Emirdağ Lâhikası | Mektup 72 | 106
(97-108)

Ey nur gülü, nur çehreni öpsem dudağından,

Kalb bahçesinin kalbine, diksem budağından

•

Her dem kokarak, hem o güzel rayihasından;

Çıksam yine ben âlem-i fâni tasasından.

•

Nur güllerin açsın, yine miskler gibi tütsün;

Sînemde bu cân bülbülü tevhid ile ötsün.

•

Sensin bize bir neş’e veren ol gül-ü hâlis,

Sensin bize hem cümleden a’lâ, dahi muhlis

•

Ey nur-u risâletten gelen bir bürhan-ı Kur’ân!

Ey sırr-ı Furkandan çıkan hüccet-i îman!

•

Sendin bize matlûb, yine sendin bize mev’ud;

Sayende bugün herkes olur zinde ve mes’ud.

•

Her an seni bekler ve sayıklardı bu dünya,

Hak kendini gösterdi, bu gün bitti o rü’ya.

•

Bin üç yüz senedir toprağa dönmüş nice milyar,

Mü’min ve muvahhid, seni gözlerdi hep ey yâr!

•

Her hepsi de senden, yana söylerdi kelâmı,

Her hepsi de her an sana eylerdi selâmı.

•

Nur çehreni açsan, atarak perdeyi yüzden

Söyler bana ruhun yine

•

Vallah, ezelden bunu ben eyledim ezber:

Risâle-inNur’dur vallah o son müceddid-i ekber.

•

Yüzlerce sened, hem nice yüzlerce işâret;

Eyler bu mukaddes koca dâvâya şehadet.

•

En başta gelen şâhid-i adl Hazret-i Kur’ân;

Göstermiş ayânen otuz üç yerde o bürhan.

•

nin kalbine gömmüş Esedullah;

Çok sır ki, bilenler oluyor hep sana âgâh.

•
Səs yoxdur