Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 401
(1-445)
Me'hazler: Me'hazden muradımız, Hazret-i Üstad'dan evvel de bu gibi kesin hükümlü sözleri veya
başka cihette benzerini söyliyen olmuş mudur? diye bazı kitaplara baktım, gördüm ki: Hazret-i İmam-ı Ali
(R.A.) da, bu hükümlü ve kesin sözün bir başka türlüsünü kendi zamanının ilcasına göre kat'iyyen
hükmederek şöyle demiştir:
Meâli: "Ben fitneni gözünü çıkardım. Onun gözünü kör ettim..." (Hilyet-ül Evliya 1/68)
1033/6- Hazret-i Üstad, kendi te'lif etmiş olduğu eserlerini, bizzat şahsen mütalaa ederek def'alarca
okuduğu gibi, ayrıca bu eserleri talebelerine okutturarak defaatla ve kerratla dinlemesi olmuştur.
(Hazret-i Üstad'ın bu hâli de acaba bir sünnet midir? diye merak ettim. Araştırıp gördüm ki: Evet, o da
bir çeşşit sünnettir. Şöyle ki:)
Sahih-i Buharî Fezail-ül Kur'an 6/113; Şerh-üs Sünne - Begavî 4/491; Mu'cem-üt Taberanî El-Kebir
9/278 hadîs no: 8460; Sahih-i Müslim 1/551 hadîs no: 247; El-Musannef - İbn-i Ebi Şeybe 10/563 ve
13/254 ve 14/10; Şuab-ül İman - Beyhakî 3/62, 63 ve hâkeza bir çok sağlam me'haz ve ayrı ayrı sahih ri
vayetlerle gelmiş olan şu hadîs-i şerif:
Meâli: Hazret-i Abdullah İbn-i Mes'ud (R.A.) demiş: Bir gün Resulullah (A.S.M.) bana şöyle emretti:
"Gel bana Kur'an oku!.."
Dedim: "Ben mi sana Kur'an okuyayım yâ Resulallah? Halbuki o, sana nâzil olmuştur!.."
Resul-i Ekrem (A.S.M.) bunun üzerine ferman etti ki: "Ben Kur'an'ı başkasından da dinlesem hoşuma
gidiyor." Bunun üzerine ben Nisa' Sûresinden okumaya başladım tâ ye kadar geldim. Dedi: "Şimdi
kâfidir." Başımı bir kaldırdım, mübarek yüzüne baktım ki, mübarek gözlerinden yaşlar akıyor.
1034/7- Mesleği terzilik olan bazı zâtlara, meselâ Muradiye'li Kâmil Acar'a şöyle demiştir: "İdris
Aleyhisselâm terzilerin pîri ve üstadı olduğu gibi, en evvel yazı yazan da o olmuştur."
Me'hazler: Müsned-ül Firdevs 1/32; Keşf-ül Hafâ - Aclunî 1/314 İmam-ı Ahmed bin Hanbel'den nakil;
bu hadîsin ayrı ve diğer bir veçhi ise, Sahih-i Müslim Mesacid hadîs no: 33; Mecma-uz Zevaid 5/116;
Müsned-i Ahmed 2/394; Tefsir-i Kurtubî 2/8; Feyz-ül Kadir 3/971
Zabıt şekli:
Meâlleri:
1- "En evvel kalem ile yazı yazan İdris (A.S.)'dır."
2- "Peygamberlerden bir nebî, yazı yazmaktadır. Kimin hattı onunkine muvafık gelirse işet asıl yazı
odur."
1035/8-
"Bildiğin kadarıyla amel et".."
(Bu sözü veya nasihatı, Hazret-i Üstad bir çok kimselere söylemiş olduğu gibi, benim hadîsler
hakkındaki bazı suallerime verdiği cevabda aynen bana da yazmış göndermiştir.)
Me'hazler: El-Feth-ür Rabbanî - Abdülkadir-i Geylanî sh: 159; İhya-u Ulûm-id Din 1/31 (İbn-i Abd-il
Berr'den naklen)
Hâfız Irakî bu hadîs için şöyle demiş: "İbn-i Abd-il Berr, Hazret-i Câbir'in hadîsinden güzel bir
senedle tahriç etmiştir."
Zabıt şekli:
Meâli: "Kim ki, bildiği kadarıyla (yani ilimle) amel ederse, Cenab-ı Hak da, onu bilmediği ilme vâris
kılar."
Meâli: "Menfaat vermiyen ilimden Allah'a sığınırım."
Meâli: "Az amele muvaffakıyet, çok ilim bilmekten daha hayırlıdır."
1036/9-
Hz. Üstad'ın vaktini boşa geçmemesine a'zamî gayret sarfetmesidir.
Onun bu hâlinin şâhidi ve onu rivayet edenler çoktur. Başta Tarihçe-i Hayatlarında, bu hâlinin bazı
örnekleri mevzûk rivayetlerle kayıtlıdır. Ayrıca, meselâ merhum Van'lı Molla Hamid, Merhum Tahirî
Mutlu, Merhum Zübeyr Gündüzalp, Mustafa Sungur, Hüsnü Bayramoğlu ve Bayram Yüksel gibi Hazret-i
Üstad'ın yakın talebe ve hizmetkârları, onun bu hâlini câlib-i hayret bir sûrette nakletmişler ve ediyorlar.
Hadîslerde bu hususun me'hazleri: Riyaz-üs Salihîn sh: 66 (Buharî'den naklen)
Zabıt şekli:
Meâli: Hazret-i İbn-i Abbas'tan rivayet, Resul-i Ekrem (A.S.M.) ferman buyurmuştur ki: "İki büyük
ni'met vardır. İnsanların çoğu bunların kadrini bilmezler. Bunlar, bedava olarak ele geçmeleri mümkün
iken, satın almazlar. İşte, o ni'metlerden birisi sıhhat, ikincisi de vaktin boş zamanıdır."
1037/10-
İyi olmayan, bilhassa câhilî devirlerden kalma kötü isimleri, Hazret-i Üstad'ın onları
değiştirmesidir.
Meselâ: Timur, Cengiz, Ziver gibi isimler...
Hadîslerde bu hususun me'hazleri: Es-Sîret-ül Halebiye 1/130; El-Ezkâr İmam-ı Nevevî sh: 258
Zabıt şekli: Es-Sîret-ül Halebiye'de İmam-ı Celâleddin-i Suyutî'nin bu hususta; yani, Resul-i Ekrem
Aleyhissalâtü Vesselâm'ın beğenmeyip değiştirmiş olduğu isimlerin listesini tesbit eden bir eser te'lif
ettiğini yazmış. Bu isimler hayli çoktur ve gayet meşhurdur. Biz de me'hazlere havale ederek kısa kesmek
istiyoruz.
Ses Yok