Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 415
(1-445)
Hem (En'am Sûresi, âyet: 38) Meâli: "Biz Allahu Teâlâ hiçbir şeyi bırakmadık, illâ onu Kitab'da
yazmışız."
Şimdi bu âyetteki "Kitab" lafzı da, yine ya Kur'an'dır, yahutta Levh-i Mahfuz'dur. Netice olarak üstteki
âyetin aynı mânasındadır.
Sâniyen: Kur'an-ı Hakîm bir çok âyetlerinde, herşeyin hesaplı, kitaplı olduğunu, sayı ve adetlerinin
mâlum ve muayyen bulunduğunu ve saire sık sık ilân etmektedir. İşte biz de o âyetlerden bazılarını buraya kaydetmek istiyoruz:
Meselâ: (Yâsin Sûresi âyet: 12)
Meâli: "Hem herşeyi biz, İmam-ı Mübîn'de saymışızdır."
Ve meselâ: ... (Hadid Sûresi âyet: 4)
Meâli: "Allah-u Teâlâ; yere, yani toprağa giren ve ondan çıkan, göklerden inen ve yerden göklere
yükselen herşeyi bilmektedir."
Ve: (Hicr Sûresi âyet: 21)
Meâli: "Herşeyin hazinesi ancak bizim yanımızdadır. O hazinelerden indirdiğimiz herşey belli bir
miktar dâhilindedir."
Ve: (Ra'd Sûresi âyet: 9)
Meâli: "Herşey Allah'ın yanında belli ve muayyen bir ölçü iledir."
Ve daha bu mânadaki âyetler çoktur.
Görüldüğü üzere bu âyetler sayıdan, adetten, miktardan ve ölçülerden bahsediyorlar. Elbette bunların sarih mânalarıyla Allah'ın azametini, kudretini ve lâtifliğini ilân ederek,imanın takviyesine medar olma ciheti herşeyin başındadır. Amma aynı zamanda lisan-ı hal îmalarıyla da;insanları ölçü, miktar ve sayı hesablarına teşvik edici bir hal gösteriyorlar gibidir. Elbette Cifir ve Ebced ilmini de manevi olarak irade etmişlerdir denilebilir.
Sâlisen: Hadîste ona işaret olduğu gibi; Kur'an'daki ondört sûrenin başlarındaki mukatta' harflerin
çeşitli ve sırlı ve gizli mânaları olduğu halde, Cifir ve Ebced hesablarıyla da bir vecih ile alâkadar
oldukları muhtemeldir. Çünki bazı yüksek âlimler o yolda kanaat izhar etmişlerdir. İleride örnekleri
gelecektir.Râbian: Eskidenberi Kur'an'ın bu mukatta' harflerinden başka, sair kelimatından ve harflerinden Ebcedî ve Cifrî hesabla bazı istihracların yapılmış olması ve çoğu zaman da istihracların mutabık ve doğru çıkması dahi, Kur'an'ın kâinatı içine alan ilminin ve mânaların denizleri içinde elbette şu Ebced ve Cifir ilmi dahi müraat edilmiş olduğu anlaşılmakta ve hususî şekilde hissedilmektedir.
Sual-4: Peygamber'in (A.S.M.) hadîslerinde Ebced ve Cifire dair herhangi bir ifade ve beyan var
mıdır?...
Cevab: Evet, vardır ve üç tarzdadır.
1- Hafif bir îma ile teşvik etmesi...
2- Sual eden Yahudî âlimlerine aynıı ilimle cevab vermesi...
3- Ve ona gizli ve hafif sûrette işaret etmesi tarzındadır...
Birinci Tarz: Ebcede teşvik eden bir hadîs-i şerif şöyledir:
Meâli: "Ebcedi ve tefsirini öğreniniz! Veyl olsun câhil âlime!.. Elif, Allah ve İllallah'tır. Yahud Allah
isminden bir harftir. "Ba" Allah'ın halk ve icadıdır. "Cim", Allah'ın behcetidir. "Dal" ise, Allah'ın
dinidir."
Bu hadîs, belki meşhur ve mütedavil hadîs kitaplarında bulunmayabilir.. ve bu durumuyla zaif bir
hadîs de olabilir. Amma bu gibi makamlarda hüccetli ve geçerlidir. Çünki hiç olmazsa bir ilme teşvik ediyor. Hadîsin bu noktadaki hafî bir iması dahi büyük ehemmiyeti haizdir.
İkinci Tarz: Sual eden yahudî âlimlerine Resulullah (A.S.M.) aynı ilim ile cevab vermesi hâdisesini
bildiren şu gelen rivayettir:
Yahudî âlimlerinden Ebu Yâsir bin Ahtab, bir kısım yahudî âlimleriyle birlikte, Resul-i Ekrem'in
(A.S.M.) yanından geçtikleri bir sırada, Resul-i Ekrem (A.S.M.) Fatiha Sûresiyle, Bakara Sûresinin başı
Olan âyetini okuyordu. Ebu Yâsir'in kardeşi Huyey bin Ahtab bunu işitti, kendi kardeşi Ebu Yâsir'e dedi ki:
"Biliyor musunuz, ben Muhammed'i dinledim, ona nâzil olmuş olan Kur'an'dan yı okuyordu."
Yahudîler dediler: "Sen bizzat ondan bunu dinledin mi?"
O dedi: "Evet, aynen dinledim."
_______________________________________
(*) Müsned-ül Firdevs 2/43
Ses Yok