Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 441
(1-445)
SUAL-5: Yine Cifir ve Ebced hesablarıyla Risale-i Nur'a bakan ve işaret eden hadîs-i şerifler var
mıdır?
CEVAB: Evet, bazı âyetler gibi Risale-i Nur'a mânaları cihetiyle bakan hadîs-i şerifler olduğu gibi,
Cifir ve Ebcedin riyazî hesablarıyla da bir kaç hadîs-i şerif vardır. Bu hadîs-i şeriflerin bir kısmı bizzat
Hazret-i Üstad tarafından ele alınmış ve işaretleri kaydedilmiştir. Bunların yanında bir de Ahmed Feyzi,
Muhammed Feyzi gibi Nur Talebelerinden âlim bazı zâtlar da bir kaç hadîs-i şerifleri bulmuş ve
işaretlerini kaydetmişlerdir. Misal için meraklıları, Mâidet-ül Kur'an adındaki esere havale ederiz. (*)
SUAL-6: Kur'an ve hadîslerden sonra, neden sadece İmam-ı Ali ve Gavs-ı Geylanî'nin kasidelerinde,
Risale-i Nur'a bakan işaretleri bulunmuşta, başka evliyadan pek nakiller yapılmamıştır?
CEVAB: Evvelâ, İmam-ı Ali (R.A.) ve Gavs-ı A'zam'dan başka evliyalardan nakil yapılmamış diye bir
şey yoktur. Ancak bu iki zâtın işaretlerinden başka olan nakiller Cifir ve Ebced hesablarıyla değil, daha
çok sözlerin mâna ve işaretleri cihetiyle olmuştur.
Sâniyen: İmam-ı Ali ve Gavs-ı Geylanî'nin kasidelerinden istihrac edilmiş olan işaret ve remizlerle, bir
nevi bütün evliya namına bir nümûne olarak kaydedilmiş. Çünki bu iki zâttan birisi, Sahabelerin en büyük
velîsi; diğeri ise, Ehl-i Sünnet Vel Cemaatın tarikat ve tasavvuf evliyaların en birincisidir. İşte bu iki zâtın
Risale-i Nur'a işaretleri var ise, herhalde sair evliyalarınki de vardır denilir. Fakat bu ikisinin işaretleri
umum namına ehemmiyetle kaydedilmiştir.
Sâlisen: Hazret-i Üstad'ın "Mufassal Tarihçe-i Hayatı" eserinde onun doğum ve velâdetiyle alâkadar
olan yerde, bir çok meşhur evliyadan rivayet ve nakiller yapılmıştır. Oraya müracaat edilebilir.
Râbian: Hazret-i Üstad, Şah-ı Nakşîbend, İmam-ı Rabbanî ve Mevlâna Hâlid gibi zâtların da Risale-i
Nur'la alâkadar olduklarını ve ona işaret ettiklerini lâhika mektuplarında kaydetmiştir.
Meselâ: Şah-ı Nakşibend için şöyle demiş: «... Bu günlerde rahatsızlık için, Evrad-ı Bahaiye'yi
ezberden değil, kitaba bakarak okudum. Âhirinde "İhtitam-ı Bahaiye" olan hâtimesini -mânasını
bilemediğimden- eskiden beri okunmuyordum. Haydi bu defa bunu da okuyayım dedim. Gördüm ki; altı
buçuk satırında ondokuz defa kelimeleri var. Kat'î kanaatım gelmiş ki; Şah-ı Nakşibend, Gavs-ı Azam
gibi Risale-i Nur'u ve kudsî hizmetini keşfen müşahede edip, tahsinkârane haber vererek ona işaretler
ediyor... Said Nursî»
(Elyazma Emirdağ Lâhikaları sh: 267)
Hazret-i Üstad görüldüğü üzere Şah-ı Nakşibend'in bu işaretlerini, sair gaybî remiz ve îmalar gibi
açmamış, tafsilatına ve te'villi tatbikatına girmemiştir. Fakat bize göre, bir vech-i mânası şöyle olabilir:
Hazret-i Üstad, hayatının ehemmiyetli kısmında Şah-ı Nakşibend'in "Evrad-ı Bahaiye" veya "Evrad-ı
Kudsiye" sini hep vird şeklinde okuduğu ve dolayısıyla virdlerinin sonunda Şah-ı Nakşibend gibi sair
büyük evliyaya manevî sevab bağışlamasını yaptığı ve lüzumu kadar mesleklerini medhedip takdir ettiğini
ve saire bir takım izahları olabilir.
Hem meselâ: İmam-ı Rabbanî Hazretleri, Mektubatı'nda: "Âhirzamanda büyük bir ilm-i kelâm âlimi
gelecek, bütün hakaik-ı imaniyeyi en güzel bir izah tarzıyla fasledecek" dedikten sonra; "Ben istiyorum ki,
O olayım. Yahud da işte ben oyum!" dediğini ve fakat o zât, İmam-ı Rabbanî değil, Risale-i Nur hizmeti
olduğunu zaman gösterdi diye Üstad Bediüzzaman beyan buyurmuşlardır. (**)
Hem meselâ: Hazret-i Mevlâna Hâlid'in cübbesi hakkında yazdığı bir mektubda, Mevlâna Hâlid
hakkında ezcümle şöyle diyor:
«Aziz Sıddık Kardeşlerim! Risale-i Nur Şakirdleriyle çok alâkadar Hazret-i Mevlâna'nın cübbesini...
ilh.» (Os. Şuâlar sh: 411)
Hem; "İlm-i esrar-ı hurufla en çok alâkadar ve meşgul olan Hazret-i Muhyiddin-i Arabî'nin neden
herkesten daha evvel ve daha çok Risale-i Nur ve Üstad Bediüzzaman hakkında gaybî işaretler
bırakmamış?" diye vârid olan bir suale Hazret-i Üstad:
"Hazret-i Muhyiddin, benim ileride onun mesleğini bir derece tenkid edeceğimi hissettiği için, ben ve
Risale-i Nur hakkındaki işaretleri perdeleyerek bırakmış. Yoksa aslında onun çok işaretleri vardır."
meâlinde cevab vermiştir diye Üstad'ın büyük talebelerinden Mustafa Sungur, Bayram Yüksel gibi zâtların
hâtıralarında yâdedilmektedir.
___________________________________________
(*) Mâidet-ül Kur'an eseri hakkında mâlûmat için, Hadîsler Bölümü sıra no: 1020'den önceki izahata
bakınız.
(**) Şualar sh: 166
mıdır?
CEVAB: Evet, bazı âyetler gibi Risale-i Nur'a mânaları cihetiyle bakan hadîs-i şerifler olduğu gibi,
Cifir ve Ebcedin riyazî hesablarıyla da bir kaç hadîs-i şerif vardır. Bu hadîs-i şeriflerin bir kısmı bizzat
Hazret-i Üstad tarafından ele alınmış ve işaretleri kaydedilmiştir. Bunların yanında bir de Ahmed Feyzi,
Muhammed Feyzi gibi Nur Talebelerinden âlim bazı zâtlar da bir kaç hadîs-i şerifleri bulmuş ve
işaretlerini kaydetmişlerdir. Misal için meraklıları, Mâidet-ül Kur'an adındaki esere havale ederiz. (*)
SUAL-6: Kur'an ve hadîslerden sonra, neden sadece İmam-ı Ali ve Gavs-ı Geylanî'nin kasidelerinde,
Risale-i Nur'a bakan işaretleri bulunmuşta, başka evliyadan pek nakiller yapılmamıştır?
CEVAB: Evvelâ, İmam-ı Ali (R.A.) ve Gavs-ı A'zam'dan başka evliyalardan nakil yapılmamış diye bir
şey yoktur. Ancak bu iki zâtın işaretlerinden başka olan nakiller Cifir ve Ebced hesablarıyla değil, daha
çok sözlerin mâna ve işaretleri cihetiyle olmuştur.
Sâniyen: İmam-ı Ali ve Gavs-ı Geylanî'nin kasidelerinden istihrac edilmiş olan işaret ve remizlerle, bir
nevi bütün evliya namına bir nümûne olarak kaydedilmiş. Çünki bu iki zâttan birisi, Sahabelerin en büyük
velîsi; diğeri ise, Ehl-i Sünnet Vel Cemaatın tarikat ve tasavvuf evliyaların en birincisidir. İşte bu iki zâtın
Risale-i Nur'a işaretleri var ise, herhalde sair evliyalarınki de vardır denilir. Fakat bu ikisinin işaretleri
umum namına ehemmiyetle kaydedilmiştir.
Sâlisen: Hazret-i Üstad'ın "Mufassal Tarihçe-i Hayatı" eserinde onun doğum ve velâdetiyle alâkadar
olan yerde, bir çok meşhur evliyadan rivayet ve nakiller yapılmıştır. Oraya müracaat edilebilir.
Râbian: Hazret-i Üstad, Şah-ı Nakşîbend, İmam-ı Rabbanî ve Mevlâna Hâlid gibi zâtların da Risale-i
Nur'la alâkadar olduklarını ve ona işaret ettiklerini lâhika mektuplarında kaydetmiştir.
Meselâ: Şah-ı Nakşibend için şöyle demiş: «... Bu günlerde rahatsızlık için, Evrad-ı Bahaiye'yi
ezberden değil, kitaba bakarak okudum. Âhirinde "İhtitam-ı Bahaiye" olan hâtimesini -mânasını
bilemediğimden- eskiden beri okunmuyordum. Haydi bu defa bunu da okuyayım dedim. Gördüm ki; altı
buçuk satırında ondokuz defa kelimeleri var. Kat'î kanaatım gelmiş ki; Şah-ı Nakşibend, Gavs-ı Azam
gibi Risale-i Nur'u ve kudsî hizmetini keşfen müşahede edip, tahsinkârane haber vererek ona işaretler
ediyor... Said Nursî»
(Elyazma Emirdağ Lâhikaları sh: 267)
Hazret-i Üstad görüldüğü üzere Şah-ı Nakşibend'in bu işaretlerini, sair gaybî remiz ve îmalar gibi
açmamış, tafsilatına ve te'villi tatbikatına girmemiştir. Fakat bize göre, bir vech-i mânası şöyle olabilir:
Hazret-i Üstad, hayatının ehemmiyetli kısmında Şah-ı Nakşibend'in "Evrad-ı Bahaiye" veya "Evrad-ı
Kudsiye" sini hep vird şeklinde okuduğu ve dolayısıyla virdlerinin sonunda Şah-ı Nakşibend gibi sair
büyük evliyaya manevî sevab bağışlamasını yaptığı ve lüzumu kadar mesleklerini medhedip takdir ettiğini
ve saire bir takım izahları olabilir.
Hem meselâ: İmam-ı Rabbanî Hazretleri, Mektubatı'nda: "Âhirzamanda büyük bir ilm-i kelâm âlimi
gelecek, bütün hakaik-ı imaniyeyi en güzel bir izah tarzıyla fasledecek" dedikten sonra; "Ben istiyorum ki,
O olayım. Yahud da işte ben oyum!" dediğini ve fakat o zât, İmam-ı Rabbanî değil, Risale-i Nur hizmeti
olduğunu zaman gösterdi diye Üstad Bediüzzaman beyan buyurmuşlardır. (**)
Hem meselâ: Hazret-i Mevlâna Hâlid'in cübbesi hakkında yazdığı bir mektubda, Mevlâna Hâlid
hakkında ezcümle şöyle diyor:
«Aziz Sıddık Kardeşlerim! Risale-i Nur Şakirdleriyle çok alâkadar Hazret-i Mevlâna'nın cübbesini...
ilh.» (Os. Şuâlar sh: 411)
Hem; "İlm-i esrar-ı hurufla en çok alâkadar ve meşgul olan Hazret-i Muhyiddin-i Arabî'nin neden
herkesten daha evvel ve daha çok Risale-i Nur ve Üstad Bediüzzaman hakkında gaybî işaretler
bırakmamış?" diye vârid olan bir suale Hazret-i Üstad:
"Hazret-i Muhyiddin, benim ileride onun mesleğini bir derece tenkid edeceğimi hissettiği için, ben ve
Risale-i Nur hakkındaki işaretleri perdeleyerek bırakmış. Yoksa aslında onun çok işaretleri vardır."
meâlinde cevab vermiştir diye Üstad'ın büyük talebelerinden Mustafa Sungur, Bayram Yüksel gibi zâtların
hâtıralarında yâdedilmektedir.
___________________________________________
(*) Mâidet-ül Kur'an eseri hakkında mâlûmat için, Hadîsler Bölümü sıra no: 1020'den önceki izahata
bakınız.
(**) Şualar sh: 166
Ses Yok
English
العربية
Pyccĸий
français
Deutsch
Español
italiano
中文
日本語
Қазақ
Кыргыз
o'zbek
azərbaycan
Türkmence
فارسى