Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 411
(1-445)
GİRİŞ
EBCED VE CİFİR İLMİ MES'ELELERİ
Cifir ve Ebced ilmi, Risale-i Nur'un az bazı yerlerinde maksud-u bizzat olarak değil, bir âlet ve bir
vasıta olarak isti'mal edilmiş ve bulunmuştur. Bu ilmin gaybî, sırrî ve hattâ edebî bir istihrac âleti ve
vasıtası olduğu, ehli olan ülema arasında mütearife bir hakikat halini almıştır. Bu ilmi esasıyla bilmeyen,
içine girmeyen, dışarıdan ve uzaktan ona itiraz eden bir takım ülemalar da bulunmuş ve bulunabilir. Bir
âlimin bu ilmi kabul etmemesi, dinî ve akidevî bakımdan bir günah, bir mahzuru olmadığı gibi; içine
girip, onunla meşgul olmayı abes ve boş birşey sayması dahi normal sayılabilir. Ancak içine girip tahkik
yapmadan, mahiyet ve asliyetini iyice öğrenmeden, ona karşı bir nevi ecnebî kaldığı halde, kökten i'tiraz
edip reddetmesi ise, en azından bir cehalettir. Çünki: "İnsan bilmediğine düşmandır" hakikat ve kaidesi
altına girmiş olur.
Şimdi bu ilmin, bazı İslâm âlimleri arasında hususî şekilde mütedavil ve meşhur ve medar-ı istihrac
olduğu halde; öbür tarafta bir kısım ülemanın red ve itirazına hedef olmasıyla, hakikat ve mahiyeti nedir?
diye bir araştırma yapacağız.. ve onun etrafında bulunabilen bir kaç istifhamlı sualleri cevablandırmaya
çalışmakla mahiyetine bakacağız:
Birinci Sual: Ebced nedir, Cifir Nedir?...
İkinci Sual: Bu ilmin esası nereden gelmiş? Kur'an'ın ve menba-i Risaletin
öz kaynağından mı? Yoksa hâriçten midir?...
Üçüncü Sual: Kur'an-ı Hakîm'de bu ilme dair herhangi bir delâlet ve işaret var mıdır?...
Dördüncü Sual: Peygamber'in (A.S.M.) hadîslerinde ona dair herhangi bir ifade ve beyan var mıdır?...
Beşinci Sual: Hadîs-i şeriflerde ona dair ifadeler varsa, ona teşvik mi, yoksa red ve tenzir tarzında
mıdır?...
Altıncı Sual: Sahabe veya Tabiîn'den bu ilimle uğraşan olmuş mudur?...
Yedinci Sual: Sahabe ve Tabiîn'den sonra, hangi sınıf âlimler onunla uğraşmıştır?...
Dokuzuncu Sual: Bu ilimle meşgul olmu olan âlimler, onu nasıl, nerede ve ne için kullanılmışlardır?...
Onuncu Sual: Bu ilmin âletliği ve vasıtasıyla istihrac edilen gaybî sırlar, tekellüfü bir sun'ililkle mi,
yoksa ilhamlı ve ihtarlı bir hal ile midir?...
Onbirinci Sual: Esrar-ı huruf tabir edilen Tılsım ve Havas ilmiyle, Cifir ve Ebced ilmi aynı mıdır?
Ayrı ayrı mıdırlar?...
Onikinci Sual: Bu ilim, İslâm'ın akidesi ve zarurî ilimlerine dâhil midir, değil midir?...
İşte tahmin ediyoruz ki; bu suallerin cevabları delilli ve ispatlı olarak verildikten sonra, hakikat
meydana çıkacaktır. Hem eğer suallerin cevablarında, onu menfice reddeden bir durum meydana
çıkmazsa, o zaman Cifir ve Ebced bir derece makbul olan ilimlerden de sayılabilir. Hiç olmazsa, merdud
ile makbul arasında kalan, mübah bir ilim olur. Şâyet kabul yüzü gösteren emare ve işaretler onun lehinde
tezahür ederse, o durumda reddedilmesi mümkün olmayan, makbul amma hususî bir ilim hâlini almış
olur.
TENBİH: Cifir ve Ebced ilmi hususunda yapacağımız bu araştırma, herkesi ona davet etmek için
değildir. Zaten böyle bir davetin ne icabı ve ne de imkânı vardır. Zira bu ilim hususîdir. Hassas ve ferasetli
ve te'vil ilmine âşina ve mazhar bazı zâtların onunla hâs olarak bazı istihracları yapmaya mahsus sırlı bir
ilimdir. Amma araştırmamız inşâallah bazı kimselerin, bilmedikleri halde müstebidane ilimfuruşluk
yaparak, boş yere olan itirazlarını onlara döndürüp ağızlarında bırakacak ümidindeyim.
Bununla beraber itirazlar, tenkidler bitmeyebilir. Amma o itirazlar ve tenkidlerin gerçek bir asıldan gelip gelmediği hususunda, araştırmamız bir ölçü olacağını da ümid ediyorum.
Tevfik ve hidayeti Allah'tan istiyoruz.
EBCED VE CİFİR İLMİ MES'ELELERİ
Cifir ve Ebced ilmi, Risale-i Nur'un az bazı yerlerinde maksud-u bizzat olarak değil, bir âlet ve bir
vasıta olarak isti'mal edilmiş ve bulunmuştur. Bu ilmin gaybî, sırrî ve hattâ edebî bir istihrac âleti ve
vasıtası olduğu, ehli olan ülema arasında mütearife bir hakikat halini almıştır. Bu ilmi esasıyla bilmeyen,
içine girmeyen, dışarıdan ve uzaktan ona itiraz eden bir takım ülemalar da bulunmuş ve bulunabilir. Bir
âlimin bu ilmi kabul etmemesi, dinî ve akidevî bakımdan bir günah, bir mahzuru olmadığı gibi; içine
girip, onunla meşgul olmayı abes ve boş birşey sayması dahi normal sayılabilir. Ancak içine girip tahkik
yapmadan, mahiyet ve asliyetini iyice öğrenmeden, ona karşı bir nevi ecnebî kaldığı halde, kökten i'tiraz
edip reddetmesi ise, en azından bir cehalettir. Çünki: "İnsan bilmediğine düşmandır" hakikat ve kaidesi
altına girmiş olur.
Şimdi bu ilmin, bazı İslâm âlimleri arasında hususî şekilde mütedavil ve meşhur ve medar-ı istihrac
olduğu halde; öbür tarafta bir kısım ülemanın red ve itirazına hedef olmasıyla, hakikat ve mahiyeti nedir?
diye bir araştırma yapacağız.. ve onun etrafında bulunabilen bir kaç istifhamlı sualleri cevablandırmaya
çalışmakla mahiyetine bakacağız:
Birinci Sual: Ebced nedir, Cifir Nedir?...
İkinci Sual: Bu ilmin esası nereden gelmiş? Kur'an'ın ve menba-i Risaletin
öz kaynağından mı? Yoksa hâriçten midir?...
Üçüncü Sual: Kur'an-ı Hakîm'de bu ilme dair herhangi bir delâlet ve işaret var mıdır?...
Dördüncü Sual: Peygamber'in (A.S.M.) hadîslerinde ona dair herhangi bir ifade ve beyan var mıdır?...
Beşinci Sual: Hadîs-i şeriflerde ona dair ifadeler varsa, ona teşvik mi, yoksa red ve tenzir tarzında
mıdır?...
Altıncı Sual: Sahabe veya Tabiîn'den bu ilimle uğraşan olmuş mudur?...
Yedinci Sual: Sahabe ve Tabiîn'den sonra, hangi sınıf âlimler onunla uğraşmıştır?...
Dokuzuncu Sual: Bu ilimle meşgul olmu olan âlimler, onu nasıl, nerede ve ne için kullanılmışlardır?...
Onuncu Sual: Bu ilmin âletliği ve vasıtasıyla istihrac edilen gaybî sırlar, tekellüfü bir sun'ililkle mi,
yoksa ilhamlı ve ihtarlı bir hal ile midir?...
Onbirinci Sual: Esrar-ı huruf tabir edilen Tılsım ve Havas ilmiyle, Cifir ve Ebced ilmi aynı mıdır?
Ayrı ayrı mıdırlar?...
Onikinci Sual: Bu ilim, İslâm'ın akidesi ve zarurî ilimlerine dâhil midir, değil midir?...
İşte tahmin ediyoruz ki; bu suallerin cevabları delilli ve ispatlı olarak verildikten sonra, hakikat
meydana çıkacaktır. Hem eğer suallerin cevablarında, onu menfice reddeden bir durum meydana
çıkmazsa, o zaman Cifir ve Ebced bir derece makbul olan ilimlerden de sayılabilir. Hiç olmazsa, merdud
ile makbul arasında kalan, mübah bir ilim olur. Şâyet kabul yüzü gösteren emare ve işaretler onun lehinde
tezahür ederse, o durumda reddedilmesi mümkün olmayan, makbul amma hususî bir ilim hâlini almış
olur.
TENBİH: Cifir ve Ebced ilmi hususunda yapacağımız bu araştırma, herkesi ona davet etmek için
değildir. Zaten böyle bir davetin ne icabı ve ne de imkânı vardır. Zira bu ilim hususîdir. Hassas ve ferasetli
ve te'vil ilmine âşina ve mazhar bazı zâtların onunla hâs olarak bazı istihracları yapmaya mahsus sırlı bir
ilimdir. Amma araştırmamız inşâallah bazı kimselerin, bilmedikleri halde müstebidane ilimfuruşluk
yaparak, boş yere olan itirazlarını onlara döndürüp ağızlarında bırakacak ümidindeyim.
Bununla beraber itirazlar, tenkidler bitmeyebilir. Amma o itirazlar ve tenkidlerin gerçek bir asıldan gelip gelmediği hususunda, araştırmamız bir ölçü olacağını da ümid ediyorum.
Tevfik ve hidayeti Allah'tan istiyoruz.
Ses Yok
English
العربية
Pyccĸий
français
Deutsch
Español
italiano
中文
日本語
Қазақ
Кыргыз
o'zbek
azərbaycan
Türkmence
فارسى