Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 354
(1-445)
783- «Çok emarelerin ve vâkıaların ve keşfiyatın şehadetiyle; cin ve melek ve ruhanîlerin dahi
(Kur'an'ın) tilaveti vaktinde pervane gibi hakperestâne etrafında toplanması...»
Risalede yeri: Şuâlar sh: 137
Me'hazler: Sahih-i Buharî 6/234; Müstedrek-ül Hâkim 1/553 ve 554, İmam-ı Zehebî hadîsin sıhhatini
ikrar etmiştir.
Zabıt şekli: Buharî'nin hadîsi: Useyd bin Hudayr'den rivayet edilerek uzun bir hadîs vardır, hülâsası
şöyledir: Adı geçen sahabî geceleyin Bakara Sûresi'ni okuyormuş. Atı da yanında bağlı duruyor... Okurken
birden bire atı kişniyerek hoplamış. Kendisi o arada Kur'an'ı kesmiş, at da durmuş. Üç kere öyle olmuş.
Sabahleyin hâdiseyi Resul-i Ekrem'e (A.S.M.) hikâye etmiş, ayrıca demiş ki: "O hâdisede, ben bir ara
başımı göklere doğru çevirdim, gördüm ki; bir bulut parçası, içinde de lüksler gibi parlıyan şeyler vardı.
Yavaş yavaş o bulut kümesi uzaklaşıp kayboldu."
Resul-i Ekrem ferman etmiş ki: "Onun ne olduğunu biliyor musun?" O demiş: "Yok."
Resul-i Ekrem (A.S.M.) demiş: "O şey, melâikeler idi. Senin sesine, Kur'an okumama gelmişlerdi.
Eğer okumaya devam etseydin, belki onları başka insanlar da görebilecekti..."
784- «Bakiyat-ı salihat ünvanını taşıyan:
Risalede yeri: Şuâlar sh: 233
Me'hazler: Sahih-i İbn-i Hibban 2/102 hadîs no: 2332; Müstedrek-ül Hâkim 1/512; Cem'-ül Fevaid
1/231; İhya-u Ulûm-id Din 1/299; El-Feth-ül Kebir 1/181; Mecma-uz Zevaid 1/87 ve 93; Bülûğ-ul Meram
sh: 282; El-Kâmil Fid-Duafa' - İbn-i Ady 2/768
Zabıt şekli: ..
Meâli: "Bakiyat-ı salihat olan 'ı çokça okuyunuz."
785- «Umumun lisanında gezen bu gelen darb-ı mesel ders verip der: "Kimin için Allah var, ona her
şey var.. ve kimin için yoksa, her şey ona yoktur, hiçtir"»
Risalede yeri: Şuâlar sh: 254
Me'hazler: (Not: Hazret-i Üstad Mesnevî-i Arabî'de bu sözün Arapça metnindeki ibaresini şöyle
kaydeder: Yani: Kim ki Allah için ise ve Allah yolunda ise, Allah onunladır ve onun içindir. Yine
Mesnevî'de:
Yani: Kim ki kendini Allah'a verse, Allah yolunda hareket etse, her şey onun olur. Eğer Allah için
olmasa ve başka yolda yürüse, her şey onun aleyhinde olur.)
Bu sözler için Hazret-i Üstad hadîstir dememiş. Birisi için darb-ı mesel diye kaydetmiş. Amma âyette
Meâli: "Kim Allah'a hakkıyla tevekkül ederse, Allah ona herşeye bedel kâfidir." Ve bu mânayı ifade
eden daha bir çok âyet ve hadîsler vardır. Onun için me'haz vermeye gerek duymadık.
786- «Cennet bütün vücud âlemlerinin mahsulâtını taşıyor ve dünyanın yetiştirdiği tohumları bâkiyane
sünbüllendiriyor....Cehennem dahi, hadsiz dehşetli adem ve hiçlik âlemlerinin çok elîm neticelerini göstermek için, o adem mahsulâtlarını kavuruyor.. ve o dehşetli Cehennem fabrikası sair vazifeleri içinde, âlem-i vücud kâinatını, âlem-i adem pisliklerinden temizlettiriyor.»
Risalede yeri: Şuâlar sh: 259 ve daha Nur'larda aynı mânaya dair hükümler varsa...
Me'hazler: Ez-Zühd - İbn-ül Mübarek 1/192
Zabıt şekli:
Meâli: "Kıyamet gününde dünya getirilir, içinde Allah için olan işler ayrıldıktan sonra, diğer kısımları
Cehennem'e atılır."
787- (Münker ve Nekir) «Hem, meleklere iman meyvesinden bir cüz'ü ve Münker ve Nekir'e ait bir
nümûnesi... Sarf ve Nahiv ilmini okuyan bir medrese talebesinin vefat edip, kabirde Münker ve Nekir'in
"Men Rabbüke?" "Senin Rabbin kimdir?" diye suallerine karşı...»
(Bu hadîs, yani Münker ve Nekir melekleri hakkındaki hadîs, mütevatirdir. Bak Nazm-ül Mütenasir
Fil-Hadîs-il Mütevatir sh: 82)
Risalede yeri: Şuâlar sh: 259 ve 329
Me'hazler: Sahih-i Buharî 2/123; Sahih-i Müslim 4/2201; İbn-i Hibban 5/47 ve 48; Ez-Zühd - İbn-ül
Mübarek 1/477; Şerh-üs Sünne - Begavî 5/416; Cem'-ül Fevaid 1/367 ve 370; İhya-u Ulûm-id Din 1/92;
Müsned-ül Firdevs 5/509; Züher-ül Firdevs 4/395; Ebu Davud Sünnet:24; Müsned-i Ahmed 3/126, 234 ve
4/287, 294 ve 6/63, 139 ve 140; El-Feth-ül Kebir 1/60, 140 ve 311; Et-Tergib Vet-Terhib 4/360; Eş-Şerîa
Acürrî sh: 260 ve 371; Müsned-i Halife bin Hayyat sh: 14; Şuab-ül İman - Beyhakî 2/321
Zabıt şekli: (Bu me'hazler, mutlak Münker ve Nekir ve kabirdeki sualleri hakkındadır. Yoksa bir ehl-i
keşfin müşahedesiyle tesbit olunan talebenin meleklere karşı münazarası değildir.)
Meâli: "Bir kul, kabrine konulduğu ve arkadaşları onu orada bırakıp geri döndükleri zaman, kabre
konulan ölü, arkadaşlarının ayakkabılarının seslerini bile işitmektedir. İşte vaktaki, onun arkadaşları onu
kabirde bırakıp evlerine dönerler, ona iki melek gelir. Onu alıp oturturlar ve ona derler: "Sen dünyada
iken, neye ibadet ediyordun?" Eğer Allah'ın hidayetine mazhar bir kul ise, der ki: "Ben Allah'a ibadet
ediyordum" ... Ve diğer sual ve cevabları...
Ses Yok