Kudsi Kaynaklar | Kudsi Kaynaklar | 429
(1-445)
Eğer münasebet-i maneviyesi kuvvetli ise, bu onun bir ferdi, bir mâsadakı hükmünde olsa ve müstesna bir liyakatı bulunsa, o vakit tevafuk ehemmiyetlidir. Ve o kelâmdan bunun iradesine bir emare olur. Ve ondan o ferdin hususî bir sûrette dâhil olduğuna ya remz, ya işaret, ya delâlet hükmünde onu gösterir. İşte gelecek âyâtı Kur'aniye'nin Risale-i Nur'a işaretleri ve tevafukları ekseriyet ile kuvvetli bir münasebet-i maneviyeye istinad ederler. Evet bu gelecek âyât-ı meşhure müttefikan onüçüncü asrın âhirine ve ondördüncü asrın evveline Cifirce bakıyorlar ve Kur'an ve iman hesabına bir hakikata işaret ediyorlar. Ve medar-ı teselli bir "Nur"dan haber veriyorlar. Ve o zamanın dalâlet fitnesinden gelen şübehatı izale edecek, Kur'anî bir bürhanı müjde veriyorlar.
Ve o işaretlere ve remizlere tam mazhar ve o vazifeleri bihakkın görecek, Risale-i Nur gibi bir tefsir-i
Kur'anî olacak. Halbuki Risale-i Nur bu mezkûr noktada ileri olduğu, onu okuyanlarca şüphesiz olmasıyla
delâlet eder ki; o âyetler bilhassa Risale-i Nur'a bakıp ona işaret ediyorlar.» (Şuâlar sh: 686)
İşte bu örneklerde görüldüğü üzere Hazret-i Üstad Bediüzzaman çok hârika ve hakîmâne ve üstadâne
bir te'vil ile âyetlerin gösterdiği Ebcedî rakamları tatbik ederek te'yid etmiştir. Zira bir üstteki âyet-i
kerimenin Türkçe kısaca meâli: "Allah-u Teâlâ kendi kelimâtıyla hakkı gerçekleştirmektedir." diyor. Bu
ise, filhakika ve gayet âşikâr bir tarzda Risale-i Nur Kur'an namına, amma ona dayanarak hak olan iman
ve İslâmın rükün ve esaslarını dünya ilim meydanında hakkaniyet ve gerçekliğini ispat ve izhar
etmektedir. Öyle ise, Cifrî hesabla, rakamlar birbirine muvafık geldikleri gibi, manevî münasebetleri de
vardır ve meydandadır. Nitekim az üstte bu münasebet ve muvafakatın izahı da gayet güzel bir şekilde
yapıldı.
Buna göre, arzettiğimiz gibi, bazan Ebced hesabıyla Kur'an'dan bazı âyetlerin rakam hesabları, bir
kısım hâdiselerin tarihlerine tevafuk edebilir. Amma eğer o tevafukla beraber manevî münasebeti de
olmazsa, mânasız kalır ve kuru ve câmid bulunur.
Nasılki bir zamanlar bir emekli general, Türkiye Diyanet Başkan Vekilliğini yapmakta olduğu bir
sırada; âyetinden Cifir ve Ebced hesabıyla bir sayıyı, hiçbir manevî münasebeti ve muktezası olmayan,
hattâ Kur'an'ın ve dinin münkiri ve muharribi bir adamın ve komitesinin habisâne icraat tarihine tatbike
çalışmıştır. Elbette ki o tatbik Kur'an'la bir istihza hükmünde olduğu için, hiç bir kıymeti olmadığı gibi,
cem'-i zıddeyn, yani iki zıddın kaynaştırılmasına çabalayan eblehâne bir hareket olarak görüldü.
RİSALE-İ NUR'LARDA BULUNAN CİFİR VE EBCEDİN
MAHİYET VE KEYFİYETİ
Risale-i Nur'ları bilenlerin ma'lumudur ki; onun küçük zeyilleriyle birlikte yüzelliyi aşan kitap ve
risalelerinde Cifir ve Ebced ilmi hususları, sadece yedi tane Risalelerinde mevzu-u bahis olmuştur. Bu
risaleler ise sırasıyla:
1- Yirmidokuzuncu Mektub'un parçalarından olan Rumuzat-ı Semaniye Risalesi
2- Sekizinci Lem'a olan Keramet-i Gavsiye Risalesi
3- Onsekizinci Lem'a olan Birinci Keramet-i Aleviye Risalesi
4- Yirmisekizinci Lem'anın Birinci Bölümü olan İkinci Keramet-i Aleviye Risalesi
5- Birinci Şua olan İşârât-ı Kur'aniye Risalesi
6- Sekizinci Şua olan Üçüncü Keramet-i Aleviye Risalesi
7- Onbirinci Şua'nın Onbirinci Mes'elesi'nin Hâtimesiyle, tek-tük bazı lâhika mektublarıdır.
İşte bu Risaleler ve bazı mektublarda bulunan Cifir ve Ebced ilmi Üstad Bediüzzaman tarafından
telâkki tarzı, tatbik sahası ve Nur Risalelerine işaretlerinin; yani, istihraclarının keyfiyet vechi ne olduğu
hakkında üç kısım hâlinde ele almak istiyor ve herbir bölümden de bazı nümûneler arzetmek istiyoruz.
Ses Yok