Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 383
(1-445)
929- «Âlem-i misal, âlem-i ervahla âlem-i şehadet ortasında bir berzahtır. Her ikisine birer vecihle
benzer. Bir yüzü ona bakar, bir yüzü de diğerine bakar.»
Risalede yeri: Barla Lâhikası sh: 345; ve daha Nur'un bu mânaya dair sair yerleri...
Me'hazler: Ez-Zühd - İbn-ül Mübarek 1/144; Nehc-ül Belâga - İmam-ı Ali sh: 809; El-Havî Lil-Fetavî
- Suyutî 2/360 ve 485; El-İşa'a Li-Eşrat-is Sâ'a sh:131 ve 159
Zabıt şekilleri: İmam-ı Ali'nin sözü:
Meâli: "Berzah âlemi, dünya ve âhiret ortasında bir âlemdir."
Diğer me'hazlerde ise, hem berzah hem de misal âlemlerinin genişçe izahları vardır.
930- « âyetine dair sualinize şimdi cevab vermeye vaktim müsaid değil, sıhhatini bilmiyorum. Fakat
rivayet ediliyor ki; Resul-i Ekrem (A.S.M.) ferman etmiş ki: "Oğlan çocuğunu seviniz!.." Demişler:
"Kızları ne için istisna ettin?" Ferman etmiş ki: "Kızlar kendi kendini sevdirirler. Onlar fıtraten
sevimlidirler."»
Risalede yeri: Barla Lâhikası sh: 346
Me'hazler: El-Fetavi-l Hadîsiyye - Heysemî sh: 115; El-Havî Lil-Fetavî - Suyutî 2/88; Keşf-ül Hafâ
Aclunî 1/54
Zabıt şekli:
Meâli: Hazret-i Üstadın yazdığının aynısıdır.
Hadîs, muhaddislerce merfu' bir senedinin bulunamadığından söz edilmiştir. Ancak hadîs olarak
muhafaza edilip gelmiştir.
:KASTAMONU LÂHİKASI ZÂİD HADÎSLERİ
931- Âhirzamanda bir şahsın hataları büyüyor, o adama münhasır kalmıyor.
Risalede yeri: Kastamonu Lâhikası sh: 71-72 ve daha Nur'un sair yerlerinde aynı mâna varsa...
Me'hazler: El-Ezkâr - Nevevî sh: 296 Tirmizî, Muvatta-ı İmam-ı Mâlik ve İbn-i Mace'den nakil; El
Feth-ül Kebir 1/301 İmam-ı Mâlik, İbn-i Hanbel, İbn-i Mace, Hilyet-ül Evliya ve İmam-ı Hâkim'den
nakil...
Zabıt şekli:
Meâli (Sadece son kısmının kısaca bir meâlidir): "Kişi, Allah'ın gazabını celbeden bir kelimeyle
konuşur ki, o kelimenin nereye varacağını ve ne kadar büyük bir günah olduğunu düşünüp bilemez.
Allah-u Teâlâ da, o kelimeden doğan günah ve sahatı, tâ Allah'ına mülâki oluncaya kadar o adamın
defterine kaydeder."
Hazret-i Üstad, "Âhirzamanda bir şahsın..." diye ifade etmiş. Hadîste ise, mutlak olarak beyan etmiştir.
Bununla beraber Hazret-i Üstad'ın o hükmünün altındaki izahında; âhirzamandaki radyolar, televizyonlar
ve gazeteler vasıtasıyla, o günah veya söz bir iken, pek çok büyümekte ve yayılıp çoğalmakta olduğunu
kaydetmiştir.
932- Günahkâr zâlim insanlardan, hattâ denizin dibindeki balıklar dahi şikâyet ederler ki: "Bizim
rahatımızı selbediyorlar."
Risalede yeri: Kastamonu Lâhikası sh: 75; Emirdağ-I sh: 33
Me'hazler: Et-Tergib Vet-Terhib 1/281 ve 3/314; Tefsir-i İbn-i Kesir 3/480; Kitab-ün Nihaye Evi-l
Melâhim - İbn-i Kesir 1/20; Mirkat-ül Mefatih, Şerh-i Mişkât-ül Masabih - Aliyy-ül Karî 4/674; Hayat-ül
Hayavan-ül Kübra 1/381
Zabıt şekli: (Not: Denizin dibindeki balıklar, zâlim insanlardan Allah'a şikâyetleri hakkında olarak
değil, amma hakikî ülema hakkında gelen bir sahih hadîs-i şerifin sonunda şöyle yazılıdır:
Diğer me'hazlerde bir hadîs nümûnesi de şöyle:
Meâlleri: "...O ise gökteki kuşlar ve denizdeki balıklar ve yeryüzündeki hayvanlar, o hakiki ülemaya
rahmet okurlar..."
İkinci hadîsin meâli: "Benî-Âdem'in günahı yüzünden bazan olur ki, yuva ve deliğindeki yavrucukları
dahi azab çekerler."
Başka bir hadîs meâli: "Zâlimlerin zulmünden hatta Hubarî kuşu bile yuvasından açlıktan ölür."
933- Namazdan sonraki tesbihat, Tarikat-ı Muhammediye'dir (A.S.M.)...
Risalede yeri: Kastamonu Lâhikası sh: 103
Me'hazler ve bir izah: Hazret-i Üstad'ın namaz tesbihatı hususundaki bu rasihâne hükmü, hadîs-i
şeriflerin asıllarına dayandığı gibi, son derece mutabık, hak ve doğrudur. Zira, hadîs kitaplarını mütâlaa
etmiş olanların mâlumlarıdır ki; Resul-i Ekrem (A.S.M.) namazların arkasında yapılan Tesbih, Tahmid,
Tekbir ve Tehlilleri; sair umumî mes'eleler ve ibadetler gibi umuma teşmil sûretiyle değil, belki hususî
bazı zâtlara ve hususî şekilde tâlim edip ders vermiş. Bunlardan da ekseriya kadınlara daha çok teveccüh
eden tarafı vardır. Tevatür derecesinde meşhur olarak, bu tesbihatları bir çok insanlara hususî şeklide ders verdiği halde, Şeriatte bu hususîlik nazara alındığı için, umum hakkında müstehab makamında
sayılmıştır.
Bir kısım me'hazler: Türkçe Tercüme Buharî hadîs no: 1498; Sahih-i Müslim 1/417; Sahih-i İbn-i
Hibban 2/103; Ez-Zühd - İbn-ül Mübarek 1/406-407; Müstedrek-ül Hâkim 1/547; Cem'-ül Fevaid 2/265 ve
632
Zabıt şekli: Sadece bir hadîs-i şerifin bir bölümüdür:
Meâli: Muhacire olan Yesire ismindeki hanım sahabiyenin rivayetiyle, Resul-i Ekrem (A.S.M.) ona
emretmiş ki: "Sizler tesbih ve tehlil ve takdis ve tahmidi otuzüçer kere yapınız ve bunları yaparken
parmaklarınızla sayınız!.."
Ses Yok