Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 377
(1-445)
897- «Peygamber'in Arap müşriklerinden muâhid ve halifleri vardı, beraber kavgaya giderlerdi.»
Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 437; Münazarat sh: 30
Me'hazler: Müşkil-ül Âsâr - Tahavî 3/236-242
Zabıt şekli: İmam-ı Tahavî bu mes'eleyi genişçe tahlil ettiği için, başka me'haz vermeye gerek
duymadık. Tahavî Hazretleri, bir çok sahih kaynaklardan rivayetler geliştirerek, şöyle hükme bağlamış ki:
Şimdi de kâfirlerden yardım istenebileceğini ve eğer bir müşrik kendiliğinden gelip müslümanlara yardım
etmek istese reddedilemiyeceğini, kabulünde bir beis olmadığını; amma müslümanlar, kendileri gidip,
müşrik kâfirlerden yardım istiyemiyeceklerini kaydetmiştir. Lâkin ehl-i kitaptan ise, yardım da
istenebileceğini, dostluk da kurulabileceğini kaydetmiştir.
898- «Faraza bazılarının altında büyük bir fenalıkları varsa da, hücum edilmemek gerektir. Zira çok
fenalık var ki, iyilik perdesi altında kaldıkça ve perde yırtılmadıkça, ondan tegafül edildikçe, mahdut ve
mahsur kaldığı gibi; sahibi de perde-i hicab ve haya altında ıslahına çalışır. Lâkin vaktaki perde yırtılsa,
haya atılır, hücum gösterilse, fenalık fena tevessü' eder.»
Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 441; Münazarat sh: 36; Emirdağ L.I sh: 108 ve daha Nur'un sair
yerlerinde bu mâna etrafında bulunabilen hükümler...
Me'hazler: Kenz-ül Ummal 3/71 ve 79 Taberanî-i Evsat'tan nakil; Beşyüz Hadîs - Ömer Nasuhî
Bilmen sh: 41 hadîs no: 60; El-Feth-ül Kebir 1/106; Feyz-ül Kadir 1/336 hadîs no: 581
Zabıt şekli:
Meâli (Hazret-i Üstad'ın genişçe mânasını yazdığı gibidir. Burada sadece metnin kısacık meâli
verilecektir:)
"Hatalar gizlendikçe ve gizli kaldıkça, sahibinden başka kimseye zararı olmaz. Lâkin o hatalar zâhire
çıkarıldıkça, o zaman değişmeden herkese zararı dokunur."
899- «Riyakârlık fiilî bir nevi yalancılıktır. Dalkavukluk ve tasannu' alçakça bir yalancılıktır. Nifak ve
münafıklık muzır bir yalancılıktır... Küfür bütün envaıyla kizbdir, yalancılıktır...»
Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 452; Hutbe-i Şamiye, Üçüncü Kelimesi sh: 45; İşarat-ül İ'caz sh: 82
Me'hazler: Müsned-ül Firdevs 3/314; Keşf-ül Hafâ 2/108 hadîs no: 1921; El-Kâmil Fid-Duafa' - İbn-i
Ady 6/2292
Zabıt şekli: yahut
Ve Hazret-i Ömer (R.A.) demiş: Ve Hazret-i Âişe (R.A.) demiş:
Meâlleri: "Yalancılık, münafıklığın kapılarından bir kapıdır." "Yalancılık, imana zıddır."
Hazret-i Ömer (R.A.) demiş: "Mü'min yalancı olamaz."
Hazret-i Âişe (R.A.) demiş: "Resulullah'ın Sahabelerine, yalandan daha çok nefret ettikleri bir şey
olamazdı."
900- Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 459; Münazarat sh: 69
Me'hazler: Türkçe Tercüme Buharî hadîs no: 13; Müsned-i Ebu Davud-u Tayalisî 1/24; Et-Tergib Vet
Terhib - Menzerî 2/479; Sahih-i Müslim 1/67; Sahih-i İbn-i Hibban 1/209; Ez-Zühd - İbn-ül Mübarek
1/236; Tirmizî kitab: 38, bab: 10; Nesaî kitap: 47, bab:2, 4; Müsned-i Ahmed 3/172, 174, 192, 200, 202,
207, 208, 213, 226, 227, 228 ve 230; El-Feth-ül Kebir 3/351; Tayalisî hadîs no: 2131
Zabıt şekli: Buharî, Müslim ve sair Kütüb-ü Sitte'nin hepsinde zabtı aynendir. Rivayetler, en çoğu
Hazret-i Enes bin Mâlik'tendir.
Meâli: Sizin biriniz hakikî mü'min olmaz. Tâ ki, kendi nefsi için sevip arzu ettiği şeyi, mü'min kardeşi
için de sevip istemedikçe."
901- (İki def'a tekrarlanmış.)
Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 460; Münazarat sh: 71; Saykal-ül İslâm sh: 239; Hutbe-i Şamiye sh:
44; Tercüme Mesnevî (Abdülkadir) sh: 356; Tarihçe-i Hayat sh: 95
Me'hazler: Keşf-ül Hafâ - Aclunî 2/196
Zabıt şekli: Hâfız Aclunî: "Bu söz, usûl-i Şeriat kaidelerinden âyetiyle hadîsinin mânalarından
muktebestir." demiş.
Âyetin Meâli: Elinizden geldiği kadar Allah'a karşı takvada bulununuz.
Hadîsin Meâli: "Senin elinden geldikçe, Allah'a karşı ittika'da bulun."
902- Ehven-üş şerreyn.. yahut, ehven-üş şerr hakikatı...
Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 462; Münazarat sh: 75; Emirdağ Lâhikası-II sh: 245
Me'hazler: (Not: Ehven-üş şerr veya ehven-üş şerreyn Risale-i Nur'un bir çok yerlerinde, bilhassa
lâhika mektuplarında bir kaç kere geçmektedir. Hem bu mes'ele, bir tek hadîsin öz metninin mânasıyla
değil, âyet ve hadîslerden alınmış bir kaide-i şeriattır.)
Hukuk-u İslâmiye ve Istılahat-ı Fıkhiye - Ömer Nasuhî Bilmen 1/263 ve 264
Zabıt şekli: veyahut:
veya: gibi tabirlerle Şeriatın bu kaidesi ifade edilmiştir.
Meâlleri: "Umumî bir zararın gelmemesi için, hususî bir zarar yüklenir ve iki mefsedet, yani fesatlık
beraber gelip çatarsa, onun hafifi kabul edilir ki, büyüğü gelmesin."
Ve: "Eğer iki şer beraber gelse, onun ehveni hangisi ise, o kabul edilir ki, büyüğü irtikab edilmiş
olmasın."
Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 437; Münazarat sh: 30
Me'hazler: Müşkil-ül Âsâr - Tahavî 3/236-242
Zabıt şekli: İmam-ı Tahavî bu mes'eleyi genişçe tahlil ettiği için, başka me'haz vermeye gerek
duymadık. Tahavî Hazretleri, bir çok sahih kaynaklardan rivayetler geliştirerek, şöyle hükme bağlamış ki:
Şimdi de kâfirlerden yardım istenebileceğini ve eğer bir müşrik kendiliğinden gelip müslümanlara yardım
etmek istese reddedilemiyeceğini, kabulünde bir beis olmadığını; amma müslümanlar, kendileri gidip,
müşrik kâfirlerden yardım istiyemiyeceklerini kaydetmiştir. Lâkin ehl-i kitaptan ise, yardım da
istenebileceğini, dostluk da kurulabileceğini kaydetmiştir.
898- «Faraza bazılarının altında büyük bir fenalıkları varsa da, hücum edilmemek gerektir. Zira çok
fenalık var ki, iyilik perdesi altında kaldıkça ve perde yırtılmadıkça, ondan tegafül edildikçe, mahdut ve
mahsur kaldığı gibi; sahibi de perde-i hicab ve haya altında ıslahına çalışır. Lâkin vaktaki perde yırtılsa,
haya atılır, hücum gösterilse, fenalık fena tevessü' eder.»
Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 441; Münazarat sh: 36; Emirdağ L.I sh: 108 ve daha Nur'un sair
yerlerinde bu mâna etrafında bulunabilen hükümler...
Me'hazler: Kenz-ül Ummal 3/71 ve 79 Taberanî-i Evsat'tan nakil; Beşyüz Hadîs - Ömer Nasuhî
Bilmen sh: 41 hadîs no: 60; El-Feth-ül Kebir 1/106; Feyz-ül Kadir 1/336 hadîs no: 581
Zabıt şekli:
Meâli (Hazret-i Üstad'ın genişçe mânasını yazdığı gibidir. Burada sadece metnin kısacık meâli
verilecektir:)
"Hatalar gizlendikçe ve gizli kaldıkça, sahibinden başka kimseye zararı olmaz. Lâkin o hatalar zâhire
çıkarıldıkça, o zaman değişmeden herkese zararı dokunur."
899- «Riyakârlık fiilî bir nevi yalancılıktır. Dalkavukluk ve tasannu' alçakça bir yalancılıktır. Nifak ve
münafıklık muzır bir yalancılıktır... Küfür bütün envaıyla kizbdir, yalancılıktır...»
Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 452; Hutbe-i Şamiye, Üçüncü Kelimesi sh: 45; İşarat-ül İ'caz sh: 82
Me'hazler: Müsned-ül Firdevs 3/314; Keşf-ül Hafâ 2/108 hadîs no: 1921; El-Kâmil Fid-Duafa' - İbn-i
Ady 6/2292
Zabıt şekli: yahut
Ve Hazret-i Ömer (R.A.) demiş: Ve Hazret-i Âişe (R.A.) demiş:
Meâlleri: "Yalancılık, münafıklığın kapılarından bir kapıdır." "Yalancılık, imana zıddır."
Hazret-i Ömer (R.A.) demiş: "Mü'min yalancı olamaz."
Hazret-i Âişe (R.A.) demiş: "Resulullah'ın Sahabelerine, yalandan daha çok nefret ettikleri bir şey
olamazdı."
900- Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 459; Münazarat sh: 69
Me'hazler: Türkçe Tercüme Buharî hadîs no: 13; Müsned-i Ebu Davud-u Tayalisî 1/24; Et-Tergib Vet
Terhib - Menzerî 2/479; Sahih-i Müslim 1/67; Sahih-i İbn-i Hibban 1/209; Ez-Zühd - İbn-ül Mübarek
1/236; Tirmizî kitab: 38, bab: 10; Nesaî kitap: 47, bab:2, 4; Müsned-i Ahmed 3/172, 174, 192, 200, 202,
207, 208, 213, 226, 227, 228 ve 230; El-Feth-ül Kebir 3/351; Tayalisî hadîs no: 2131
Zabıt şekli: Buharî, Müslim ve sair Kütüb-ü Sitte'nin hepsinde zabtı aynendir. Rivayetler, en çoğu
Hazret-i Enes bin Mâlik'tendir.
Meâli: Sizin biriniz hakikî mü'min olmaz. Tâ ki, kendi nefsi için sevip arzu ettiği şeyi, mü'min kardeşi
için de sevip istemedikçe."
901- (İki def'a tekrarlanmış.)
Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 460; Münazarat sh: 71; Saykal-ül İslâm sh: 239; Hutbe-i Şamiye sh:
44; Tercüme Mesnevî (Abdülkadir) sh: 356; Tarihçe-i Hayat sh: 95
Me'hazler: Keşf-ül Hafâ - Aclunî 2/196
Zabıt şekli: Hâfız Aclunî: "Bu söz, usûl-i Şeriat kaidelerinden âyetiyle hadîsinin mânalarından
muktebestir." demiş.
Âyetin Meâli: Elinizden geldiği kadar Allah'a karşı takvada bulununuz.
Hadîsin Meâli: "Senin elinden geldikçe, Allah'a karşı ittika'da bulun."
902- Ehven-üş şerreyn.. yahut, ehven-üş şerr hakikatı...
Risalede yeri: Âsâr-ı Bediiye sh: 462; Münazarat sh: 75; Emirdağ Lâhikası-II sh: 245
Me'hazler: (Not: Ehven-üş şerr veya ehven-üş şerreyn Risale-i Nur'un bir çok yerlerinde, bilhassa
lâhika mektuplarında bir kaç kere geçmektedir. Hem bu mes'ele, bir tek hadîsin öz metninin mânasıyla
değil, âyet ve hadîslerden alınmış bir kaide-i şeriattır.)
Hukuk-u İslâmiye ve Istılahat-ı Fıkhiye - Ömer Nasuhî Bilmen 1/263 ve 264
Zabıt şekli: veyahut:
veya: gibi tabirlerle Şeriatın bu kaidesi ifade edilmiştir.
Meâlleri: "Umumî bir zararın gelmemesi için, hususî bir zarar yüklenir ve iki mefsedet, yani fesatlık
beraber gelip çatarsa, onun hafifi kabul edilir ki, büyüğü gelmesin."
Ve: "Eğer iki şer beraber gelse, onun ehveni hangisi ise, o kabul edilir ki, büyüğü irtikab edilmiş
olmasın."
Ses Yok
English
العربية
Pyccĸий
français
Deutsch
Español
italiano
中文
日本語
Қазақ
Кыргыз
o'zbek
azərbaycan
Türkmence
فارسى