Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 334
(1-445)
Bir Hâşiye: Burada hatıra gelen bir şeyi kaydetmek istedim. Şöyle ki:
Şimdiye kadar gelmiş geçmiş onüç tane müttefekun aleyh müceddidlerden üçü, -kesin bilinenler
olarak- Ekrad Kavmindendir. Birisi, meşhur hadîs hâfızı ve İlm-i Hadîs'te bihakkın Mısır diyarında hadîs
ilmini ihya ve tecdid eden Hâfız Zeyneddin-i Irakî; ikincisi: Elli milyon insanın iktida ettiği ve tâbi'
olduğu meşhur Mevlâna Hâlid-i Bağdadî, üçüncüsü de bu asırda, iman ve akidede yaptığı tecdid hizmeti
dolayısıyla bütün dünyanın nazar-ı dikkatini üstüne çeken ve ilmini dost ve düşmana kabul ettiren Hazret
i Üstad Bediüzzaman Said-i Nursî'dir. Bîçare Kürd Kavmini hakir gören ve beğenmeyenlerin dikkatini çekmek için, bu iki-üç kelimelik hâşiye buraya kaydedildi.
678- Risalede yeri: Osmanlıca Lem'alar sh: 179; Arabî İşârât-ül İ'caz sh: 40; Tercüme İşârât-ül İ'caz sh: 22;El-Mesneviy-ül Arabî sh: 218; Tercüme Mesnevî (Abdülkadir) sh: 235
Me'hazler: Bu dua, Peygamberimiz'den mervî olan hadîslerdeki me'sur bir dua olarak aynı metniyle
bulunamadı. Yani ben bulamadım. Ancak bu dua, hem Kur'an hem de hadîslerden iktibas edilmiş
mübarek bir duaya benzediği âşikârdır. Nasıl ki, Münebbihat-ı İbn-i Hacer sh: 26'da:
tarzında hadîsten bir parça ibare vardır.
679- Risalede yeri: Lem'alar sh: 47; Emirdağ-I sh: 76
Me'hazler: Hazret-i Üstad, bu söz için Onuncu Lem'a'da (Hadîstir veya rivayette vardır demeden) "
sırrınca dostların hataları..." diye kaydetmiş. Emirdağ-I Lâhikasında ise bu söz için "kaide" demiştir.
Aynı lafız ve metniyle hadîslerde bulunmadığı gibi, Hazret-i Üstad da ona hadîstir değil, kaidedir
demiş. Lâkin kaide ise, onun mânası âyet ve hadîslerden alınır.
İşte bu mânayı ifade eden bir âyet ile bir kaç hadîsin metin ve me'hazlerini vermek istiyoruz:
Âyet: Hadîsler: Et-Tac 5/21'de:
Ebu Davud'dan sened-i sahih ile nakil...
Yine Et-Tac aynı sahifede: ... Sahih-i Müslim'den nakil....
Et-Tergib Vet-Terhib - Menzerî 3/185'de:
gibi hadîsler....
İmam-ı Ali'nin sözleri: Nehc-ül Belâga - Tahkik-i Subhî Salih sh: 511'de: ; Emsal-i Hazret-i Ali
sh: 19'da ve daha bunlar gibi bir çok hadîs ve eserler vardır.
Meâlleri:
1- Âyet meâli: "Onun gibi senin Rabbin, şehir ve karyeleri zulüm ve tuğyana tam girdiklerinde, onları
yakaladığı zaman, tama olarak yakalar. Rabbinin muahezesi elîm ve şediddir."
2- Hadîsler: "Hiç bir günah yoktur ki; Cenab-ı Allah'ın âhirette onun karşılığını sakladığı gibi,
dünyada da sahibini musibet ve ukûbete dûçar etmesin. Bunlar umumî isyan ve tuğyan ve bir de sıla-i
rahmi kesmek bir günahlardır."
İkinci hadîsin meâli: "Cenab-ı Allah, muhakkak ki bu dünyada insanları azaba ve zulme ma'ruz
bırakanları azaba dûçar eder."
Üçüncü hadîsin meâli: "Cenab-ı Allah zâlime biraz mühlet verir, fakat yakaladığı zaman ise, onu hiç
depretmiyecek şekilde yakalar."
Hazret-i Ali'nin sözlerinin meâlleri: "Mazlumun âhirette ondan hakkını alacağı gün, bu dünyada
zâlimin mazluma çektirdiği işkence gününden çok şiddetlidir."
İkinci sözünün meâli: "Zâlimin ömrünün gölgesi, bu dünyada kısadır."
680- Risalede yeri: Lem'alar sh: 48; Âsâr-ı Bediiye sh: 155 ve daha Nur'un Lâhika mektubları ve
Müdafaaları gibi yerler...
Me'hazler: Sahih-i Müslim 4/2274; Ez-Zühd - İbn-ül Mübarek 1/211 ve 212 (iki tane ayrı ayrı hadîs);
Müstedrek-ül Hâkim 3/604 ve 4/315; Şerh-üs Sünne- Begavî 14/296, 297; Tirmizî kitab:34, bab: 16;
Tuhfet-ül Ahvezî 6/815; İbn-i Mace kitab:37, bab:3; Müsned-i Ahmed 2/197, 323, 389 ve 485; Cem'-ül
Fevaid 2/383; Ed-Dürer-ül Müntesire - Suyutî sh: 83 (bir çok kaynaklardan nakil); Feyz-ül Kadir - Menavî
hadîs no: 4275; Mecma-uz Zevaid 1/288 ve 289; El-Feth-ül Kebir 2/116 (iki tane hadîs); Mişkât-ül
Masabih hadîs no: 5158; Mevarid-üz Zam'an sh: 616; Ez-Zühd - İbn-i Hanbel sh: 37; Mu'cem-üt Taberanî
El-Kebir 6/6087; El-Müntehab -Abd bin Humeyd sh: 307; El-Kâmil Fid-Duafa' - İbn-i Ady 3/889
Zabıt şekli: Sahih-i Müslim'in hadîsi:
Meâli: Ebu Hüreyre'den (R.A.) rivayet. Demiş ki: Resul-i Ekrem (A.S.M.) ferman etti: "Bu dünya
mü'minin hapishanesi, kâfirin ise cennetidir."
Şimdiye kadar gelmiş geçmiş onüç tane müttefekun aleyh müceddidlerden üçü, -kesin bilinenler
olarak- Ekrad Kavmindendir. Birisi, meşhur hadîs hâfızı ve İlm-i Hadîs'te bihakkın Mısır diyarında hadîs
ilmini ihya ve tecdid eden Hâfız Zeyneddin-i Irakî; ikincisi: Elli milyon insanın iktida ettiği ve tâbi'
olduğu meşhur Mevlâna Hâlid-i Bağdadî, üçüncüsü de bu asırda, iman ve akidede yaptığı tecdid hizmeti
dolayısıyla bütün dünyanın nazar-ı dikkatini üstüne çeken ve ilmini dost ve düşmana kabul ettiren Hazret
i Üstad Bediüzzaman Said-i Nursî'dir. Bîçare Kürd Kavmini hakir gören ve beğenmeyenlerin dikkatini çekmek için, bu iki-üç kelimelik hâşiye buraya kaydedildi.
678- Risalede yeri: Osmanlıca Lem'alar sh: 179; Arabî İşârât-ül İ'caz sh: 40; Tercüme İşârât-ül İ'caz sh: 22;El-Mesneviy-ül Arabî sh: 218; Tercüme Mesnevî (Abdülkadir) sh: 235
Me'hazler: Bu dua, Peygamberimiz'den mervî olan hadîslerdeki me'sur bir dua olarak aynı metniyle
bulunamadı. Yani ben bulamadım. Ancak bu dua, hem Kur'an hem de hadîslerden iktibas edilmiş
mübarek bir duaya benzediği âşikârdır. Nasıl ki, Münebbihat-ı İbn-i Hacer sh: 26'da:
tarzında hadîsten bir parça ibare vardır.
679- Risalede yeri: Lem'alar sh: 47; Emirdağ-I sh: 76
Me'hazler: Hazret-i Üstad, bu söz için Onuncu Lem'a'da (Hadîstir veya rivayette vardır demeden) "
sırrınca dostların hataları..." diye kaydetmiş. Emirdağ-I Lâhikasında ise bu söz için "kaide" demiştir.
Aynı lafız ve metniyle hadîslerde bulunmadığı gibi, Hazret-i Üstad da ona hadîstir değil, kaidedir
demiş. Lâkin kaide ise, onun mânası âyet ve hadîslerden alınır.
İşte bu mânayı ifade eden bir âyet ile bir kaç hadîsin metin ve me'hazlerini vermek istiyoruz:
Âyet: Hadîsler: Et-Tac 5/21'de:
Ebu Davud'dan sened-i sahih ile nakil...
Yine Et-Tac aynı sahifede: ... Sahih-i Müslim'den nakil....
Et-Tergib Vet-Terhib - Menzerî 3/185'de:
gibi hadîsler....
İmam-ı Ali'nin sözleri: Nehc-ül Belâga - Tahkik-i Subhî Salih sh: 511'de: ; Emsal-i Hazret-i Ali
sh: 19'da ve daha bunlar gibi bir çok hadîs ve eserler vardır.
Meâlleri:
1- Âyet meâli: "Onun gibi senin Rabbin, şehir ve karyeleri zulüm ve tuğyana tam girdiklerinde, onları
yakaladığı zaman, tama olarak yakalar. Rabbinin muahezesi elîm ve şediddir."
2- Hadîsler: "Hiç bir günah yoktur ki; Cenab-ı Allah'ın âhirette onun karşılığını sakladığı gibi,
dünyada da sahibini musibet ve ukûbete dûçar etmesin. Bunlar umumî isyan ve tuğyan ve bir de sıla-i
rahmi kesmek bir günahlardır."
İkinci hadîsin meâli: "Cenab-ı Allah, muhakkak ki bu dünyada insanları azaba ve zulme ma'ruz
bırakanları azaba dûçar eder."
Üçüncü hadîsin meâli: "Cenab-ı Allah zâlime biraz mühlet verir, fakat yakaladığı zaman ise, onu hiç
depretmiyecek şekilde yakalar."
Hazret-i Ali'nin sözlerinin meâlleri: "Mazlumun âhirette ondan hakkını alacağı gün, bu dünyada
zâlimin mazluma çektirdiği işkence gününden çok şiddetlidir."
İkinci sözünün meâli: "Zâlimin ömrünün gölgesi, bu dünyada kısadır."
680- Risalede yeri: Lem'alar sh: 48; Âsâr-ı Bediiye sh: 155 ve daha Nur'un Lâhika mektubları ve
Müdafaaları gibi yerler...
Me'hazler: Sahih-i Müslim 4/2274; Ez-Zühd - İbn-ül Mübarek 1/211 ve 212 (iki tane ayrı ayrı hadîs);
Müstedrek-ül Hâkim 3/604 ve 4/315; Şerh-üs Sünne- Begavî 14/296, 297; Tirmizî kitab:34, bab: 16;
Tuhfet-ül Ahvezî 6/815; İbn-i Mace kitab:37, bab:3; Müsned-i Ahmed 2/197, 323, 389 ve 485; Cem'-ül
Fevaid 2/383; Ed-Dürer-ül Müntesire - Suyutî sh: 83 (bir çok kaynaklardan nakil); Feyz-ül Kadir - Menavî
hadîs no: 4275; Mecma-uz Zevaid 1/288 ve 289; El-Feth-ül Kebir 2/116 (iki tane hadîs); Mişkât-ül
Masabih hadîs no: 5158; Mevarid-üz Zam'an sh: 616; Ez-Zühd - İbn-i Hanbel sh: 37; Mu'cem-üt Taberanî
El-Kebir 6/6087; El-Müntehab -Abd bin Humeyd sh: 307; El-Kâmil Fid-Duafa' - İbn-i Ady 3/889
Zabıt şekli: Sahih-i Müslim'in hadîsi:
Meâli: Ebu Hüreyre'den (R.A.) rivayet. Demiş ki: Resul-i Ekrem (A.S.M.) ferman etti: "Bu dünya
mü'minin hapishanesi, kâfirin ise cennetidir."
Ses Yok
English
العربية
Pyccĸий
français
Deutsch
Español
italiano
中文
日本語
Қазақ
Кыргыз
o'zbek
azərbaycan
Türkmence
فارسى