Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 352
(1-445)
ŞUÂLAR'IN ZÂİD HADÎSLERİ
775- «Resul-i Ekrem (A.S.M.) yemin ettiği vakit en çok istimal ve tekrar ile her zaman ferman ettiği
şu kasemidir.»
Risalede yeri: Şuâlar sh: 6
Me'hazler: Hazret-i Üstad'ın yazdığı gibi, hakikaten Resul-i Ekrem (A.S.M.) bu yemini çok
tekrarlamıştır. Ayrı ayrı me'hazler vermeye gerek yoktur. Sadece Sahih-i Buharî'de bu yemin kırk def'a
tekrarlanmıştır. Hâfız Muhammed Şerif-i Tokadî'nin "Miftah-us Sahiheyn" isimli eseri sh: 170-171
arasına bakılabilir. Sahih-i Müslim'de ise, bu yemin otuz def'a tekrarlanmıştır. Me'haz için aynı eser 2/46
47 sayfalarına bakılabilir.
776- «Hazret-i İmam Ali'nin (R.A.)... ilh. münâcâtı...»
Risalede yeri: Şuâlar sh: 41
Me'hazler: Mecmuat-ül Ahzab 3/134, başlık itibariyle aynendir. Fakat sonraki bölümlerde bazı değişik
lafızları vardır.
Zabıt şekli: Aynendir.
Meâli: "Ey Allah'ım! Semavatta hiç bir deveran ve hareket ve yerlerde hiç bir tahavvülât, hareket ve
gizlilik yoktur ki, senin Vücub-u Vücuduna ve Vahdetine şehadet ve işaret etmesin!"
777- «Hayvanların ruhları baki kalacağını ve Hüdhüd-ü Süleymanî (A.S.)ve Nemli.. ve Naka-i Salih (A.S.) ve Kelb-i Ashab-ı Kefh gibi bazı efrad-ı mahsusa hem ruhu, hem cesediyle baki âleme gideceği ve her bir nev'in arasıra istimâl için bir tek cesedi bulunacağı rivayet-i sahihadan anlaşılmakla beraber...»
Risalede yeri: Şuâlar sh: 55; El-Mesneviy-ül Arabî sh: 412; Tercüme Mesnevî (Abdülkadir) sh: 538
Me'hazler: Bu mes'elede üç tane husus vardır. Biri: Hayvanların ruhlarının baki kalması... İkincisi:
Bazı mahsus ferdlerin ruh ve cesedleriyle beraber baki kalıp, Cennet'e girecekleri... Üçüncüsü de: Her bir
nev'-i hayvanın -o nev' adına- bir tek cesedleri baki âlemde bulunacağıdır.
1- Hayvanların ruhları baki kalıp mahşer gününde haklarını alacaklarına dair hadîs-i şerifler pek
çoktur. 761 numaradaki me'hazler bu mes'elenin de me'hazleridir. Hususî şekilde bunu ifade eden
me'hazlerden Müsned-i Firdevs 5/476'ya bakılabilir.
2- Hayvanlardan bazı hususî ferdlerin ruh ve cesedleriyle birlikte baki kalıp cennete gideceklerine dair
me'hazlerden birisi Tefsir-i Ruh-ul Beyan - Burusevî 5/95 ve 226'da; Büyük Müfessir Mukatil'in "Mişkât
ül Envar" eserinden naklen: "Hayvanlardan on tanesi, mü'min insanlarla beraber ve hepsi de koç suretine girerek Cennet'e gireceklerdir. Bunlar: Naka-i Salih (A.S.), İcl-i İbrahim (A.S.), Kebş-i İsmail (A.S.),
Bakara-i Musa (A.S.), Hut-u Yunus (A.S.), Himar-ı Üzeyr (A.S.), Neml-i Süleyman (A.S.), Hüdhüd-ü
Belkıs, Kelb-i Ashab-ı Kefh ve bir de Naka-i Resulullah'tır (A.S.M.), diye kaydetmiştir.
Tefsir-i Kurtubî 1/372'de: Hazret-i Enes (A.S.) Ashab-ı Kehf ve onlara kelblerinin refakati sebebiyle
beraberlerinde Cennet'e girecek olan köpekleri hakkında demiş ki: "Bu mes'ele, bütün mü'minlere de
teşmil edilebilir ki, bizim her ne kadar kusur ve noksanlarımız varsa da; biz Resulullah (A.S.M.) ve
Ashabıyla beraber bulunduk, onları sevdik. Ümidimiz odur ki; bir hayvan olan Ashab-ı Kehf'in kelbi, iyi
insanları sevdiği için, onun adı Kur'an'da Ashab-ı Kefh'in isimleri ile beraber zikredildi. Bizim de
inşâallah Resulullah ve Ashabına karşı olan muhabbetimiz de boşa gitmeyecektir."
3- Hayvanattan her bir nev'in bir tek cesedi bulunacağı hakkındaki mes'ele ise, aynı metniyle
hadîslerde bulunamadı. Yani biz bulamadık. Şâyet bu mes'ele hiç bir hadîs-i şerifte ne mânası, ne de
medlûlüyle bulunmasa bile, Bediüzzaman'ın hususî bir keşfidir denilebilir. Çünki o demiş: "Hikmet ve
hakikat, hem rahmet ve rububiyyet öyle iktiza ederler." Öyle ise, Kur'an'ın ve hadîslerin umumî müşterek
mânalarından ve bir de kâinattaki hikmet-i İlahiyeden ve rahmet ve rububiyetinin cereyan tarzından bu
mânayı fehmetmiştir denilebilir.
778- ve teşehhüdün mübarek kelimatı Mi'rac gecesinde, Cenab-ı Hak ile Resulü'nün bir
mükâlemeleri olduğu...
Risalede yeri: Şuâlar sh: 92, 641 ve 642; Nur Âleminin Bir Anahtarı kitabının bir çok yerlerinde...
Me'hazler: İmam-ı A'zam'ın aldığı, İbn-i Mes'ud (R.A.) rivayetinden başka, hemen hemen sair bütün
rivayetlerde ... kelimeleri Hazret-i Üstad'ın kaydettiği tarzdadır. Bu husustaki me'hazler şöyledir:
El-Feth-ür Rabbanî Şerh-i Müsned 4/8-11 ve 24; Cem'-ül Fevaid 1/216 Sahih-i Müslim ve Ashab-ı
Sünen'den nakil; Sahih-i Müslim 1/302; Mişkât-ül Masabih hadîs no: 910; İmam-ı Şafiî (R.A.) âyetinin
işaretine binaen tarzıyla vürûd etmiş hadîslerin daha kuvvetli olduğuna hükmetmiştir; Mu'cem-üt
Taberanî El-Kebir 11/10997, 11960, 11406 ve hâkeza bütün me'hazler...
Et-Tahiyyat'ın Mi'rac gecesinde Resul-i Ekrem (A.S.M.) ile Cenab-ı Hak arasında konuşulduğuna dair
bir kısım me'hazler ise şöyledir: Tefsir-i Ruh-ul Beyan - Burusevî 5/121 ve 7/477 İsmail Hakkı Hazretleri
bunu İmam-ı Şa'ranî'den naklen kaydetmiştir.
Nasılki bu hâdisenin bir benzeri de, Hazret-i İbrahim'in (A.S.) İsmail'in (A.S.) zebhetme teşebbüsü
hâdisesinde, âyetinin tefsirinde bazı müfessirler; meselâ, Tefsir-i Hazın kenarındaki Medarik-üt Tenzil
- Nesefî 4/23; Tefsir-i Ruh-ul Beyan 7/477'de; "İbrahim (A.S.) birden gördü ki; Cebrail (A.S.) elindeki bir
koç ile yanında hâzırdır ve ona dedi: "Bu koç, oğlun İsmail'in fidyesidir. Onun yerine bunu kes!" Bunu
gören ve duyan Hazret-i İbrahim sürûr ve ferahından bağırarak dedi. İsmail (A.S.) da dedi. Cebrail
(A.S.) ise dedi.. Ve bundan dolayı bu mübarek kelâm, sünnet olarak bakî kaldı." Aynı bu mânaya yakın
bir ifade dahi, Şeyh Ebu-l Kasım-ı Kuşeyrî'den nakledilmiştir.
775- «Resul-i Ekrem (A.S.M.) yemin ettiği vakit en çok istimal ve tekrar ile her zaman ferman ettiği
şu kasemidir.»
Risalede yeri: Şuâlar sh: 6
Me'hazler: Hazret-i Üstad'ın yazdığı gibi, hakikaten Resul-i Ekrem (A.S.M.) bu yemini çok
tekrarlamıştır. Ayrı ayrı me'hazler vermeye gerek yoktur. Sadece Sahih-i Buharî'de bu yemin kırk def'a
tekrarlanmıştır. Hâfız Muhammed Şerif-i Tokadî'nin "Miftah-us Sahiheyn" isimli eseri sh: 170-171
arasına bakılabilir. Sahih-i Müslim'de ise, bu yemin otuz def'a tekrarlanmıştır. Me'haz için aynı eser 2/46
47 sayfalarına bakılabilir.
776- «Hazret-i İmam Ali'nin (R.A.)... ilh. münâcâtı...»
Risalede yeri: Şuâlar sh: 41
Me'hazler: Mecmuat-ül Ahzab 3/134, başlık itibariyle aynendir. Fakat sonraki bölümlerde bazı değişik
lafızları vardır.
Zabıt şekli: Aynendir.
Meâli: "Ey Allah'ım! Semavatta hiç bir deveran ve hareket ve yerlerde hiç bir tahavvülât, hareket ve
gizlilik yoktur ki, senin Vücub-u Vücuduna ve Vahdetine şehadet ve işaret etmesin!"
777- «Hayvanların ruhları baki kalacağını ve Hüdhüd-ü Süleymanî (A.S.)ve Nemli.. ve Naka-i Salih (A.S.) ve Kelb-i Ashab-ı Kefh gibi bazı efrad-ı mahsusa hem ruhu, hem cesediyle baki âleme gideceği ve her bir nev'in arasıra istimâl için bir tek cesedi bulunacağı rivayet-i sahihadan anlaşılmakla beraber...»
Risalede yeri: Şuâlar sh: 55; El-Mesneviy-ül Arabî sh: 412; Tercüme Mesnevî (Abdülkadir) sh: 538
Me'hazler: Bu mes'elede üç tane husus vardır. Biri: Hayvanların ruhlarının baki kalması... İkincisi:
Bazı mahsus ferdlerin ruh ve cesedleriyle beraber baki kalıp, Cennet'e girecekleri... Üçüncüsü de: Her bir
nev'-i hayvanın -o nev' adına- bir tek cesedleri baki âlemde bulunacağıdır.
1- Hayvanların ruhları baki kalıp mahşer gününde haklarını alacaklarına dair hadîs-i şerifler pek
çoktur. 761 numaradaki me'hazler bu mes'elenin de me'hazleridir. Hususî şekilde bunu ifade eden
me'hazlerden Müsned-i Firdevs 5/476'ya bakılabilir.
2- Hayvanlardan bazı hususî ferdlerin ruh ve cesedleriyle birlikte baki kalıp cennete gideceklerine dair
me'hazlerden birisi Tefsir-i Ruh-ul Beyan - Burusevî 5/95 ve 226'da; Büyük Müfessir Mukatil'in "Mişkât
ül Envar" eserinden naklen: "Hayvanlardan on tanesi, mü'min insanlarla beraber ve hepsi de koç suretine girerek Cennet'e gireceklerdir. Bunlar: Naka-i Salih (A.S.), İcl-i İbrahim (A.S.), Kebş-i İsmail (A.S.),
Bakara-i Musa (A.S.), Hut-u Yunus (A.S.), Himar-ı Üzeyr (A.S.), Neml-i Süleyman (A.S.), Hüdhüd-ü
Belkıs, Kelb-i Ashab-ı Kefh ve bir de Naka-i Resulullah'tır (A.S.M.), diye kaydetmiştir.
Tefsir-i Kurtubî 1/372'de: Hazret-i Enes (A.S.) Ashab-ı Kehf ve onlara kelblerinin refakati sebebiyle
beraberlerinde Cennet'e girecek olan köpekleri hakkında demiş ki: "Bu mes'ele, bütün mü'minlere de
teşmil edilebilir ki, bizim her ne kadar kusur ve noksanlarımız varsa da; biz Resulullah (A.S.M.) ve
Ashabıyla beraber bulunduk, onları sevdik. Ümidimiz odur ki; bir hayvan olan Ashab-ı Kehf'in kelbi, iyi
insanları sevdiği için, onun adı Kur'an'da Ashab-ı Kefh'in isimleri ile beraber zikredildi. Bizim de
inşâallah Resulullah ve Ashabına karşı olan muhabbetimiz de boşa gitmeyecektir."
3- Hayvanattan her bir nev'in bir tek cesedi bulunacağı hakkındaki mes'ele ise, aynı metniyle
hadîslerde bulunamadı. Yani biz bulamadık. Şâyet bu mes'ele hiç bir hadîs-i şerifte ne mânası, ne de
medlûlüyle bulunmasa bile, Bediüzzaman'ın hususî bir keşfidir denilebilir. Çünki o demiş: "Hikmet ve
hakikat, hem rahmet ve rububiyyet öyle iktiza ederler." Öyle ise, Kur'an'ın ve hadîslerin umumî müşterek
mânalarından ve bir de kâinattaki hikmet-i İlahiyeden ve rahmet ve rububiyetinin cereyan tarzından bu
mânayı fehmetmiştir denilebilir.
778- ve teşehhüdün mübarek kelimatı Mi'rac gecesinde, Cenab-ı Hak ile Resulü'nün bir
mükâlemeleri olduğu...
Risalede yeri: Şuâlar sh: 92, 641 ve 642; Nur Âleminin Bir Anahtarı kitabının bir çok yerlerinde...
Me'hazler: İmam-ı A'zam'ın aldığı, İbn-i Mes'ud (R.A.) rivayetinden başka, hemen hemen sair bütün
rivayetlerde ... kelimeleri Hazret-i Üstad'ın kaydettiği tarzdadır. Bu husustaki me'hazler şöyledir:
El-Feth-ür Rabbanî Şerh-i Müsned 4/8-11 ve 24; Cem'-ül Fevaid 1/216 Sahih-i Müslim ve Ashab-ı
Sünen'den nakil; Sahih-i Müslim 1/302; Mişkât-ül Masabih hadîs no: 910; İmam-ı Şafiî (R.A.) âyetinin
işaretine binaen tarzıyla vürûd etmiş hadîslerin daha kuvvetli olduğuna hükmetmiştir; Mu'cem-üt
Taberanî El-Kebir 11/10997, 11960, 11406 ve hâkeza bütün me'hazler...
Et-Tahiyyat'ın Mi'rac gecesinde Resul-i Ekrem (A.S.M.) ile Cenab-ı Hak arasında konuşulduğuna dair
bir kısım me'hazler ise şöyledir: Tefsir-i Ruh-ul Beyan - Burusevî 5/121 ve 7/477 İsmail Hakkı Hazretleri
bunu İmam-ı Şa'ranî'den naklen kaydetmiştir.
Nasılki bu hâdisenin bir benzeri de, Hazret-i İbrahim'in (A.S.) İsmail'in (A.S.) zebhetme teşebbüsü
hâdisesinde, âyetinin tefsirinde bazı müfessirler; meselâ, Tefsir-i Hazın kenarındaki Medarik-üt Tenzil
- Nesefî 4/23; Tefsir-i Ruh-ul Beyan 7/477'de; "İbrahim (A.S.) birden gördü ki; Cebrail (A.S.) elindeki bir
koç ile yanında hâzırdır ve ona dedi: "Bu koç, oğlun İsmail'in fidyesidir. Onun yerine bunu kes!" Bunu
gören ve duyan Hazret-i İbrahim sürûr ve ferahından bağırarak dedi. İsmail (A.S.) da dedi. Cebrail
(A.S.) ise dedi.. Ve bundan dolayı bu mübarek kelâm, sünnet olarak bakî kaldı." Aynı bu mânaya yakın
bir ifade dahi, Şeyh Ebu-l Kasım-ı Kuşeyrî'den nakledilmiştir.
Ses Yok
English
العربية
Pyccĸий
français
Deutsch
Español
italiano
中文
日本語
Қазақ
Кыргыз
o'zbek
azərbaycan
Türkmence
فارسى