Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 318
(1-445)
602- (Geylanî)
Risalede yeri: Mektubat sh: 355; Tarihçe-i Hayat sh: 136; Barla Lâhikası sh: 149
Me'hazler: El-Feth-ür Rabbanî - Geylanî sh: 245
Zabıt şekli: (Not: Geylanî Hazretlerinin El-Feth-ür Rabbanî ile Fütûh-ul Gayb eserleri bazı eski
baskılarda biri kitabın kenarında, biri de iç kısmında beraberce tab'edilmiş olduğundan; Üstad Hazretleri,
Geylanî'nin bu sözü için "Fütûh-ul Gayb eserindedir" demiştir. Halbuki mezkûr cümle, Fütûh-ul Gayb
eserinde değil, El-Feth-ür Rabbanî'dedir. Çünki Hazret-i Üstad'ın bahsini ettiği Hazret-i Şeyh'in "Gulâm"
ismindeki talebesine yaptığı hitablar, El-Feth-ür Rabbanî'dedir.)
Zabıt şekli:
(Not: Cem' sigasıyla hitab edilen bu cümleden başka mezkûr eserde bulamadım.)
Meâli: "Ey Allah'ın kulları! Siz bir hikmet ve imtihan dünyasındasınız. Size mutlaka bir vasıt
lâzımdır. Rabbinizden ve Ma'budunuzdan bir tabib isteyiniz ki sizin kalblerinizdeki hastalıkları tedavi
etsin."
603- «Tehvid-i kıble et!..» (İmam-ı Rabbanî)
(Not: Hazret-i Üstad bu hâdiseyi, yani İmam-ı Rabbanî'nin bir tavsiyesini Risale-i Nur'un bir kaç
yerinde ehemmiyetle zikreder. Hülâsası şöyledir ki:)
«Sonra İmam-ı Rabbanî'nin Mektubat kitabını gördüm, elime aldım. Hâlis bir tefe'ül ederek açtım.
Acâibdendir ki, bütün Mektubat'ında yalnız iki yerde "Bediüzzaman" lafzı var. O iki mektub bana birden
açıldı. Pederimin ismi Mirza olduğundan, o mektubların başında "Mirza Bediüzzaman'a Mektub" diye
yazılı olarak gördüm... Yalnız İmam, o mektublarında tavsiye ettiği gibi, çok mektublarında musırrâne
şunu tavsiye ediyor: "Tevhîd-i kıble et." Yani: Birini üstad tut, arkasından git, başkasıyla meşgul olma...»
Risalede yeri: Mektubat sh: 355; El-Mesneviy-ül Arabî sh: 43; Tercüme Mesnevî - Abdülmecid sh: 7;
Tercüme Mesnevî- Abdülkadir sh: 12
Me'hazler: Aslı Farisî, tab'-ı Pakistan-Karaçî, Mektubat cild:1, cüz:2; sh: 61, 62, 74 ve 75.
Mektublar...
Zabıt şekli: Mektublardan birincisinin başında: " " diye yazılı...
İkinci Mektub'un başında:
Bu ikinci mektubun sonuna doğru bir yerde şöyle yazılı:
Yani: "Seyyid-ül Kevneyn'in mütabaatına bir şart lâzımdır; o da tevhid-i teveccüh-ü kıbledir. Yani, bir
tek üstadın arkasından gitmektir."
604- Risalede yeri: Mektubat sh: 362 ve daha Nur'un sair yerlerinde varsa...
Me'hazler: İbn-i Mace Mukaddeme sh: 81; Edeb-üd Dünya Ve-d Din sh: 73; El-Kâmil Fid-Duafa'
İbn-i Ady 6/2091
Zabıt şekli:
Meâli: Hadîs-i Şerif'te sert uslûb kullanılmıştır. Şöyle demiş: "İlmi ehli olmayana vaz'etmek,
cevahirleri hınzırın boynuna takmak gibidir." Görüldüğü üzere Hazret-i Üstad, hadîsten iktibas alarak en
yumuşak bir dereceye indirmiş. "İneğin boynuna incileri takmak gibidir." Ve bu söze de darb-ı mesel demiştir.
605- Risalede yeri: Osmanlıca Mektubat sh: 585
Me'hazler: Keşf-ül Hafâ - Aclunî 2/49-50; Ed-Dürer-ül Müntesire sh: 110; El-Keşkûl - M.Bahaeddin
El-Âmilî 2/30; El-Fevaid-ül Mecmua - Şevkânî sh: 61
Zabıt şekli: Keşf-ül Hafâ sahibi bu hadîsi lafzıyla Taberanî-i Evsat'ın Hazret-i Câbir (R.A.) tarikıyla.. ve ayrıca Deylemî'den de senedsiz olarak nakledilmiştir. Hattâ Hâfız Aclunî, bu hadîsin bir âyetle de, yani mânasıyla münasebattar olduğunu söyleyerek, hadîsin hak ve sahih olduğunun ispatına çalışmıştır. O halde hadîs, mânası ve hakikatıyla sahih hadîslerdendir. Sair me'hazlerde de, bu hadîsi te'yid eden başka lafızlı hadîsler zikredilmiştir.
Müteharrî ve meraklı kimseler arayıp bulabilirler.
Meâli: Zâlim Allah'ın kılıncıdır, yahut Allah'ın adaletidir. Onunla intikam aldırır, sonra da ondan da
intikamını alır.
Risalede yeri: Mektubat sh: 355; Tarihçe-i Hayat sh: 136; Barla Lâhikası sh: 149
Me'hazler: El-Feth-ür Rabbanî - Geylanî sh: 245
Zabıt şekli: (Not: Geylanî Hazretlerinin El-Feth-ür Rabbanî ile Fütûh-ul Gayb eserleri bazı eski
baskılarda biri kitabın kenarında, biri de iç kısmında beraberce tab'edilmiş olduğundan; Üstad Hazretleri,
Geylanî'nin bu sözü için "Fütûh-ul Gayb eserindedir" demiştir. Halbuki mezkûr cümle, Fütûh-ul Gayb
eserinde değil, El-Feth-ür Rabbanî'dedir. Çünki Hazret-i Üstad'ın bahsini ettiği Hazret-i Şeyh'in "Gulâm"
ismindeki talebesine yaptığı hitablar, El-Feth-ür Rabbanî'dedir.)
Zabıt şekli:
(Not: Cem' sigasıyla hitab edilen bu cümleden başka mezkûr eserde bulamadım.)
Meâli: "Ey Allah'ın kulları! Siz bir hikmet ve imtihan dünyasındasınız. Size mutlaka bir vasıt
lâzımdır. Rabbinizden ve Ma'budunuzdan bir tabib isteyiniz ki sizin kalblerinizdeki hastalıkları tedavi
etsin."
603- «Tehvid-i kıble et!..» (İmam-ı Rabbanî)
(Not: Hazret-i Üstad bu hâdiseyi, yani İmam-ı Rabbanî'nin bir tavsiyesini Risale-i Nur'un bir kaç
yerinde ehemmiyetle zikreder. Hülâsası şöyledir ki:)
«Sonra İmam-ı Rabbanî'nin Mektubat kitabını gördüm, elime aldım. Hâlis bir tefe'ül ederek açtım.
Acâibdendir ki, bütün Mektubat'ında yalnız iki yerde "Bediüzzaman" lafzı var. O iki mektub bana birden
açıldı. Pederimin ismi Mirza olduğundan, o mektubların başında "Mirza Bediüzzaman'a Mektub" diye
yazılı olarak gördüm... Yalnız İmam, o mektublarında tavsiye ettiği gibi, çok mektublarında musırrâne
şunu tavsiye ediyor: "Tevhîd-i kıble et." Yani: Birini üstad tut, arkasından git, başkasıyla meşgul olma...»
Risalede yeri: Mektubat sh: 355; El-Mesneviy-ül Arabî sh: 43; Tercüme Mesnevî - Abdülmecid sh: 7;
Tercüme Mesnevî- Abdülkadir sh: 12
Me'hazler: Aslı Farisî, tab'-ı Pakistan-Karaçî, Mektubat cild:1, cüz:2; sh: 61, 62, 74 ve 75.
Mektublar...
Zabıt şekli: Mektublardan birincisinin başında: " " diye yazılı...
İkinci Mektub'un başında:
Bu ikinci mektubun sonuna doğru bir yerde şöyle yazılı:
Yani: "Seyyid-ül Kevneyn'in mütabaatına bir şart lâzımdır; o da tevhid-i teveccüh-ü kıbledir. Yani, bir
tek üstadın arkasından gitmektir."
604- Risalede yeri: Mektubat sh: 362 ve daha Nur'un sair yerlerinde varsa...
Me'hazler: İbn-i Mace Mukaddeme sh: 81; Edeb-üd Dünya Ve-d Din sh: 73; El-Kâmil Fid-Duafa'
İbn-i Ady 6/2091
Zabıt şekli:
Meâli: Hadîs-i Şerif'te sert uslûb kullanılmıştır. Şöyle demiş: "İlmi ehli olmayana vaz'etmek,
cevahirleri hınzırın boynuna takmak gibidir." Görüldüğü üzere Hazret-i Üstad, hadîsten iktibas alarak en
yumuşak bir dereceye indirmiş. "İneğin boynuna incileri takmak gibidir." Ve bu söze de darb-ı mesel demiştir.
605- Risalede yeri: Osmanlıca Mektubat sh: 585
Me'hazler: Keşf-ül Hafâ - Aclunî 2/49-50; Ed-Dürer-ül Müntesire sh: 110; El-Keşkûl - M.Bahaeddin
El-Âmilî 2/30; El-Fevaid-ül Mecmua - Şevkânî sh: 61
Zabıt şekli: Keşf-ül Hafâ sahibi bu hadîsi lafzıyla Taberanî-i Evsat'ın Hazret-i Câbir (R.A.) tarikıyla.. ve ayrıca Deylemî'den de senedsiz olarak nakledilmiştir. Hattâ Hâfız Aclunî, bu hadîsin bir âyetle de, yani mânasıyla münasebattar olduğunu söyleyerek, hadîsin hak ve sahih olduğunun ispatına çalışmıştır. O halde hadîs, mânası ve hakikatıyla sahih hadîslerdendir. Sair me'hazlerde de, bu hadîsi te'yid eden başka lafızlı hadîsler zikredilmiştir.
Müteharrî ve meraklı kimseler arayıp bulabilirler.
Meâli: Zâlim Allah'ın kılıncıdır, yahut Allah'ın adaletidir. Onunla intikam aldırır, sonra da ondan da
intikamını alır.
Ses Yok
English
العربية
Pyccĸий
français
Deutsch
Español
italiano
中文
日本語
Қазақ
Кыргыз
o'zbek
azərbaycan
Türkmence
فارسى