Emirdağ Lâhikası | Mektup 72 | 105
(97-108)

Benden bana ben gitmek için Risâle-i Nur diye koşdum;

Nur derdine düştüm de, denizler gibi coştum.

•

Bir zerrecik olsun bulayım derd’e ararken;

Düştüm yine derya gibi bir nura bugün ben

•

Verdim ona ben gönlümü baştan başa artık;

Ma’şukum odur şimdi benim, ben ona âşık.

•

Ol nur-u ezel hem, kararan kalblere lâyık;

Ol nurdan alır feyzini hem cümle halayık

•

Kahreyledi ol zulmeti, Risâle-i Nur’a akanlar;

Nur kahrına uğrar, ona hasmâne bakanlar.

•

Küfrün bütün alayı hücum etse, ey nur!

Etmez seni dûr!.. kendi olur belki de makhur.

•

Sensin yine hazır, yine sensin bize nâzır,

Ey nur-u Rahîm! Ey ebedî bir cilve-i kudret-i Fâtır!

•

Bir neş’e duyurdun, îmanla sırr-ı ezelden;

Bir müjde getirdin bize, ol namlı güzelden.

•

Mâdem ki, içirdin bize ol âb-ı hayattan;

Bir zerre kadar kalmadı havf, şimdi memattan.

•

Hasret yaşadık nuruna yıllarca bütün biz;

Ma’sûm ve alîl, türlü belâ çekti sebebsiz.

•

Yıllarca akan kan dolu gözyaşları dinsin;

Zalim yere batsın, o zulüm bir yere sinsin.

•

Yıllarca, asırlarca bu nurun yine yansın;

Öksüz ve yetim, dul ve alîl hepsi de kansın.

•
Səs yoxdur