Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 343
(1-445)
723- «Sahabelerin sena-i Kur'aniye'ye mazhar olan "îsar" hasletini kendine rehber etmek...»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 150 ve daha Nur'un sair yerlerinde aynı mâna varsa...
Me'hazler: (Bütün Tefsirler (Haşir Sûresi, âyet:9) tefsirinde Sahabelerin akıllara durgunluk verecek
derecede bir çok acib îsar hasletlerinden misaller verilmiş. Sadece bir-iki nümûnesi kaydedilecek.)
Ez-Zühd - İbn-ül Mübarek 1/178'de; Hazret-i Ömer (R.A.) dörtyüz dinarı bir keseye koydu ve bir
hizmetçiye vererek: "Bunu al, götür Ebu Ubeyde bin Cerrah'a ver!" dedi. Ve "Orada bir saat kadar bekle, o
parayı ne yaptığını gör. Sonra gel bana bildir!"
Hizmetçi o parayı aldı, götürüp Ebu Ubeyde'ye (R.A.) verdi ve dedi: "Bunu size Emir-ül Mü'minîn
Ömer (R.A.) gönderdi. Bazı ihtiyaçlarına sarfetsin." Ebu Ubeyde parayı aldı ve Hazret-i Ömer'e hayır
dualarında bulundu. Sonra câriyesini çağırdı ve: "Şu yedi dinarı filân kimseye, beşini filâna götür ver!"
dedi. Böylece o dinarların tamamını bitirinceye kadar o şekil gönderip dağıttı.
Hizmetkâr Hazret-i Ömer'e döndü, gördüklerini haber verdi. Bu sırada hizmetçi baktı ki Hazret-i Ömer
(R.A.) aynı o kadar dinarları hazırlamış, bekliyor. Hizmetkâra dedi: "Bunları da Muaz bin Cebel'e götür
ve orada da bir saat kadar bekle, bak Muaz o parayı ne yapacak?"
Hizmetkâr aynı şekilde Muaz bin Cebel'e de götürdü, teslim etti.. ve yine bir saat kadar bekledi. Baktı
ki; Hazret-i Muaz dahi câriyesini çağırdı ve aynen Ebu Ubeyde gibi; "Filâna şu kadar, filâna şu kadar
götür ver!" dedi. Muaz bin Cebel gelen parayı bu şekilde dağıtmakta iken, hanımı çıkageldi, ona dedi:
"Biz de vallâhi muhtacız ve fakiriz, biraz da bize bırak!" Fakat baktı ki, kesede dörtyüz dinardan sadece
iki dinar kalmış. Onları da aldı hanımına verdi.
Hizmetçi döndü, Hazret-i Ömer'e hikâyeyi anlattı. Hazret-i Ömer bunları duyunca çok sevindi ve dedi:
"Evet bunlar birbirlerinin hakiki kardeşleri olduklarını ispat ettiler." Ve Allah'a şükretti.
724- Sahabelerin adedi:
(Sahabelerin adedi Risale-i Nur'un mes'eleleri içinde olmadığı halde, belki bazı kimseler bu makamda
onların ne kadar olduğunu merak edebilirler diye, biz de burada bir-iki me'haz vererek adetlerini yazmak
istedik.)
İhya-u Ulûm-id Din 1/287; Cem'-ül Fevaid 2/387
Sahabelerin adedi hususunda: "Yirmibindir" diye bazı me'hazler kaydetmişlerse de, herhalde bu adet,
Sahabelerin sadece erkek kısmı ve her zaman bizzat Peygamberle beraber bulunanların sayısıdır. Amma
kadın ve erkek, yanında her zaman bulunan ve bulunmayan ve onların çocukları dâhil yekûnu, yüz ondörtbin (114.000) olduğunda ittifak vardır.
725- Risalede yeri: Lem'alar sh: 150; Tariçe-i Hayat sh: 643 ve meâliyle Sözler sh: 468
Me'hazler: Türkçe tercüme Et-Tâc - Bekir Sadak 4/769 hadîs no: 960 lafzıyla; Şerh-üs Sünne
Begavî 10/368; Sahih-i Müslim hadîs no: 1908 meâliyle aynı mânada bir hadîs.. ve hadîs no: 1909; Keşf
ül Hafâ 2/243; Şerh-ü Cevheret-üt Tevhid - Bacurî sh: 348; Nehc-ül Belâga - İmam-ı Ali sh: 379
Zabıt şekli: Mânası itibariyle bu hadîs ayrı ayrı lafızlarla gelmiştir. Meselâ, Sahih-i Müslim ve Şerh
üs Sünne'deki hadîs şöyledir:
İmam-ı Ali dahi şöyle der:
Cevheret-üt Tevhid Kitabı'nda:
Hazret-i Üstad'ın bir büyük ve küllî kaide kabul ettiği lafız ve metniyle, aynen Keşf-ül Hafâ'da
mevcuttur. Lâkin hadîs olmayıp, Selef-i Salihînin düsturlu ve kaidevî sözlerinden olduğu kaydedilmiş.
Elbette kaide ise, âyet ve hadîslerin mânalarından alınır ki hadîslerin me'haz ve metinlerini verdiğimiz
mânalar aynı hükmü göstermektedirler.
Hadîs meâli: "Kim ki şehid olmayı sıdkan ve kalben istese, maddeten şehid olmasa da ona, onun
sevabı verilecektir."
Sair ibarelerin meâlleri havale edildi.
726- «Hadîs-i sahihle, âhirzamanda İsevîlerin hakikî dindarları ehl-i Kur'an ile ittifak edip müşterek
düşmanları olan zendekaya karşı dayanacakları gibi...»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 151
Me'hazler: Bu hüküm, muayyen bir tek hadîs-i şerifin öz metni değildir. Amma bir kaç âyetin işareti
ve bir çok sahih hadîs-i şeriflerin müşterek mânalarının neticesi ve hülâsasıdır.
Bu mânanın me'hazleri 165, 170, 195 ve 197 no.lu sıralarda bir çok âyet ve hadîslerin meâl ve
metinleri verilmiştir. Müracaat olunabilir.
Risalede yeri: Lem'alar sh: 150 ve daha Nur'un sair yerlerinde aynı mâna varsa...
Me'hazler: (Bütün Tefsirler (Haşir Sûresi, âyet:9) tefsirinde Sahabelerin akıllara durgunluk verecek
derecede bir çok acib îsar hasletlerinden misaller verilmiş. Sadece bir-iki nümûnesi kaydedilecek.)
Ez-Zühd - İbn-ül Mübarek 1/178'de; Hazret-i Ömer (R.A.) dörtyüz dinarı bir keseye koydu ve bir
hizmetçiye vererek: "Bunu al, götür Ebu Ubeyde bin Cerrah'a ver!" dedi. Ve "Orada bir saat kadar bekle, o
parayı ne yaptığını gör. Sonra gel bana bildir!"
Hizmetçi o parayı aldı, götürüp Ebu Ubeyde'ye (R.A.) verdi ve dedi: "Bunu size Emir-ül Mü'minîn
Ömer (R.A.) gönderdi. Bazı ihtiyaçlarına sarfetsin." Ebu Ubeyde parayı aldı ve Hazret-i Ömer'e hayır
dualarında bulundu. Sonra câriyesini çağırdı ve: "Şu yedi dinarı filân kimseye, beşini filâna götür ver!"
dedi. Böylece o dinarların tamamını bitirinceye kadar o şekil gönderip dağıttı.
Hizmetkâr Hazret-i Ömer'e döndü, gördüklerini haber verdi. Bu sırada hizmetçi baktı ki Hazret-i Ömer
(R.A.) aynı o kadar dinarları hazırlamış, bekliyor. Hizmetkâra dedi: "Bunları da Muaz bin Cebel'e götür
ve orada da bir saat kadar bekle, bak Muaz o parayı ne yapacak?"
Hizmetkâr aynı şekilde Muaz bin Cebel'e de götürdü, teslim etti.. ve yine bir saat kadar bekledi. Baktı
ki; Hazret-i Muaz dahi câriyesini çağırdı ve aynen Ebu Ubeyde gibi; "Filâna şu kadar, filâna şu kadar
götür ver!" dedi. Muaz bin Cebel gelen parayı bu şekilde dağıtmakta iken, hanımı çıkageldi, ona dedi:
"Biz de vallâhi muhtacız ve fakiriz, biraz da bize bırak!" Fakat baktı ki, kesede dörtyüz dinardan sadece
iki dinar kalmış. Onları da aldı hanımına verdi.
Hizmetçi döndü, Hazret-i Ömer'e hikâyeyi anlattı. Hazret-i Ömer bunları duyunca çok sevindi ve dedi:
"Evet bunlar birbirlerinin hakiki kardeşleri olduklarını ispat ettiler." Ve Allah'a şükretti.
724- Sahabelerin adedi:
(Sahabelerin adedi Risale-i Nur'un mes'eleleri içinde olmadığı halde, belki bazı kimseler bu makamda
onların ne kadar olduğunu merak edebilirler diye, biz de burada bir-iki me'haz vererek adetlerini yazmak
istedik.)
İhya-u Ulûm-id Din 1/287; Cem'-ül Fevaid 2/387
Sahabelerin adedi hususunda: "Yirmibindir" diye bazı me'hazler kaydetmişlerse de, herhalde bu adet,
Sahabelerin sadece erkek kısmı ve her zaman bizzat Peygamberle beraber bulunanların sayısıdır. Amma
kadın ve erkek, yanında her zaman bulunan ve bulunmayan ve onların çocukları dâhil yekûnu, yüz ondörtbin (114.000) olduğunda ittifak vardır.
725- Risalede yeri: Lem'alar sh: 150; Tariçe-i Hayat sh: 643 ve meâliyle Sözler sh: 468
Me'hazler: Türkçe tercüme Et-Tâc - Bekir Sadak 4/769 hadîs no: 960 lafzıyla; Şerh-üs Sünne
Begavî 10/368; Sahih-i Müslim hadîs no: 1908 meâliyle aynı mânada bir hadîs.. ve hadîs no: 1909; Keşf
ül Hafâ 2/243; Şerh-ü Cevheret-üt Tevhid - Bacurî sh: 348; Nehc-ül Belâga - İmam-ı Ali sh: 379
Zabıt şekli: Mânası itibariyle bu hadîs ayrı ayrı lafızlarla gelmiştir. Meselâ, Sahih-i Müslim ve Şerh
üs Sünne'deki hadîs şöyledir:
İmam-ı Ali dahi şöyle der:
Cevheret-üt Tevhid Kitabı'nda:
Hazret-i Üstad'ın bir büyük ve küllî kaide kabul ettiği lafız ve metniyle, aynen Keşf-ül Hafâ'da
mevcuttur. Lâkin hadîs olmayıp, Selef-i Salihînin düsturlu ve kaidevî sözlerinden olduğu kaydedilmiş.
Elbette kaide ise, âyet ve hadîslerin mânalarından alınır ki hadîslerin me'haz ve metinlerini verdiğimiz
mânalar aynı hükmü göstermektedirler.
Hadîs meâli: "Kim ki şehid olmayı sıdkan ve kalben istese, maddeten şehid olmasa da ona, onun
sevabı verilecektir."
Sair ibarelerin meâlleri havale edildi.
726- «Hadîs-i sahihle, âhirzamanda İsevîlerin hakikî dindarları ehl-i Kur'an ile ittifak edip müşterek
düşmanları olan zendekaya karşı dayanacakları gibi...»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 151
Me'hazler: Bu hüküm, muayyen bir tek hadîs-i şerifin öz metni değildir. Amma bir kaç âyetin işareti
ve bir çok sahih hadîs-i şeriflerin müşterek mânalarının neticesi ve hülâsasıdır.
Bu mânanın me'hazleri 165, 170, 195 ve 197 no.lu sıralarda bir çok âyet ve hadîslerin meâl ve
metinleri verilmiştir. Müracaat olunabilir.
Ses Yok
English
العربية
Pyccĸий
français
Deutsch
Español
italiano
中文
日本語
Қазақ
Кыргыз
o'zbek
azərbaycan
Türkmence
فارسى