Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 391
(1-445)
965- «Bakınız, zaman hatt-ı müstakim üzerine gitmiyor ki, mebde' ve müntehası birbirinden
uzaklaşsın.»
Risalede yeri: Hutbe-i Şamiye sh: 37
Me'hazler: Sahih-i Buharî 4/130; Müşkil-ül Âsâr - Tahavî 2/193 ve 194
Zabıt şekli: ...
Meâli: "Zaman, Allah'ın yer ve gökleri halk edeliden beri daire şeklinde dönüp dolaşmaktadır."
Bu hadîs-i şerif, Hazret-i Üstad'ın yazdığı hükmüyle, zâhire göre tam olmasa da, lâkin mânasıyla ona
kat'î işaret etmektedir.
966- Sahabelerin hepsi adûldur. Onlardan gelen rivayet, tezkiyeye muhtaç değil... Onlar daima doğru
söylerler...
Risalede yeri: Hutbe-i Şamiye sh: 49; ve aynı mânaya yakın olarak Sözler sh: 484 ve daha Nur'un sair
yerlerinde varsa...
Me'hazler: El-Ezkâr - Nevevî sh: 63; Üsüd-ül Gabe - İbn-ül Esir 1/3; El-Yevakit Ve-l Cevahir - Şa'ranî
2/69; El-Hasais-ül Kübra 3/368; El-Mevabih-ül Ledünniye - Kastalanî 5/303
Zabıt şekli: İmam-ı Nevevî demiş: Fukaha, muhaddisîn, usuliyyîn ve mütekellimîn icma' etmişler ki:
Bir Sahabî herhangi bir mes'ele için dese ki: "Bu sünnettir." O mes'ele, artık "Kale Resulullah" olan
merfu' hadîslerin kat'î hükmü gibidir.
İbn-ül Esir ise demiş: "Sahabelerin tamamı hiç bir cerh ve tenkide tâbi' değildir. Çünki hepsi sadûk ve
adûldur.
967-Risalede yeri: Hutbe-i Şamiye sh: 59
Me'hazler: Emsal-i Hazret-i Ali sh: 30; El-Keşkûl - M. Bahaeddin-i El-Âmilî 1/188
Zabıt şekli:
Meâli: "Kişinin kıymeti, onun himmetidir. Kimin himmeti sadece karnına yemek doldurmak olsa, işte
onun kıymeti de, ondan çıkan şeyler kadardır."
968- «İnsanın fıtratı medenîdir. Ebna-i cinsini mülâhazaya mecburdur.»
Risalede yeri: Hutbe-i Şamiye sh: 60
Me'hazler: Mektubat-ı İmam-ı Rabbanî, Osmanlıca Tercümesi 2/73; Tarih-i İbn-i Haldûn 1/34
Zabıt şekli: Bu hüküm bir hadîs-i şerif olarak değil, amma hadîslerin mânalarından alınmış ve göz
önünde gayet zâhir ve gerçek bir hakikattır. Bunu İslâm muahkkikleri de aynen kabul edip yazdıklarını
göstermek için bir-iki me'haz vermiş bulunduk.
NUR'UN İLK KAPISI'NIN ZÂİD HADÎSİ
969- Risalede yeri: Nur'un İlk Kapısı sh: 42
Me'hazler: (Not: Hazret-i Üstad bu söz için hadîstir demediği gibi, bizdeki me'haz kitaplarda da aynı
lafzıyla bulunamadı. Lâkin dillerde dolaşan ve kitabe ve levhalarda hep yazılıp gelen meşhur ve hakikatli
bir söz olmuştur. Olabilir ki, selef-i salihîn'den gelmiş ve mânası hadîslerden alınmış doğru bir söz ve
hükümdür.)
Hadîs-i Şeriflerde, bazı namaz vakitlerinin ta'cili hususunda bir çok âmirane ifadeler vardır. Meselâ:
Feyz-ül Kadir 4/307'de:
Keza Müsned-ül Firdevs hadîs no: 4009'da:
Ve keza Müsned-i Ahmed 6/135, 216 ve 289'da:
Ve yine Mu'cem-üt Taberanî El-Kebir 3/1151 ve 25/207-211'de:
Ve keza Tefsir-i Ruh-ul Beyan - Burusevî 3/100'de:
metniyle bir hadîs-i şerif kaydetmektedir.
Bütün bu hadîsler, bazı namaz vakitlerinin acele edip kılınmasını emreden hükümlerdir. Ayrı ayrı
meâllerini vermeye gerek duyulmadı.
Şimdi, tevbe mes'elesinin ta'cili hususundaki hadîsler:
Tenbih-ül Gafilîn - Semerkandî sh: 36:
Keza Ed-Duafa' - Akilî 1/105'de:
Ve keza El-Kâmil Fid-Duafa' - İbn-i Ady 4/1498'de:
Hem yine: hadîsi, "Sonra yaparız, sonra ederiz." diyenlerin helâk olduklarını bildirmekte ve üstteki
hadîslerin tamamı da; bir an önce tevbe edip, bir an evvel Allah'a rücu' etmeyi emretmektedirler. Bu
mes'elede kaydedilen hadîslerin de ayrı ayrı meâllerini vermek uzun olacağından sarf-ı nazar edildi.
Ses Yok