Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 424
(1-445)
İKİNCİ BÖLÜM: Ebced ve Cifirle meşgul olmuş zâtların isimleri ve iştigal sahaları...
Bu bölümde, eğer biz bu ilimle meşgul olmuş bütün âlimlerin isimlerini, künyelerini ve kitaplarının
isimlerini yazsak, belki bir cilt kitap tutabilir. O halde, sadece nümûne için bir kaç isim verip geçeceğiz.
Şu araştırmamızda yer yer kaydettiğimiz gibi; başta İmam-ı Ali (R.A.) bu işin üstadı, pîri ve kaynağıdır.
Onun matbu' olan El-Cefr-ül Câmi' eseri ve Celcelûtiye Kasidesi ve Ercüze Kasidesi ve Cünnet-ül Esma'
eseri gibi bir çok kaside ve dualarında, Hazret-i İmam-ı Ali'nin hâs olarak esrar-ı huruf ile meşgul
olduğunu göstermeye kâfidir. Daha sonra, bütün İslâm ülemasınca kabul görmüş olan İmam-ı Ca'fer-i
Sâdık'ın bu ilimle hâssaten iştigal ettiği hususudur. Daha sonraları, Şeyh Muhyiddin-i Arabî (K.S.)
"Fühuhat-ı Mekkiye, Füsûs-ul Hikem, Anka-u Mağrib, Kitabü-l Mim Ve-l Vav Ve-n Nun" gibi eserlerinde
Cifir ve Ebcedin sahası dâhilinde olan harflerin sırlarından, hâsiyetlerinden ve sairesinden çok genişçe
bahsetmektedir.
Daha sonraları, İmam-ı Gazalî'ler, Şa'ranî'ler, Şeyh Ahmed-i Bunî'ler, Bayezid-i Bistamî'ler, İmam-ı
Rabbanî'ler, Davud bin Ömer El-Antakî'ler ve saireler.. kısmen de olsa, bu ilimle iştigal etmişlerdir.
Bunları tek tek ele alıp iştigal sahalarından, keşif ve istihraclarından bahsetmek uzun olacaktır. Onun için
kısa kesip havale etmek istiyoruz.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: İslâm âlimleri Cifir ve Ebced ilmi vasıtasıyla neleri istihrac etmişler? (Bazı
nümûneler)
İslâm âlimleri Ebced ve Cifir vasıtasıyla Kur'an'ın bazı âyetlerinden ve hadîslerin bir kısım müteşabih
metinlerinden çıkarmış oldukları ve üzerinde en çok durdukları husus; âhirzamanda gelecek olan
Mehdî'nin çıkış zamanıyla ilgilidir. Lâkin sadece ondan ibaret değildir. Başka mes'eleler, başka işler için
de bazı istihracları olmuştur. Hattâ basit ve mizahî işlerde olduğu gibi, bazı tarih düşürmeler işinde de
kullanan olmuştur.
Meselâ Sahih-i Buharî kitabı, Merhum Sultan Abdulhamid'in emriyle 1885'de Mısır'da tab'edildiği
zaman, onun tashih işinde bulunmuş onaltı büyük ülemadan birisi olan Şeyh Süleyman El-Abd ismindeki
zât, Sahih-i Buharî kitabının kıymetini ve büyüklüğünü ve buna lâyık bir sûrette güzelce tab' edildiğini
beyan eden şiirinin sonunda Cifir ve Ebced hesabıyla onun tab' tarihini de düşürmüştür. Şöyle ki:
Şiirin son beyti:
Beytin Türkçe mânası: "Buharî kitabını güzel şekilde tab'ettiren, Padişahımız Abdülhamid'dir."
Arabça beytin herbir kelimesinin altına ebcedî değeri neyse yazılmış ve bu kelimelerin tamamının
yekûnu Cifrî hesapla Hicrî 1313 ederek aynı senede Buharî kitabının tab'edildiğini göstermiştir. (Sahih-i
Buharî 1/5)
Hem meselâ, Mevlâna Celâleddin-i Rumî küçük iken, babasıyla birlikte Şam'da bulundukları bir
sırada, meşhur Attar Hazretleri onu görünce; ruh ve zekâsında bir nuranîlik hissetmiş, iltifat ve dua
etmiş... Bu arada yaşının kaç olduğunu sormuş. Hazret-i Mevlâna: "Efendim, ben "Huda"dan bir yaş
küçüğüm." demiş. O ise, Cifir ve Ebced hesabıyla "Huda" kelimesinin karşılığı 605 olup kendisinin
doğum yılı ise, 604 olduğunu lâtifâne ve edibâne bildirmiştir. (*) Bu hâdiseye göre, Mevlâna Hazretlerinin
de Ebced ve Cifirle meşguliyeti olduğu söylenebilir.
Üst taraflarda Cifir ve Ebcedi havas ve tılsım üleması dahi çokça isti'mal ettikleri, aynı zamanda
yukardaki örneklerde görüldüğü üzere ediplerin de edebiyat san'atından sun'î bir şekilde kullandıkları
çokça olmuştur. Bunlardan başka hükema ve feylesoflardan da Cifir ve Ebcedin bazı cihetlerini kullanan
olmuştur. Meselâ İbn-i Sinan'ın ve Ebu-l Ma'şer-il Felekî'nin bazı kitaplarında görüldüğü gibi...(**)
Yine bu kabilden olarak; Zafer Mecmuası, sene: 1989, sayı: 155, sh: 7'de, Arif Nihat Asya'nın
makalesinde şu gelecek iki mühim tarih düşürme hususunu kaydetmiş:
1- Türkçe Mevlid yazan meşhur Süleyman Çelebi Hazretleri: "Ol Rebi'ül Evvel ayın nicesi, onikinci
gece isneyn gecesi" beytinde Resulullah'ın doğum tarihinin bulunduğunu.. vebeytin birinci mısra'ı olan
"Ol Rebi'ül Evvel ayın nicesi" cümlesinin Ebced hesabıyla 546 yaptığını ve ikinci mısra'daki "İsneyn"
kelimesinin Türkçe karşılığı 2 rakamını, beytteki "Oniki" kelimesiyle çarpması neticesinde 24 ettiğini ve
bu da 546'ya ilâve olduğunda, 570 tarihini gösterdiğini yazmıştır.
2- Mevlâna Câmî Hazretleri Konya'da bulunduğu bir sırada, Mevlâna Celâleddin-i Rumî hakkında
Farsça olarak:
beytlerinden Mevlâna'nın hem doğumu olan Hicrî 604, hem de vefatı olan 672'yi Ebced hesabıyla
gizlediğini yazmaktadır. Bunun izahı ve tahlili, Zafer Mecmuası'nın mezkûr sayısındadır.
______________________________________
(*) Osmanlıca Terceme ve Şerhi Mesnevî-i Şerif - Abidîn Paşa 1/7
(**) Mukaddemet-ü İbn-i Haldûn sh: 338
Ses Yok