Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 426
(1-445)
15- Cifir ilminin bir başka nevi de, yani Kur'an'ın sûrelerindeki sıra itibariyle de bazı istihraclar
yapılmıştır. Nasılki az ilerde bu hususta Bediüzzaman Hazretlerinin Kur'an Sûreleri, âyetleri, kelimeleri
ve harflerinin tevafukatından bazı gaybî ve acib istihracları da arzedilecektir.
İşte bazı zâtlar, Münafıkûn Sûresi'ndeki âyetinin kat'iyy-ül metin mânasından fehm ile, bu Sûrenin
Kur'an Sûreleri tertibine göre 63. Sûre olması hesabıyla, ömr-ü Nebevî'nin 63 sene olacağını fehmettikleri
gibi; bu Sûrenin hemen arkasında gelen ve ismi "Tegabün" mânasıyla; yani, fukdan ve ayrılık mânasını
ifade ettiği için, Resulullah'ın maddî hayatının fukdanını, yani ayrılığını îma ettiğini anlamışlardır. (Bak:
El-Havî Lil-Fetavî - Suyutî 2/345)
16- Ruh-ul Beyan Tefsiri sahibi İsmail Hakkı Burusevî Hazretleri de, cifir ve ebcedle istihrac edilmiş
bazı hâdiselere temas etmiştir. Bir-iki nümûne arzedelim:
1- Ruh-ul Beyan Tefsiri 7/123'te: "Endülüs'lü İbn-i Mercan adındaki zât, kendi tefsirinde: âyetinden
Kudüs'ün Rumların elinden Hicri 583'te (*) fethedileceğini yazmış. Bu zât tefsirinde bu istihracı,
hâdisenin vukuundan çok evvel yazdığını ve sonra aynen vuku' bulduğunu ve hattâ İbn-i Mercan'ın
vefatından sonra, Şam Kadısı Muhyiddin bin El-Berkî bu hâdiseyi ve Salahaddin-i Eyyubî'nin
muvaffakiyetini şöyle bir şiirle dile getirdiğini" kaydetmiştir. Mezkûr şiir:
Yani: Sizin (Salahaddin-i Eyyubî'nin) kılınçla Haleb Şehrini Safer ayında fethetmeniz, Receb ayında
Kudüs Şehrini fethedeceğinizin müjdecisidir.
Bu zâta sorulmuş: "Bunların böyle olacağını nereden bildin?" O demiş: "Endülüs'lü İbn-i Mercan bunu
çok evvel tefsirinde yazmıştır."
2- Ruh-ul Beyan Tefsiri aynı yerinde: "Şeyh Sadeddin-i Hamevî, âyetinin cümlesinden,Bizanslıların mağlubiyetleri 800 sene-i Hicriyesinde olacağını kaydetmiş. Sonra Timurlenk'in aynı tarihte
Rumlara galib gelmesiyle te'yid edilmiştir." diye kaydetmiş.
3- Yine Ruh-ul Beyan Tefsiri 3/282'de şöyle sırlı hususi bir tılsımı kaydederki: "Herhangi bir hacet veya maksadın husulü için, Esma-i Hüsna'dan o maksada muvafakatlı olan bir isimle münacat edip Allah'a niyaz etmek istediğinde; seslerden hâlî, temiz bir yer de bulun ve o ismin başında lâm-ı tarifi çıkar.. ve cümmel-i kebir yani ebced hesabıyla hafrlerini hesapla. Kaç aded ediyorsa,eksik veya fazla etmeden o ismi o kadar çek.. sırrını görürsün inşâallah!.." diyor.
Böylece Cifir ve Ebced hakkındaki şu birkaç nümûneleri kaydetmekteki maksadımız: Cifir ve Ebced
ilminin tâ, Resul-i Ekrem (A.S.M.) zamanından günümüze kadar bazı İslâm âlimlerinin onunla meşgul
olduklarını ve bu ilmi reddetmeyip makbûl gördüklerini ve onunla bazı mühim hâdiseleri istihrac
ettiklerini.. ve nihayet bu ilmin, İslâm üleması arasında var olup tedavül ederek geldiğini göstermek
içindir. Bu hususta gösterilmiş olan nümûneler, bu maksad için bence kâfidir. Yoksa daha bir çok
nümûneler arzedebilirdik.
_________________________________
(*) Bu istihraclı hesaplar, ya bizim bildiğimiz meşhur Ebced kaideleri ile değildir, yahutta âyetten bazı
kelimelerin hesabıyladır.. Çünki zâhire göre âyetin mevcud kelimelerinden meşhur Ebced hesabıyla
verilen tarihler çıkmamaktadır. (A.Badıllı)
yapılmıştır. Nasılki az ilerde bu hususta Bediüzzaman Hazretlerinin Kur'an Sûreleri, âyetleri, kelimeleri
ve harflerinin tevafukatından bazı gaybî ve acib istihracları da arzedilecektir.
İşte bazı zâtlar, Münafıkûn Sûresi'ndeki âyetinin kat'iyy-ül metin mânasından fehm ile, bu Sûrenin
Kur'an Sûreleri tertibine göre 63. Sûre olması hesabıyla, ömr-ü Nebevî'nin 63 sene olacağını fehmettikleri
gibi; bu Sûrenin hemen arkasında gelen ve ismi "Tegabün" mânasıyla; yani, fukdan ve ayrılık mânasını
ifade ettiği için, Resulullah'ın maddî hayatının fukdanını, yani ayrılığını îma ettiğini anlamışlardır. (Bak:
El-Havî Lil-Fetavî - Suyutî 2/345)
16- Ruh-ul Beyan Tefsiri sahibi İsmail Hakkı Burusevî Hazretleri de, cifir ve ebcedle istihrac edilmiş
bazı hâdiselere temas etmiştir. Bir-iki nümûne arzedelim:
1- Ruh-ul Beyan Tefsiri 7/123'te: "Endülüs'lü İbn-i Mercan adındaki zât, kendi tefsirinde: âyetinden
Kudüs'ün Rumların elinden Hicri 583'te (*) fethedileceğini yazmış. Bu zât tefsirinde bu istihracı,
hâdisenin vukuundan çok evvel yazdığını ve sonra aynen vuku' bulduğunu ve hattâ İbn-i Mercan'ın
vefatından sonra, Şam Kadısı Muhyiddin bin El-Berkî bu hâdiseyi ve Salahaddin-i Eyyubî'nin
muvaffakiyetini şöyle bir şiirle dile getirdiğini" kaydetmiştir. Mezkûr şiir:
Yani: Sizin (Salahaddin-i Eyyubî'nin) kılınçla Haleb Şehrini Safer ayında fethetmeniz, Receb ayında
Kudüs Şehrini fethedeceğinizin müjdecisidir.
Bu zâta sorulmuş: "Bunların böyle olacağını nereden bildin?" O demiş: "Endülüs'lü İbn-i Mercan bunu
çok evvel tefsirinde yazmıştır."
2- Ruh-ul Beyan Tefsiri aynı yerinde: "Şeyh Sadeddin-i Hamevî, âyetinin cümlesinden,Bizanslıların mağlubiyetleri 800 sene-i Hicriyesinde olacağını kaydetmiş. Sonra Timurlenk'in aynı tarihte
Rumlara galib gelmesiyle te'yid edilmiştir." diye kaydetmiş.
3- Yine Ruh-ul Beyan Tefsiri 3/282'de şöyle sırlı hususi bir tılsımı kaydederki: "Herhangi bir hacet veya maksadın husulü için, Esma-i Hüsna'dan o maksada muvafakatlı olan bir isimle münacat edip Allah'a niyaz etmek istediğinde; seslerden hâlî, temiz bir yer de bulun ve o ismin başında lâm-ı tarifi çıkar.. ve cümmel-i kebir yani ebced hesabıyla hafrlerini hesapla. Kaç aded ediyorsa,eksik veya fazla etmeden o ismi o kadar çek.. sırrını görürsün inşâallah!.." diyor.
Böylece Cifir ve Ebced hakkındaki şu birkaç nümûneleri kaydetmekteki maksadımız: Cifir ve Ebced
ilminin tâ, Resul-i Ekrem (A.S.M.) zamanından günümüze kadar bazı İslâm âlimlerinin onunla meşgul
olduklarını ve bu ilmi reddetmeyip makbûl gördüklerini ve onunla bazı mühim hâdiseleri istihrac
ettiklerini.. ve nihayet bu ilmin, İslâm üleması arasında var olup tedavül ederek geldiğini göstermek
içindir. Bu hususta gösterilmiş olan nümûneler, bu maksad için bence kâfidir. Yoksa daha bir çok
nümûneler arzedebilirdik.
_________________________________
(*) Bu istihraclı hesaplar, ya bizim bildiğimiz meşhur Ebced kaideleri ile değildir, yahutta âyetten bazı
kelimelerin hesabıyladır.. Çünki zâhire göre âyetin mevcud kelimelerinden meşhur Ebced hesabıyla
verilen tarihler çıkmamaktadır. (A.Badıllı)
Ses Yok
English
العربية
Pyccĸий
français
Deutsch
Español
italiano
中文
日本語
Қазақ
Кыргыз
o'zbek
azərbaycan
Türkmence
فارسى