Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 319
(1-445)
606- «Sual: Zaman-ı fetrette Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) ecdadı, bir din ile mütedeyyin mi idiler?
Elcevab: Hazret-i İbrahim (A.S.)'ın bilâhare gaflet ve manevî zülûmat perdeleri altında kalan ve hususî
bazı insanlarda cereyan eden bakiye-i dini ile mütedeyyin olduğuna rivayet vardır... Ve ehl-i fetret, ehl-i
necattır.»
Risalede yeri: Mektubat sh: 385 ve daha Nur'un sair yerlerinde varsa...
Me'hazler: (Bu mes'elenin bazı me'hazleri, 504 ve 577 numaralı kısımlarda da verilmiştir. Oralara
bakılabilir.)
El-Fetavi-l Hadîsiye - İbn-i Hacer-il Heysemî sh: 11; El-Feth-ür Rabbanî Şerh-i Müsned-i Ahmed
24/181; El-Havî Lil-Fetavî - Suyutî 2/402'den başlayarak, tâ 444'e kadarki kısımda "Mesalik-ül Hünefa'
Fi-Validey-il Mustafa" eserinde; hem fetret mes'elesi, hem de Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) anne ve
babasının iman ve necatları hakkında pek çok rivayetler getirmiştir; Hüccetullah Ale-l Âlemîn - Nebhanî
sh: 199, 205 ve 221; Taberanî-i Evsat, Ebu Nuaym ve İbn-i Asakir'den nakil; Şerh-üş Şifa - Aliyy-ül Karî
1/741; Cem'-ül Fevaid 2/593; El-Feth-ül Kebir 2/256; Nazm-ül Mütenasir Fil Hadîs-il Mütevatir - Suyutî
sh: 128
Zabıt şekli: Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) mükerreme olan annesi Amine (R. Anha) vefat edeceği zaman;
Sima'a Binti Ebi Ruhem, kendi annesinden şöyle duymuş ki: O zaman, Resul-i Ekrem (A.S.M.) henüz beş
yaşında idi. Annesinin başı ucunda oturuyordu. Annesi onun mübarek yüzüne pürhasret ve iştiyakla baktı
ve bu şiiri söyledi:
Kısaca meâli: "Allah seni mübarek etsin ey çocuğum. Ey öyle birisinin oğlu ki; ...
Senin baban İbrahim'in doğru ve hanif olan dini, seni mutlaka putlara tapmaktan men'edeceği gibi, sen
puta tapan milleti de dost edinmiyeceksin."
Bu mes'elenin ikinci bir hususu ki, 504 numaralı kısımda Peygamber'in ecdadından Kâ'b bin Lüeyy'in
duası ve Hazret-i İsmail'in Harem-i Şerif'ten bir Peygamber'in gelmesi hakkındaki duasını yâd ederek, o
da aynı şekilde bir Peygamber istemesi ve bunlara benzer daha sair rivayetler gösteriyorlar ki; Ecdad-ı
Nebi'nin kısm-ı ekserisi Hazret-i İbrahim'in (A.S.) dini üzere idiler. Keza Peygamber'in ecdadından
olmayan Zeyd bin Amr bin Nüfeyl'in, Hazret-i İbrahim'in dini üzere olduğu hadîs kitaplarında meşhurdur.
Nümûne için Şerh-üş Şifa -Aliyy-ül Karî 1/741'e bakılabilir. Ve aynı hâdise için, Sahih-i Buharî'nin
Menakıb kitabında yazılı olduğunu Aliyy-ül Karî kaydetmiştir.
6/7- «Resul-i Ekrem'in ecdadından olmayan Hâlid bin Sinan ve Hanzele namında iki Nebi gelmiştir.»
Risalede yeri: Mektubat sh: 386
Me'hazler: Mu'cem-üt Taberanî El-Kebir 11/11793; Hâlid bin Sinan hakkında; Kamus-ul A'lam
Şemseddin Sâmi 3/1992; Hanzele bin Safvan hakkında; keza Kamus-ul A'lam 3/2050 Hâlid bin Sinan
hakkında ve Tefsir-i Ruh-ul Beyan - Burusevî 2/374'de Hâlid bin Sinan-il Anesî hakkında.
Zabıt şekli: Hanzele bin Safvan; İslâmın zuhurundan evvel, Kavm-i Semud'un bakiyesi zannolunan
Ashab-ur Ress'e Peygamber olarak gönderilmiş olduğu rivayet olunmuştur.
Hâlid bin Sinan ise: Lâkabı şöyledir: Hâlid bin Sinan bin Abes bin Bugays. Bu zât, muvahhid bir zât
olup, Resul-i Ekrem (A.S.M.) onun hakkında Yani "O, bir Peygamberdir. Fakat onun kavmi onu zayi etti."
Hâlid bin Sinan, Resul-i Ekrem'e (A.S.M.) ulaşamamış. Fakat onun kızı gelip müslüman olmuş ve
Resulullah'tan "Kulhüvallah Sûresi"ni işitinci: "Babam da bunu okurdu." demiş.
Keza Ruh-ul Beyan Tefsirinde Hâlid bin Sinan-il Anesî'nini "Adn" memleketinden olduğu ve onun
kızı Resulullah'a (A.S.M.) iman etmek için geldiğinde, Peygamber ona: demiş.
Yani: "Hoşgeldin ey bir Peygamberin kızı, ki onnu kavmi onu zayi' etti."
608- «Ecdad-ı Nebi'den Kâ'b bin Lüeyy'in meşhur ve sarih ve tansis tarzındaki bu şiiri ki: »
Risalede yeri: Mektubat sh: 386 ve 173
Me'hazler: Bu mes'ele hakkında 504 ve 606 numaralı bölümlerde geniş me'hazler, zabıt şekli ve
meâlleri verilmiştir. Burada nümûne için yalnız bir tek me'haz vererek geçeceğiz: Eş-Şifa - Kadı İyaz
1/364
609- «Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın amucası Ebu Talib'in imanı hakkında esahh olan
nedir?
Elcevab: Ebu Talib Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) Riasletini değil, şahsını ve zâtını gayet ciddî severdi.
Onun o gayet ciddî, o şahsî şefkati ve muhabbeti elbette zayia gitmeyecektir...»
Risalede yeri: Mektubat sh: 387
Me'hazler: Delâil-ün Nübüvve - Beyhakî 2/187 ve 188; Cem'-ül Fevaid 2/569
Zabıt şekli: Bütün siyer kitaplarında bu mes'ele gayet meşhurdur. Hem yine bütün mezkûr kitaplarda,
Ebu Talib'in Resul-i Ekrem'e (A.S.M.) karşı, tâ vefatına kadar şefkat ve himayeti ve elinden geldiği kadar
Kureyş müşriklerinin şerrinden muhafazaya çalışması ve himaye etmesi sarih, sahih ve zâhirdir. Elbette
bunlar boşa gitmeyecektir. Bu noktada Hazret-i Üstad'ın dediği gibi, bazı kimseler imanına kail değilse de,
zâhir hesabıyladır...
Elcevab: Hazret-i İbrahim (A.S.)'ın bilâhare gaflet ve manevî zülûmat perdeleri altında kalan ve hususî
bazı insanlarda cereyan eden bakiye-i dini ile mütedeyyin olduğuna rivayet vardır... Ve ehl-i fetret, ehl-i
necattır.»
Risalede yeri: Mektubat sh: 385 ve daha Nur'un sair yerlerinde varsa...
Me'hazler: (Bu mes'elenin bazı me'hazleri, 504 ve 577 numaralı kısımlarda da verilmiştir. Oralara
bakılabilir.)
El-Fetavi-l Hadîsiye - İbn-i Hacer-il Heysemî sh: 11; El-Feth-ür Rabbanî Şerh-i Müsned-i Ahmed
24/181; El-Havî Lil-Fetavî - Suyutî 2/402'den başlayarak, tâ 444'e kadarki kısımda "Mesalik-ül Hünefa'
Fi-Validey-il Mustafa" eserinde; hem fetret mes'elesi, hem de Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) anne ve
babasının iman ve necatları hakkında pek çok rivayetler getirmiştir; Hüccetullah Ale-l Âlemîn - Nebhanî
sh: 199, 205 ve 221; Taberanî-i Evsat, Ebu Nuaym ve İbn-i Asakir'den nakil; Şerh-üş Şifa - Aliyy-ül Karî
1/741; Cem'-ül Fevaid 2/593; El-Feth-ül Kebir 2/256; Nazm-ül Mütenasir Fil Hadîs-il Mütevatir - Suyutî
sh: 128
Zabıt şekli: Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) mükerreme olan annesi Amine (R. Anha) vefat edeceği zaman;
Sima'a Binti Ebi Ruhem, kendi annesinden şöyle duymuş ki: O zaman, Resul-i Ekrem (A.S.M.) henüz beş
yaşında idi. Annesinin başı ucunda oturuyordu. Annesi onun mübarek yüzüne pürhasret ve iştiyakla baktı
ve bu şiiri söyledi:
Kısaca meâli: "Allah seni mübarek etsin ey çocuğum. Ey öyle birisinin oğlu ki; ...
Senin baban İbrahim'in doğru ve hanif olan dini, seni mutlaka putlara tapmaktan men'edeceği gibi, sen
puta tapan milleti de dost edinmiyeceksin."
Bu mes'elenin ikinci bir hususu ki, 504 numaralı kısımda Peygamber'in ecdadından Kâ'b bin Lüeyy'in
duası ve Hazret-i İsmail'in Harem-i Şerif'ten bir Peygamber'in gelmesi hakkındaki duasını yâd ederek, o
da aynı şekilde bir Peygamber istemesi ve bunlara benzer daha sair rivayetler gösteriyorlar ki; Ecdad-ı
Nebi'nin kısm-ı ekserisi Hazret-i İbrahim'in (A.S.) dini üzere idiler. Keza Peygamber'in ecdadından
olmayan Zeyd bin Amr bin Nüfeyl'in, Hazret-i İbrahim'in dini üzere olduğu hadîs kitaplarında meşhurdur.
Nümûne için Şerh-üş Şifa -Aliyy-ül Karî 1/741'e bakılabilir. Ve aynı hâdise için, Sahih-i Buharî'nin
Menakıb kitabında yazılı olduğunu Aliyy-ül Karî kaydetmiştir.
6/7- «Resul-i Ekrem'in ecdadından olmayan Hâlid bin Sinan ve Hanzele namında iki Nebi gelmiştir.»
Risalede yeri: Mektubat sh: 386
Me'hazler: Mu'cem-üt Taberanî El-Kebir 11/11793; Hâlid bin Sinan hakkında; Kamus-ul A'lam
Şemseddin Sâmi 3/1992; Hanzele bin Safvan hakkında; keza Kamus-ul A'lam 3/2050 Hâlid bin Sinan
hakkında ve Tefsir-i Ruh-ul Beyan - Burusevî 2/374'de Hâlid bin Sinan-il Anesî hakkında.
Zabıt şekli: Hanzele bin Safvan; İslâmın zuhurundan evvel, Kavm-i Semud'un bakiyesi zannolunan
Ashab-ur Ress'e Peygamber olarak gönderilmiş olduğu rivayet olunmuştur.
Hâlid bin Sinan ise: Lâkabı şöyledir: Hâlid bin Sinan bin Abes bin Bugays. Bu zât, muvahhid bir zât
olup, Resul-i Ekrem (A.S.M.) onun hakkında Yani "O, bir Peygamberdir. Fakat onun kavmi onu zayi etti."
Hâlid bin Sinan, Resul-i Ekrem'e (A.S.M.) ulaşamamış. Fakat onun kızı gelip müslüman olmuş ve
Resulullah'tan "Kulhüvallah Sûresi"ni işitinci: "Babam da bunu okurdu." demiş.
Keza Ruh-ul Beyan Tefsirinde Hâlid bin Sinan-il Anesî'nini "Adn" memleketinden olduğu ve onun
kızı Resulullah'a (A.S.M.) iman etmek için geldiğinde, Peygamber ona: demiş.
Yani: "Hoşgeldin ey bir Peygamberin kızı, ki onnu kavmi onu zayi' etti."
608- «Ecdad-ı Nebi'den Kâ'b bin Lüeyy'in meşhur ve sarih ve tansis tarzındaki bu şiiri ki: »
Risalede yeri: Mektubat sh: 386 ve 173
Me'hazler: Bu mes'ele hakkında 504 ve 606 numaralı bölümlerde geniş me'hazler, zabıt şekli ve
meâlleri verilmiştir. Burada nümûne için yalnız bir tek me'haz vererek geçeceğiz: Eş-Şifa - Kadı İyaz
1/364
609- «Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın amucası Ebu Talib'in imanı hakkında esahh olan
nedir?
Elcevab: Ebu Talib Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) Riasletini değil, şahsını ve zâtını gayet ciddî severdi.
Onun o gayet ciddî, o şahsî şefkati ve muhabbeti elbette zayia gitmeyecektir...»
Risalede yeri: Mektubat sh: 387
Me'hazler: Delâil-ün Nübüvve - Beyhakî 2/187 ve 188; Cem'-ül Fevaid 2/569
Zabıt şekli: Bütün siyer kitaplarında bu mes'ele gayet meşhurdur. Hem yine bütün mezkûr kitaplarda,
Ebu Talib'in Resul-i Ekrem'e (A.S.M.) karşı, tâ vefatına kadar şefkat ve himayeti ve elinden geldiği kadar
Kureyş müşriklerinin şerrinden muhafazaya çalışması ve himaye etmesi sarih, sahih ve zâhirdir. Elbette
bunlar boşa gitmeyecektir. Bu noktada Hazret-i Üstad'ın dediği gibi, bazı kimseler imanına kail değilse de,
zâhir hesabıyladır...
Ses Yok
English
العربية
Pyccĸий
français
Deutsch
Español
italiano
中文
日本語
Қазақ
Кыргыз
o'zbek
azərbaycan
Türkmence
فارسى