3/648 ve 650; Mu'cem-üt Taberanî El-Kebir 12/13443 ve El-Evsat 1/999
Zabıt şekli: ...
Meâli: "Ben de mutlaka mizah yaparım. Yani şaka ederim. Fakat yalnız hak olan şeyi söylerim."
877- Kaf Dağı ve mes'elesi... «Ben Kaf'ın vücuduna cezmederim. Keyfiyetin ise havale ederim.»
Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 203; Muhakemat sh: 63; Saykal-ül İslâm sh: 39
Me'hazler: (Not: Kaf Dağı hakkındaki rivayetlerin bazıları içinde İsrailiyata benziyen ifadelerin varlığı
mâlumdur.)
Tefsir Ed-Dürr-ül Mensur - Suyutî 5/101, 102
Zabıt şekli: İmam-ı Suyutî Hazretleri, Kaf Dağı hakkında vürûd etmiş bazı rivayetleri tefsirinde cem'
etmiştir. İçlerinde akla en uygunu, Abdürrezzak-ı San'anî'nin İmam-ı Mücahid'den naklettiği şu rivayettir:
"Kaf, dünyayı ihata etmiş bir dağdır."
Hazret-i Üstad da, Kaf Dağı mes'elesinde ve ayrıca da dünyanın balık ve öküz üzerinde olduğu
hakkındaki, uzun uzun şerh ve rivayetlerin içindeki bazı rivayetleri İsrailiyatın hurafelerini andıran bazı
sözleri şeklinde olarak kabul etmiştir. Kaf Dağı mes'elesi hakkında gelen rivayetlerden, âhirki rivayet olan
"Kaf Dağı dünyayı ihata etmiş." olanını kabul etmiş ve onu izah etmiştir.
Tefsir-i Hâzın ve Tefsir-i Keşşaf gibi kitaplarda Kaf Dağı hakkında daha geniş izah ve rivayetleri
getirmişlerdir.
Bazı ehl-i keşfin Kaf Dağı hakkında sırf keşfe dayanan sözleri de vardır. Lâkin Hazret-i Üstad, o gibi
ehl-i keşfin sırr keşfe dayanarak dava ettikleri gibi bir Kaf Dağı'nın dünyamızda bulunmasının mümkün
olmadığını; olsa olsa, âlem-i misalde olanlara görünen şeyler olabileceğini, Onsekizinci Mektub'da gayet
parlak bir tarzda izah etmiştir.
878- (Bu hadîs mütevatirdir. Bak: Nazm-ül Mütenasir Fil-Hadîs-il Mütevatir sh: 143
Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 208; Muhakemat sh: 47 ve 69; Saykal-ül İslâm sh: 28 ve 43
Me'hazler: Sahih-i Buharî 7/68; Sahih-i Müslim 4/2267, 2268 ve 2269 bir
kaç tarikle; Sahih-i İbn-i Hibban 1/106 ve 8/220-221; Ez-Zühd - İbn-ül Mübarek 1/555-556; Cem'-ül
Fevaid 1/263; Müsned-ül Firdevs 2/12 ve 82; El-Feth-ül Kebir 2/7; Ez-Zühd - İbn-i Hanbel sh: 33;
Mu'cem-üt Taberanî El-Kebir 1/743 ve 2/1843, 1844, 1846, 1847, 1848 ve 1849 ve 6/5873 ve 20/724 ve
732 ve 22/326, 971, 972; El-Kâmil Fid-Duafa' - İbn-i Ady 3/116; Şuab-ül İman - Beyhakî 2/9
Zabıt şekli: Buharî'nin hadîsi: ...
Meâli: "Ben ve kıyamet -iki parmağını göstererek- bundan buna kadar birbirimize yakınız."
Ses Yok