Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 316
(1-445)
589- «İnsanın hem şahsı, hem âlemi her zaman teceddüd ettikleri için, her zaman tecdid-i imana
muhtaçtır. Hem insanda bu teaddüd ve teceddüd olduğu gibi, tavattun ettiği âlem dahi seyyardır; o gider,
başkası yerine gelir. Daima tenevvü' ediyor. Her gün başka bir âlem kapısını çalıyor.»
Risalede yeri: Mektubat sh: 332-333. Aynı bu mâna daha öz bir şeklide Sözler sh: 273'te (yani
Yirmibirinci Söz'ün Birinci Makamı sonu) geçmektedir ve daha sair Risalelerde varsa...
Me'hazler: Müsned-ül Firdevs 3/387; Kenz-ül Ummal 15/795, 796 ve 797 hadîs no: 43150, 43160,
43161 ve 43162, dört ayrı kanal ile ayna mâna, fakat az değişik lafızlarla... Keza, Şerh-ül Hikem-il
Atâiyye sh: 32; Letaif-ül Maarif - İbn-i Receb-il Hanbelî sh: 7. Ve keza Tefsir-i Rul-ul Beyan - Burusevî
2/120
Zabıt şekli:
Meâli: Hiç bir yeni gün yoktur ki, şöyle bağırmasın: "Ey Benî-Âdem! Ben taze ve yeni bir günüm.
Senin, bende işleyeceğin ameline şehadet edeceğim. Bende hayırlı ameller işle ki, onunla sana şâhid
olayım. Çünki ben geçip gittikten sonra, bir daha beni göremezsin."
590- «Umum ehl-i marifetin ve tahkikin imamları:
Yahut, Sa'di-i Şirazî gibi:
demişler.»
Risalede yeri: Mektubat sh: 335 ve 452
Me'hazler: Şerh-i Cevheret-üt Tevhid - İmam İbrahim-i Bacurî sh: 337; Tefsir-i Ruh-ul Beyan
Burusevî 2/121
Zabıt şekli: Bu söz, Arabîsi aynendir. Farsçası ise, Mektubat'tan alınan ikinci fırkası lafzıyla
geçmektedir. Arabî ibareli sözün sahibi ise; akide kitabı olan Şerh-i Cevheret-üt Tevhid'le ehl-i tasavvufun
reisi olan Cüneyd-i Bağdadî'nin bir sözü olarak nakledilmiştir ki; bütün ehl-i tahkik ve ehl-i marifet aynı
görüşü paylaşmışlardır.
Meâli: 1- Bütün yollar, (Allah'a giden yollar) kapalıdır, ancak Hazret-i Muhammed'in (A.S.M.) nuranî
caddesinden gayri..."
2- "Ey Sa'dî! Peygamber'in izinden giden yoldan başkası muhaldir ki hakkita varsın."
591- Risalede yeri: Mektubat sh: 334; Şuâlar sh: 9
Me'hazler: Şerh-üs Sünne - Begavî 7/157; Cem'-ül Fevaid 2/444; El-Feth-ül Kebir 2/96; İhya-u Ulûm
id Din 1/253; Muvatta'-ı İmam-ı Mâlik, Mess-ül Kur'an/3 ve Hacc/446, 1/422 ve 423
Zabıt şekli:
Meâli: Talha bin Ubeydullah bin Küreyz'den rivayet, demiştir ki: Resul-i Ekrem (A.S.M.) şöyle ferman
etti: "Duanın en efdali, arefe gününde yapılan duadır. Ve benim söylediklerimin ve benden evvelki
Peygamberlerin söylediklerinin efdali: dır."
592- «Sûre-i İhlas'ı, Arefe gününde yüzer defa tekrar edip okuyordum.» «Bir mübarek Arefe gününde
müstahsen bir âdet-i İslâmiye'ye binaen Sûre-i İhlâsı yüzer defa tekrar ederek okuyup, onun bereketiyle...»
Risalede yeri: Mektubat sh: 340 ve 343; Şuâlar sh: 299
Me'hazler: El-Feth-ül Kebir 3/227, El-Hiyarî'nin "El-Fevaid" eserinde, Hazret-i Huzeyfe'den nakil ile;
Feyz-ül Kadir - Menavî 6/203 hadîs no: 8953
Zabıt şekli: ve Ebu-ş Şeyh, İbn-i Ömer'den rivayet...
Meâlleri: 1- "Kim ki bin kere "Kulhüvallah Sûresi"ni okursa, kendi nefsini Allah'tan satın almış olur."
2- "Kim ki Arefe gününde bin kere "Kulhüvallah" okursa, Allahu Teâlâ ona istediğini verecektir."
593- Risalede yeri: Mektubat sh: 346; Şuâlar sh: 9
Me'hazler: Mesnevî-i Şerif - Mevlâna Celâleddin-i Rumî 1/75
Zabıt şekli: Aynendir.
Meâli: "O hayalât ki, Evliyanın tuzağıdır. Yani mübtelâ oldukları bir hâldir. İşte o hayalât, Allah'ın
manevî bostanlarından ay yüzlülerine (yani Peygamberler ve Evliyaların) nuraniyetlerinin akisleridir."
594- Risalede yeri: Mektubat sh: 346-347 ve Âsâr-ı Bediiye gibi sair Risalelerde de...
Me'hazler: Nefahat-ül Üns - Mevlâna Câmî sh: 438; Mektubat-ı İmam-ı Rabbanî'nin bir çok
yerlerinde...
Zabıt şekli: Mevlâna Yakub-u Çarhî'nin hayat hikâyesi bölümünde bu beyt kaydedilmiştir. Ancak
"Şems" kelimesi yerine "Afitab" kullanılmış ki, aynı mânadadır. Tamamı şöyledir:
Meâli: "Ben güneşin kölesi olduğum için her zaman onu söylüyorum. Bundan dolayı ben ne geceyim
ne de geceye tapan birisiyim ki uykudaki rü'yaları söyliyeyim."
muhtaçtır. Hem insanda bu teaddüd ve teceddüd olduğu gibi, tavattun ettiği âlem dahi seyyardır; o gider,
başkası yerine gelir. Daima tenevvü' ediyor. Her gün başka bir âlem kapısını çalıyor.»
Risalede yeri: Mektubat sh: 332-333. Aynı bu mâna daha öz bir şeklide Sözler sh: 273'te (yani
Yirmibirinci Söz'ün Birinci Makamı sonu) geçmektedir ve daha sair Risalelerde varsa...
Me'hazler: Müsned-ül Firdevs 3/387; Kenz-ül Ummal 15/795, 796 ve 797 hadîs no: 43150, 43160,
43161 ve 43162, dört ayrı kanal ile ayna mâna, fakat az değişik lafızlarla... Keza, Şerh-ül Hikem-il
Atâiyye sh: 32; Letaif-ül Maarif - İbn-i Receb-il Hanbelî sh: 7. Ve keza Tefsir-i Rul-ul Beyan - Burusevî
2/120
Zabıt şekli:
Meâli: Hiç bir yeni gün yoktur ki, şöyle bağırmasın: "Ey Benî-Âdem! Ben taze ve yeni bir günüm.
Senin, bende işleyeceğin ameline şehadet edeceğim. Bende hayırlı ameller işle ki, onunla sana şâhid
olayım. Çünki ben geçip gittikten sonra, bir daha beni göremezsin."
590- «Umum ehl-i marifetin ve tahkikin imamları:
Yahut, Sa'di-i Şirazî gibi:
demişler.»
Risalede yeri: Mektubat sh: 335 ve 452
Me'hazler: Şerh-i Cevheret-üt Tevhid - İmam İbrahim-i Bacurî sh: 337; Tefsir-i Ruh-ul Beyan
Burusevî 2/121
Zabıt şekli: Bu söz, Arabîsi aynendir. Farsçası ise, Mektubat'tan alınan ikinci fırkası lafzıyla
geçmektedir. Arabî ibareli sözün sahibi ise; akide kitabı olan Şerh-i Cevheret-üt Tevhid'le ehl-i tasavvufun
reisi olan Cüneyd-i Bağdadî'nin bir sözü olarak nakledilmiştir ki; bütün ehl-i tahkik ve ehl-i marifet aynı
görüşü paylaşmışlardır.
Meâli: 1- Bütün yollar, (Allah'a giden yollar) kapalıdır, ancak Hazret-i Muhammed'in (A.S.M.) nuranî
caddesinden gayri..."
2- "Ey Sa'dî! Peygamber'in izinden giden yoldan başkası muhaldir ki hakkita varsın."
591- Risalede yeri: Mektubat sh: 334; Şuâlar sh: 9
Me'hazler: Şerh-üs Sünne - Begavî 7/157; Cem'-ül Fevaid 2/444; El-Feth-ül Kebir 2/96; İhya-u Ulûm
id Din 1/253; Muvatta'-ı İmam-ı Mâlik, Mess-ül Kur'an/3 ve Hacc/446, 1/422 ve 423
Zabıt şekli:
Meâli: Talha bin Ubeydullah bin Küreyz'den rivayet, demiştir ki: Resul-i Ekrem (A.S.M.) şöyle ferman
etti: "Duanın en efdali, arefe gününde yapılan duadır. Ve benim söylediklerimin ve benden evvelki
Peygamberlerin söylediklerinin efdali: dır."
592- «Sûre-i İhlas'ı, Arefe gününde yüzer defa tekrar edip okuyordum.» «Bir mübarek Arefe gününde
müstahsen bir âdet-i İslâmiye'ye binaen Sûre-i İhlâsı yüzer defa tekrar ederek okuyup, onun bereketiyle...»
Risalede yeri: Mektubat sh: 340 ve 343; Şuâlar sh: 299
Me'hazler: El-Feth-ül Kebir 3/227, El-Hiyarî'nin "El-Fevaid" eserinde, Hazret-i Huzeyfe'den nakil ile;
Feyz-ül Kadir - Menavî 6/203 hadîs no: 8953
Zabıt şekli: ve Ebu-ş Şeyh, İbn-i Ömer'den rivayet...
Meâlleri: 1- "Kim ki bin kere "Kulhüvallah Sûresi"ni okursa, kendi nefsini Allah'tan satın almış olur."
2- "Kim ki Arefe gününde bin kere "Kulhüvallah" okursa, Allahu Teâlâ ona istediğini verecektir."
593- Risalede yeri: Mektubat sh: 346; Şuâlar sh: 9
Me'hazler: Mesnevî-i Şerif - Mevlâna Celâleddin-i Rumî 1/75
Zabıt şekli: Aynendir.
Meâli: "O hayalât ki, Evliyanın tuzağıdır. Yani mübtelâ oldukları bir hâldir. İşte o hayalât, Allah'ın
manevî bostanlarından ay yüzlülerine (yani Peygamberler ve Evliyaların) nuraniyetlerinin akisleridir."
594- Risalede yeri: Mektubat sh: 346-347 ve Âsâr-ı Bediiye gibi sair Risalelerde de...
Me'hazler: Nefahat-ül Üns - Mevlâna Câmî sh: 438; Mektubat-ı İmam-ı Rabbanî'nin bir çok
yerlerinde...
Zabıt şekli: Mevlâna Yakub-u Çarhî'nin hayat hikâyesi bölümünde bu beyt kaydedilmiştir. Ancak
"Şems" kelimesi yerine "Afitab" kullanılmış ki, aynı mânadadır. Tamamı şöyledir:
Meâli: "Ben güneşin kölesi olduğum için her zaman onu söylüyorum. Bundan dolayı ben ne geceyim
ne de geceye tapan birisiyim ki uykudaki rü'yaları söyliyeyim."
Ses Yok
English
العربية
Pyccĸий
français
Deutsch
Español
italiano
中文
日本語
Қазақ
Кыргыз
o'zbek
azərbaycan
Türkmence
فارسى