Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 338
(1-445)
696- «Hadîsçe sabittir ki: Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) lihye-i saadetinden düşen saçlarının taneleri
mahduttur.... Lihye-i saadet, yalnız lihye-i şerifin saçlarından ibaret değil, belki re's-i mübarekinin, tıraş
oldukça; hiçbir şeyini kaybetmeyen Sahabeler, o nurlu ve mübarek ve daimî yaşayacak saçları muhafaza
etmişler. Onlar binlerdir.»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 106 (Onaltıncı Lem'anın Hâtimesi)
Me'hazler: Sahih-i Buharî kitab:4, bab: 33; Sahih-i Müslim hadîs no: 324, 326 ve 756; Ebu Davud
kitab: 11, bab:78; Tabakat-ı İbn-i Sa'd 1.k. 1/135; Müsned-i Ahmed 3/111, 133, 137, 146, 208, 210, 239,
256, 287 ve 4/42, 329, 330, Sîret-ü İbn-i Hişşam sh: 744, Cem'-ül Fevaid 2/442
Zabıt şekli: Bütün me'hazlerde, Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) mübarek sakalından ve başının saçlarından
hiç bir telinin zayi' olmadan muhafaza edildiği hakkında bir çok sahih rivayetler nakletmişlerdir. Bu
rivayetlerin mecmuu iki ana grupta toplanmaktadır. Birisi: Mübarek sakalının telleri.. İkincisi de: Başının
saçları hakkındadır. Bütün bu hadîsleri kaydetmek uzun olacak. Nümûne için sadece bir-iki hadîs tarzını
naklediyoruz:
1- Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) Mina'da traş olduğu zaman, sahabeler etrafına toplanmış ve bir tek saçını
elde etmek için kuyruklar oluşturmuş oldukları... Hz. Peygamber ise, saçından traş edilen tellerini bizzat
kendisi sahabelerine dağıttığı...
2- Sahabeler, Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) gerek sakal ve gerekse saç tellerine karşı gayet acib
ihtiramları, kitaplarda ehemmiyetle yazılıdır. Meselâ, Hazret-i Ebu Ubeyde İbn-ül Cerrah (R.A.) demiş:
"Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) bir tek saçının yanımda bulunması, benim için dünya ve mâfîhadan daha
sevgilidir."
697- «Zülyezen gibi "zû" kelimesiyle başlayan isimleri bulunduğundan, bu "Zülkarneyn" , İskender-i
Rumî değildir. Belki Yemen padişahlarından birisidir ki; Hazret-i İbrahim'in (A.S.) zamanında bulunmuş
ve Hazret-i Hızır'dan ders almış.»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 108
Me'hazler: (Not: Bütün Tefsirler, (Kehf Sûresi, âyet: 83) tefsirinde: Büyük İskender, yahut birinci
İskender diye meşhur olan zâtın Yemenli olup, Hazret-i İbrahim (A.S.) Kâ'be'yi bina ederken, gelip ona
ziyaret ettiğini ve İskender'in veziri de Hızır Aleyhisselâm olduğunu yazmışlardır. Tefsirlerde bu mes'ele
böylece meşhurdur. Bir çok me'haz vermeye gerek yoktur. Sadece bir me'haz verip geçeceğiz:
Tefsir-i İbn-i Kesir 3/89
698- « âyetinde, yalnız zükûret ve unûset keyfiyetine değil, belki o çocuğun acib istidad-ı hususîsi ve
istikbalde kesbedeceği vaziyetine medar olan mukadderat-ı hayatiyesinin mebadileri, hattâ simasındaki
gayet acib olan sikke-i Samediyyet muraddır ki; çocuğun o tarzda bilinmesi, ilm-i Allâm-ül Guyub'a
mahsustur.»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 111 ve daha Nur'un Lâhika mektubları gibi yerlerinde varsa...
Me'hazler: Sahih-i Müslim hadîs no: 2036, ceninin manevî sîması hakkında; El-Feth-ül Kebir 1/287;
Müşkil-ül Âsâr - Tahavî 3/278; Nehc-ül Belâga - İmam-ı Ali (R.A.) sh: 186
Zabıt şekli: Kütüb-ü Sitte'nin hepsinde mevcut olan ve müttefekun aleyh bulunan şu hadîs-i şerif:
İmam-ı Ali (R.A.) ise: âyetini tefsir sadedinde şöyle demiş: Meâlleri:
1- Hadîs meâli: "Cenab-ı Allah sizden birisinin hilkati hususunda şöyle irade eder ki: Annesinin
karnında evvelâ kırk gün nutfe halinde bulunur. Sonra o nutfe mudga, yani kan pıhtısı haline gelir. Sonra
da Cenab-ı Allah, "dört kelime ile o çocuğun durumunu kaydetsin" diye ona bir melek gönderir, o meleğe
emrolunur ki: Onun amelini ve rızkını ve ecelini ve şakî veya said olduğunu yaz!"
2- İmam-ı Ali'nin sözünün meâli: "Cenab-ı Allah, anne karnında bulunan ceninin erkeklik ve
dişiliğini, güzellik veya çirkinliğini, cömertlik veya bahilliğini ve said veya şakîliğini önceden
bilmektedir."
699- «Ey gafil Said! Bil ki: Şu âlemin fenâsından sonra sana refakat etmeyen.. ve bilhassa berzah
seferinde arkadaşlık etmeyen.. ve hususan kabir kapısına kadar seni teşyi' etmeyen...»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 113 ve daha Nur'un Mesnevî gibi yerlerinde de vardır.
Me'hazler: Ez-Zühd - İbn-ül Mübarek 1/224; Riyaz-üs Salihîn sh: 214
Zabıt şekli ve meâli: "Ölüyü kabrine kadar üç şey teşyi' eder, kabre kadar beraber giderler. Onun ameli
orada onun yanında kalır, ehil ve malı ise, geri döner gelirler."
700- Ey nefis! Sen «yalnız kıyametin kopacağından dehşet alıyorsun. Güya kıyametin kopmasına
kadar yaşayacaksın gibi, yalnız ondan korkuyorsun. Aklını başına al....Senin dünyanın direği ve ayinesi
ve merkezi, senin ömrün ve hayatındır....Her dadika senin başına yıkılacak ve senin kıyametin kopacak
bir vaziyettedir...»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 114 ve daha sair Nur'un Risalelerinde varsa...
Me'hazler: Müsned-ül Firdevs 1/284; İthaf-üs Sâdet - Zebidî 9/11, 10/380; Kenz-ül Ummal hadîs no:
42748, Suyutî ve Zebidî her ikisi de hadîsin İbn-i Lal'ın "Mekârim-ül Ahlâk" kitabından geldiğini
kaydetmişlerdir. Tefsir-i Ruh-ul Beyan - Burusevî 2/165 ve 3/293
Zabıt şekli:
Veyahut
Meâli: "Sizden biriniz öldüğü zaman, işte onun kıyameti de o zaman kopmuştur."
mahduttur.... Lihye-i saadet, yalnız lihye-i şerifin saçlarından ibaret değil, belki re's-i mübarekinin, tıraş
oldukça; hiçbir şeyini kaybetmeyen Sahabeler, o nurlu ve mübarek ve daimî yaşayacak saçları muhafaza
etmişler. Onlar binlerdir.»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 106 (Onaltıncı Lem'anın Hâtimesi)
Me'hazler: Sahih-i Buharî kitab:4, bab: 33; Sahih-i Müslim hadîs no: 324, 326 ve 756; Ebu Davud
kitab: 11, bab:78; Tabakat-ı İbn-i Sa'd 1.k. 1/135; Müsned-i Ahmed 3/111, 133, 137, 146, 208, 210, 239,
256, 287 ve 4/42, 329, 330, Sîret-ü İbn-i Hişşam sh: 744, Cem'-ül Fevaid 2/442
Zabıt şekli: Bütün me'hazlerde, Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) mübarek sakalından ve başının saçlarından
hiç bir telinin zayi' olmadan muhafaza edildiği hakkında bir çok sahih rivayetler nakletmişlerdir. Bu
rivayetlerin mecmuu iki ana grupta toplanmaktadır. Birisi: Mübarek sakalının telleri.. İkincisi de: Başının
saçları hakkındadır. Bütün bu hadîsleri kaydetmek uzun olacak. Nümûne için sadece bir-iki hadîs tarzını
naklediyoruz:
1- Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) Mina'da traş olduğu zaman, sahabeler etrafına toplanmış ve bir tek saçını
elde etmek için kuyruklar oluşturmuş oldukları... Hz. Peygamber ise, saçından traş edilen tellerini bizzat
kendisi sahabelerine dağıttığı...
2- Sahabeler, Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) gerek sakal ve gerekse saç tellerine karşı gayet acib
ihtiramları, kitaplarda ehemmiyetle yazılıdır. Meselâ, Hazret-i Ebu Ubeyde İbn-ül Cerrah (R.A.) demiş:
"Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) bir tek saçının yanımda bulunması, benim için dünya ve mâfîhadan daha
sevgilidir."
697- «Zülyezen gibi "zû" kelimesiyle başlayan isimleri bulunduğundan, bu "Zülkarneyn" , İskender-i
Rumî değildir. Belki Yemen padişahlarından birisidir ki; Hazret-i İbrahim'in (A.S.) zamanında bulunmuş
ve Hazret-i Hızır'dan ders almış.»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 108
Me'hazler: (Not: Bütün Tefsirler, (Kehf Sûresi, âyet: 83) tefsirinde: Büyük İskender, yahut birinci
İskender diye meşhur olan zâtın Yemenli olup, Hazret-i İbrahim (A.S.) Kâ'be'yi bina ederken, gelip ona
ziyaret ettiğini ve İskender'in veziri de Hızır Aleyhisselâm olduğunu yazmışlardır. Tefsirlerde bu mes'ele
böylece meşhurdur. Bir çok me'haz vermeye gerek yoktur. Sadece bir me'haz verip geçeceğiz:
Tefsir-i İbn-i Kesir 3/89
698- « âyetinde, yalnız zükûret ve unûset keyfiyetine değil, belki o çocuğun acib istidad-ı hususîsi ve
istikbalde kesbedeceği vaziyetine medar olan mukadderat-ı hayatiyesinin mebadileri, hattâ simasındaki
gayet acib olan sikke-i Samediyyet muraddır ki; çocuğun o tarzda bilinmesi, ilm-i Allâm-ül Guyub'a
mahsustur.»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 111 ve daha Nur'un Lâhika mektubları gibi yerlerinde varsa...
Me'hazler: Sahih-i Müslim hadîs no: 2036, ceninin manevî sîması hakkında; El-Feth-ül Kebir 1/287;
Müşkil-ül Âsâr - Tahavî 3/278; Nehc-ül Belâga - İmam-ı Ali (R.A.) sh: 186
Zabıt şekli: Kütüb-ü Sitte'nin hepsinde mevcut olan ve müttefekun aleyh bulunan şu hadîs-i şerif:
İmam-ı Ali (R.A.) ise: âyetini tefsir sadedinde şöyle demiş: Meâlleri:
1- Hadîs meâli: "Cenab-ı Allah sizden birisinin hilkati hususunda şöyle irade eder ki: Annesinin
karnında evvelâ kırk gün nutfe halinde bulunur. Sonra o nutfe mudga, yani kan pıhtısı haline gelir. Sonra
da Cenab-ı Allah, "dört kelime ile o çocuğun durumunu kaydetsin" diye ona bir melek gönderir, o meleğe
emrolunur ki: Onun amelini ve rızkını ve ecelini ve şakî veya said olduğunu yaz!"
2- İmam-ı Ali'nin sözünün meâli: "Cenab-ı Allah, anne karnında bulunan ceninin erkeklik ve
dişiliğini, güzellik veya çirkinliğini, cömertlik veya bahilliğini ve said veya şakîliğini önceden
bilmektedir."
699- «Ey gafil Said! Bil ki: Şu âlemin fenâsından sonra sana refakat etmeyen.. ve bilhassa berzah
seferinde arkadaşlık etmeyen.. ve hususan kabir kapısına kadar seni teşyi' etmeyen...»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 113 ve daha Nur'un Mesnevî gibi yerlerinde de vardır.
Me'hazler: Ez-Zühd - İbn-ül Mübarek 1/224; Riyaz-üs Salihîn sh: 214
Zabıt şekli ve meâli: "Ölüyü kabrine kadar üç şey teşyi' eder, kabre kadar beraber giderler. Onun ameli
orada onun yanında kalır, ehil ve malı ise, geri döner gelirler."
700- Ey nefis! Sen «yalnız kıyametin kopacağından dehşet alıyorsun. Güya kıyametin kopmasına
kadar yaşayacaksın gibi, yalnız ondan korkuyorsun. Aklını başına al....Senin dünyanın direği ve ayinesi
ve merkezi, senin ömrün ve hayatındır....Her dadika senin başına yıkılacak ve senin kıyametin kopacak
bir vaziyettedir...»
Risalede yeri: Lem'alar sh: 114 ve daha sair Nur'un Risalelerinde varsa...
Me'hazler: Müsned-ül Firdevs 1/284; İthaf-üs Sâdet - Zebidî 9/11, 10/380; Kenz-ül Ummal hadîs no:
42748, Suyutî ve Zebidî her ikisi de hadîsin İbn-i Lal'ın "Mekârim-ül Ahlâk" kitabından geldiğini
kaydetmişlerdir. Tefsir-i Ruh-ul Beyan - Burusevî 2/165 ve 3/293
Zabıt şekli:
Veyahut
Meâli: "Sizden biriniz öldüğü zaman, işte onun kıyameti de o zaman kopmuştur."
Ses Yok
English
العربية
Pyccĸий
français
Deutsch
Español
italiano
中文
日本語
Қазақ
Кыргыз
o'zbek
azərbaycan
Türkmence
فارسى